PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bulgur çekme


kobali
04-10-2009, 20:56
ANADOLUDA BULGUR ÇEKME:

Doğuanadolu yörelerinde, "imece (yardımlaşma)" usulünden faydalanılarak yapılan işlerden biri de bulgur çekimidir. Köylerde harman sonu gelir ve dışarı işleri azalınca, evin hanımı en iyi buğdaydan bulgurluk ayırır...

Köyde bulgur çekimi, köyün en neşeli günlerini oluşturur. Diğer köylerdeki gençler de gelmiye başlar. Hasretini çektikleri kızları, ancak bulgur evinde görecekler; belki de karşılıklı türkü söyleyeceklerdi. Uzaktan duydukları hasreti, burada ifade edeceklerdi. Bulgur çekmeğe, genellikle akşama yakın zamanlarda başlanır. Çekilecek bulgurun miktarına göre, (değirmen taşı) konur. Bir taşı, karşılıklı oturan iki kız idare eder ve (çekerlerdi). Bir elleri ile taşı çevirirlerken, diğer elleri ile de, değirmenin sibek deliğinden bulgur dökerlerdi.

Üst sibek, değirmeni çevirmek için taş üzerine tutturulmuş kazığa derler. Taşalar dönmeğe başlayınca, evde gürültüler başlardı. Kızlar da, kendi seslerinin tonuna göre, birer arkadaş bulup, türkü, mani söylemeğe başlarlardı. Türküleri bir taraf söyledikten sonra, karşı taraf da çevirir idi. EVİN HANIMI BULGUR ÇEKEN KIZLAR ile ilgilenmez ise veya kızlar yorulduklarını duyurmak isterler ise, bunu türkü ile duyururlardı.

"Taş dönmiyor dönmiyor, (heç) hiç dönmiyor dönmiyor!
"Alma attım alana, gitti değdi tavana,
"Bulgur sahabı (sahibi) yoktur, müjde verağ (verek) bulana!"

Bu maniler, taş dönmiyor, dönmiyor, mısralarıyla tamamlanırdı... Akşam basınca, köyün delikanlıları bulgur evine gelmek için, bir fırsat ararlar... Orada bulunan bir kızla ilgili bir delikanlının eve girmesi ayıp olacağından, eve girmeden pencereden (bacadan) bakmak ile yetinirdi. Delikanlının geldiğini kızlar sezerlerse, türküler ve manilerle laf atmağa başlarlardı.

"Bacada yatan oğlan, kömlegi (gömleği) keten oğlan,
"Nişanlın buradadır, git ordan (oradan) utan oğlan!"

Bulgur çekimi devam ederken, eleme işlerini de, yine köyden imece (imeci) gelen kadınlar yaparlar. Çekme işi bittikten sonra, kızlardan biri taşın üstüne çıkar ve taş kalkmıyor (kalkınır) der. Bunun üzerine evin hanımı, "taşbaşı" adı verilen bahşişi, yani (peşkeşi) verirdi. Kızlara verilen bu bahşiş, eskiden boncuk gibi şeyler olurdu. Şimdi ise imeceye gelen kızlara, meyva ve kolonya gibi şeyler verirler.

Oyun ve halay tutmağa, bu işleri bitirdikten sonra başlanırdı. Kız ve erkekler işlerini bitirdikten sonra, hemen orada bar tutarak oynamağa başlarlardı. Bu oynama sabahlara kadar devam ederdi. Kız erkek karışık olarak bar tutar ve ve türkü söylerlerdi.

Yukarıdaki bilgiler ışığında görülmektedir ki, Türk ailesi, ev işlerinde de bir yaşama ve eğlence haline sokmuştu. Bugün çoğu zaman, aile saadetini gölgeleyen, ev işleri bunalması, imece yoluyla bir eğlence ve tören havasında döndürülüyordu. Geleneksel Türk törelerinin kaybolmaması için, bugün bir çok doğu dernekleri, geleneklerimizi tutucu bir şekilde sürdürmektedirler...