Tekil İleti gösterimi
Eski 07-14-2008, 17:56   #2
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,840
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

Ergenekon iddianamesine ilk tepkiler;

CHP'li Özyürek,"Dağ fare doğurdu" dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin tarafından açıklanan Ergenekon iddianamesine ilk tepkiler gelmeye başladı.

CHP'li Özyürek'in açıklaması

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, Ergenekon soruşturmasına ilişkin ana hatları açıklanan iddianameyi değerlendirirken “Dağ fare doğurdu” dedi. Darbe günlükleri etrafından bir darbe girişiminden bahsedildiğine dikkat çeken Özyürek, “Oysa iddianamede darbe günlükleri ve orada geçen olaylar iddianamenin konusunu oluşturmamış. Onun etrafındaki komutanlara dönük suçlamalar şimdi ne olacak?” diye konuştu.

CHP Genel Saymanı ve Basın Sözcüsü Mustafa Özyürek, İstanbul Cumhuriyet Savcıları, Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Özyürek, “Şu aşamaya kadar dağ fare doğurmuştur denilebilir” dedi. Uzun süre darbe günlükleri etrafında bir darbe teşebbüsünden bahsedildiğini hatırlatan Özyürek, “Oysa iddianamede darbe günlükleri ve orada geçen olaylar iddianamenin konusunu oluşturmamış. Onun etrafındaki komutanlara dönük suçlamalar şimdi ne olacak?” dedi.

İddianamede Danıştay saldırısının da yer aldığını belirten Özyürek, şunları söyledi:
“Diğer önemli nokta ilgili mahkeme Danıştay saldırısını karara bağladı şimdi konu Yargıtay’da. Oradaki sanık ve sanıklar Danıştay’ın aldığı karar nedeniyle böyle bir saldırıyı gerçekleştirdiklerini söylemişlerdi. Bu ilgili mahkeme tarafından karara bağlanmıştı. Bu soruşturmanın kapsamına almak bir yargı kararına rağmen o saldırıyı örgütlü saldırı gibi göstermek çok tartışmalı bir konu. Yargıtay tarafından da mahkeme karar onaylanırsa bu iddia havada kalır.”

-TOPLUM İKİYE BÖLÜNDÜ-

Toplumun “darbeciler ve darbeye karşı olanlar” şeklinde ikiye ayrıldığını söyleyen Özyürek’in değerlendirmeleri şöyle:

“Peki bir darbe olmadığı söyleniyor, o günlüklerle bir soruşturmanın bir bağlantısı olmadığı söyleniyor. Demek ki bir darbe yok. Sadece isyana teşvik var. İkisi arasında büyük fark var. Bu durumda bu iddialar boşa çıkmıştır. Özellikle AKP yandaşı medyanın şüphelilerin haklarına çok ağır saldırılarda bulundukları bu aşamada bile kendilerini gösterdi. Yargılamanın gerçekleri ortaya çıkaracağını düşünüyoruz. Hem İlhan Selçuk hem Mustafa Balbay iddianamenin sanıkları. Bu isimler kendi gazetelerini kendileri bombalamış gibi suçlanıyor. İddianamenin tümü ortaya çıktığında daha önemli çelişkilerin olduğu anlaşılıyor.”

DSP'li Türker'in açıklaması

Ergenekon iddianamesinin teknik bölümlerine ilişkin açıklamaları, “Soruşturmanın yönlendirme amaçlı olduğu ortaya çıktı” sözleriyle değerlendirdi.

DSP’li Türker, İstanbul Cumhuriyet Savcıları, Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Türker, şunları söyledi:

“Başsavcının açıklamalarının bu soruşturmanın başladığı süreçte belli bir merkezden soruşturmayı yönlendirme amaçlı yapıldığını gösteriyor. Aslında bu soruşturma kadar kamuoyunda yapılan yönlendirmenin ve servis edilen haberlerin merkezini odak olarak alıp değerlendirmek gerekir. Bu konunun da soruşturmanın ayrılmaz bir parçası olduğu ortaya çıkmıştır. Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi bağlantılarını kurduğumuz zaman İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay’ın bu kapsamda sorgulanmasını açıklamak zor bir açıklanacak konu. Bu arada Başsavcının açıklamasından bu soruşturmaya Ergenekon isminin verilmediği anlaşılıyor. O halde bu ismi kamuoyuna ve basına servis edenlerin ulusal yapımıza yönelik bir amaçları olduğu ortaya çıkıyor. Bu arada Başsavcının açıklamasından Emniyet Müdürlüğü sürecinde yapılan servislerden Hükümetin sorumlu olduğu ortaya çıkıyor. Bu konuda İçişleri Bakanı’nın bir açıklama yapması gerekiyor. Gerçi Bakan, açıklama yapsa da yapmasa da bir an önce istifa etmelidir.”


Murat Karayalçın'ın açıklamaları

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak ek iddianamenin beklenilmesi gerektiğini söyledi.

Karayalçın, İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Karayalçın şunları söyledi:

“Bir süredir Hilmi Özkök’ün açıklamalarıyla birlikte iddianamenin bu şekle dönüşeceği izlenimini edinmişti. Sayın Özkök’ün açıklamaları bunun işaretini vermekteydi. Ancak kesin bir değerlendirme yapabilmek için ek iddianameyi beklemek lazım. Ek iddianamenin neleri getireceği bu konudaki kargaşayı açıklığa kavuşturacaktır düşüncesindeyim.”

AÇIKLAMALARI AKP'DE İLGİYLE İZLEDİ


Ergenekon soruşturmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamaları AKP’de ilgiyle izlendi.
Ergenekon soruşturmasıyla ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in ilgiyle beklenen açıklaması, Meclis’te de siyasiler tarafından dikkatle izlendi. Açıklama sırasında Meclis’te bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Değerlendirme AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’dan geldi. Bozdağ, Türkiye’de çok ciddi bir soruşturmanın yapıldığını, savcının açıklamalarının hukuki bir çerçevede gerçekleştiğini ve açıklamanın CMUK’un 170. maddesi 2. fıkrası çerçevesinde yapıldığını vurguladı. Bozdağ, savcının açıklamalarını hukuki çerçevede yeterli bulduğunu belirterek, “Bu konuda fazla bilgi sahibi olmadan ayrıntılı bir yorum yapmak bu aşamada doğru değil. Ben bir hukukçu olarak şunu söyleyebilirim, tutuklanma çok kolay bir şey değildir. Soruşturma yapılırken herkes eşittir. Sıradan bir vatandaşa yapılan işlemler burada da yapılmıştır” dedi.

Bozdağ, zaman zaman soruşturmanın farklı alanlara çekildiğini belirterek, yapılan soruşturmanın hukuka uygun olduğunu söyledi. Bozdağ, soruşturmayı yapan savcılara güven duymanın ve süreci takip etmenin en doğru şey olduğunu ifade etti.

Ergenekon soruşturmasını hükümetin yönlendirdiğine ilişkin iddiaların sorulması üzerine de Bozdağ, bunun söz konusu olamayacağını, bir kısım çevrelerin bu konuyu başka mecralara çekmek istediğini söyledi. Bozdağ, “Konuyu saptırmak isteyenler var. Hükümet soruşturmayı yönlendirmez. Türkiye’de bir hukuk sistemi vardır. Bu sistem işliyor. Hükümetin bu sürece dahil olması mümkün değil ama birileri dahil etmek istiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’de işleyen bir hukuk olduğunu belirten Bozdağ, Ceza Kanunu’nun hangi fiillerin suç olduğunu düzenlediğine işaret ederek, iddianamenin mahkemeye sunulduktan sonra nasıl bir sonuç çıkacağını kendilerinin de bilmediklerini ve beklediklerini söyledi. Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bundan sonraki süreç mahkeme sürecidir. Bizim hukukumuzda iddianamenin içtihatı diye bir müessese vardır. Mahkeme inceleyecek, eksiklikler var mı yok mu yeniden tamamlanmasını isteyebilir. Yoksa iddianameyi kabul edebilir. 15 günlük bir süresi var ama mahkeme bunu doldurmayabilir. İddianamenin detaylarını sağlıklı değerlendirmeden yorum yapma imkanımız yoktur.”

Bu arada, 20 gizli tanığın isimlerimim neden gizli tutulduğuna ilişkin bir soruya ise Bozdağ, “Öyle gerekiyormuş demek ki. Biliyorsunuz, Tanık Koruma Kanunu yasalaştı. Gerekirse bu yasa uygulanabilir söz konusu tanıklara” şeklinde yanıt verdi.


MHP'nin iddianame tepkisi

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Ergenekon soruşturması ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

Şandır, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesinden sonra içeriğini öğreneceklerini belirterek, kısa bir değerlendirme de bulundu.

Soruşturma kapsamında iddianamede Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinin bulunmamasını olumlu karşılayan Şandır, bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, derhal topluma bilgi vermesi gerektiğini söyledi.

Şandır, “Sözde darbe iddiaları olmuş mu, olmamış mı? Türk milletine yakışmaz. Darbe söylentileriyle toplumun meşgul edilmesi doğru olmamıştır. İddianın içinde geçen isimler Başbakanlığa bağlı devlet görevlilileridir. Öncelikle bir idari soruşturmanın yapılması gerekirdi. Gerçeklerin topluma açıklanması gerekirdi” dedi.

Soruşturmanın gizliliğinin esas olduğunu belirten Şandır, “Mahkeme davayı kabul ederse iddianame olur. Bugün savcı açıklama yapmamıştır, bilgi vermiştir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi gerekir .





Haber: ANKA
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56