Tekil İleti gösterimi
Eski 11-21-2009, 09:45   #10
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,320
Post Cevap: Türklerde Ziraat

TÜRKLERDE SABAN:

Kaşgarlı Mahmudun eseri gibi Türk dilinin en önemli bir kaynağında yer alan "saban" sözü, nasılsa, yalnızca Batı Türklerinde görülmekte ve yaşamaktadır. Bundan da anlaşılıyor ki, eski Türk Kültürünün ana temellerini devam ettiren ve yaşatanlar, daha çok Batı Türkleri idi. Anadolu, doğal olarak, Batı Türklerinin başında geliyordu.

"Koş" sözü, eski türkçede "çift", yani ikili anlamına gelirdi. Koşmak, yani arabaya, "sabana koşmak" fiili de, herhalde yine bu kökten geliyordu. Bu sebeple, şimdiki Ortaasya Türklerinden Kırgızlar, "çift olarak, koşum takımları ve hayvanları ile birlikte, saban veya pulluğa", koş adını verirlerdi. Bundan da anlaşılıyor ki, saban denince, yalnızca yeri kazan saban değil, koşumları ve hayvanları ile birlikte, bir "saban takımı" akla geliyordu. Aslında koş deyişi, sabanın kendisi ile değil, koşulan çift hayvanla ilgili bir deyim olmalıydı. "Koş çıktı" deyişi ise, "tarla sürmeğe çıktı, başladı", anlayışına geliyordu.

Çift, çiftçi, çiftlik gibi, bugünkü türkçemizde önemli bir yer alan deyimlerin, esas anlayış ve gelişmelerini de anlayabilmek için, koş sözüne önem vermeye çalıştık. Doğu ve Altay Türkçesinde "angdız" sözü de, çift sürmek anlayışına gelir. Bizim kullandığımız "anız" sözünün, anlamının ayrı olmasına rağmen, kökü bununla aynıdır. Bu sebeple Altay Türkleri, sabana ""andazın" derler. Sabana, soko, soku diyen Türkler de vardır. Aslında sokmak, sokımak, "döğmek ve vurmak" demektir. Eski Türklerde ve Anadoluda, "bulgur dibeği" anlamına gelen sokku, soku sözü de buradan gelir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56