Tekil İleti gösterimi
Eski 11-18-2009, 22:16   #9
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,320
Post Cevap: Türklerde Ziraat

TARLAYI SÜRME VE SABAN:

"Sabanlamak", tarlayı sürmek: "Sürmek" deyişi, Anadoluda biraz yanlış anlaşılmaktadır. Sürmek, toprağı aktarmak değil, sabanı çeken öküzleri sürmektir. Yoksa diğer anlamda, eski Türk sözlüklerinde herhangi bir deyişe rastlanmıyor. Zaten bunun için de bu deyim, Anadoluda "çift sürmek" gibi, iki sözle ifade edilmiştir. Türkçede "saban" sözüne, Selçuk çağının başlangıçlarında, Kaşgarlı Mahmud'da rastlıyoruz. Bu çağdaki Türkler, tarlayı sürme işini de, bu sözden yaptıkları "sabanlamak" fiili ile ifade ediyordu. "Sabanda" demek ile de "çift sürme zamanı" anlatılıyordu. Çok eski Türk atasözü, bize bu bakımdan, bir çok şey öğretmektedir.

"Sabanda sandırış bolsa, örtkünde irteş bolmas"
"Sapan zamanı kavga olursa, harmanda gürültü olmaz"

Öyle anlaşılıyor ki, bu söz, daha çok Türk ziraatçilerinden çıkmış ve yayılarak diğer Türklere de mal olmuştur. Atasözünün ana anlayışı, eğer sapan zamanında çiftçiler, aralarındaki anlaşmazlıkları çözerlerse, harman zamanında da, ortaya herhangi bir mesele çıkmaz demektir. Fakat Kaşgarlı Mahmudun açık olarak anlattığına göre, Türk çiftçilerinden gelen bu atasözü, esas anlayışından sapmıştır. Ona göre bu atasözünün anlamı, "Başlangıçta işini sıkı tutarsan, sonunda kavga çıkmaz", demektir.

Selçuk çağının başlangıcında yine öyle anlaşılıyor ki, tarla sürmeğe yarayan bir alet olmasına rağmen, saban sözü yalnız başına kullanıldığında, doğrudan doğruya "ziraatçilik" anlamına da geliyordu. Bunun yanında, "Ol yerig sabanlandı" derken de, "O kişi, yeri sapanla sürdü" anlayışı çıkıyordu.

Harezmşahlar çağında ise, "toprağı altüst etmek" anlayışına, aktarmak deyimi, daha çok kullanılmağa başlanmıştı. Bu çağdaki Türkler, "Aktardı toprakını" derken, "toprağı sabanla sürüp, altını üstüne getirdi" demek istiyordu. Anadoluda, XIV. yüzyılda yazılmış Aşık Paşanın "Garibnamesindeki" şu mısralar da, yine bu fikri ifade etmiş olsa gerek:

"Kim anınla toprağu taş ahtara,
Gizli genci işbu halka göstere."

XVI. yüzyılda da eski Anadolu metinlerinde "Ekin ekmek için yer aktarmak" deyişlerine rastlamaktayız. Ortaasyada, örneğin Kırgız lehçelerinde, "toprağın alt üst edilmesi" işi için de, "kanğtarma" deyişi kullanılırdı. Bu deyiş herhalde "toprakta bir muvazene meydana getirmek" anlayışı ile, "kantarma" sözünden gelmiş olmalıdır. Aslında bu daha çok, "güz ekini" sırasında yapılan bir işti.

Bahçevanlıkta, bir de kürek veya kazma ile kazmak işi vardır ki, bunu sabanlamak işinden ayırmak gereklidir. Eski Türkler, bu işi de yaygın olarak "kazmak" yada "bellemek" deyimi ile ifade ediyordu.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56