Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türk Harsı(Kültürü) ve Tarihi > Giyim Kuşam

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 04-18-2009, 17:53   #61
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Pamuk bezi hakkında derlenmiş söz dağarcıkları:

1- "Keten bezi gibi ve panbuk bezi gibi ve ibrişim ketenden ıssıdır ve panbuk sovuktur"
2- "Ak-bezden, panbuklu, astarlı, başına uracak bir takye".
3- "İlk yaz, panbuklu kaftan giymemek gerek".
4- " İmame büyüklüğü ile kişi büyük olmaz, panbuğu ziyade kabartmağ ile yük olmaz".
5- "Tona kalın panbuk koyalar, irte sovuğundan, öyle ıssısından sakınıbilmek için".
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-19-2009, 12:25   #62
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Bezin eni:

Bezin cinslerini ayırma işinde en ve boy, bir ölçüdür. Kaşgarlı Mahmug, XI. yüzyıl Ortaasya Türklerinin sordukları şöyle bir soruyu da derlemişti: "Bu böznin eni neçe?". yani, "bu bezin eni ne kadardır?". Bir bezin eni, herçağda önemli bir ölçü olmuştur. Boyu ise, o kadar önemli görülmemiştir. Boyu kısa bez, ancak bir "parça bez" olabilirdi. Harezmşahlar çağında parça bez için, "kesek böz" denmekte idi. Zamahşari nin verdiği bu örnek, bugünkü Anadoluda da söylenmektedir. Moğollar da, Türklerin etkisinde kalmış olarak parça beze, "kesek bör" diyorlardı.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-19-2009, 12:56   #63
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

İyi ve kötü pamuk:

Dokuma işlerinde malzeme, bezlerin değerlerine de etki ederdi. Harezmşahlar Türk kültür çevresinde bile, "eski mamuk", yani eskimiş ve kalitesi kötüleşmiş pamuktan söz açılıyordu. Zamahşarinin kitabına, sonradan yapılan ilavelere göre, Moğollar da eski pamuğa "kuuçin kibiz" diyorlardı XV. yüzyılda Anadoluda yazılmış türkçe kitaplarda ise, şöyle deniyordu: "Panbuğu yaramaz kişiden aldın, seni aldadılar. Bu panbukçular iken, eyü adam olmazlar". Bu iki örnek de gösteriyor ki, pamuğun da iyisi ve kötüsü vardı. Bu örnek ise Tarama Sözlüğünden alınmıştır.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-19-2009, 13:06   #64
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Pamuğu çiğitleme:

XI. yüzyıl, yani Selçuk çağının başlarındaki Ortaasya Türkleri, pamuk bitkisinin olgunlaşıp çiğitlenmesine, "kepez uruglandı", diyorlardı. Pamuğun atılarak eğrilebilmesi için, önceden pamuk çiğitlerini ayıklamak gerekiyordu. Bunun için de yine bu çağ Türkleri, "ol kepez urugladı", yani "o, pamuğunun çiğitlerini ayıkladı", sözünü söylüyorlardı. Bu iş, "pamuğu temizleme" anlamı ile de anlatılabiliyor ve bunun için de, "kepez arıgladı", deniyordu. Bilindiği üzere arıglamak veya arıklamak, "temizlemek" demektir. Bu bilgileri Kaşgarlı Mahmudun kitabından alıyoruz. Tarama Sözlüğüne göre XV. yüzyıl Anadolu kitaplarında ise, "Banbuk çekirdeginden ayırtlaştı" gibi, sözler söyleniyordu.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-19-2009, 13:13   #65
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Pamuğun Kozası:

Eski Anadoluda da Pamuk kozası için, geniş olarak "panbuk kozağı" deniyordu. Hatta XIV. yüzyılda Anadolu Beyliklerinde yazılmış olan İbn Baytar çevrilerinde bile, "Panbuk kozakları gibi üzerinde kozakları olur", gibi sözler geçiyordu. Kırgız ve Özbek Türklerinde ise, pamuk için doğrudan doğruya, "kösek" veya "koza" adları da veriliyordu. Koza demek, pamuk demektir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-19-2009, 13:20   #66
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Pamukluk veya pamuk tarlası:

Pamuk tarlası, Selçuk çağının başlarındaki Ortaasya Türklerinde, "kebezlik" veya "kepezlik", pamukların yetiştirildiği bir yer demekti. "Pamuk anbarı" ise, yine Harezmşahlar Türk kültür çevresine ait Zamahşarinin kitabında, "mamukluk" adı ile geçiyordu.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-19-2009, 13:27   #67
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Pamuk dengi veya balyası:

Uygur kültür çevresinde, çeşitli uzunluk ve yüz ölçüleri kullanılmıştır. Bu ölçülerin çoğu da, Çinlilerden alınmıştır. Uygurlarda "denk" sözü de, bir ağırlık ölçüsü idi. Bunun içindir ki Uygur senetlerinde "On teng kepez", yani " on denk pamuk" tan söz açılıyordu. Buradaki "on teng" sözü, bir ağırlık ölçüsü de olabilirdi. Ayrıca, bir pamuk balyası veya dengi de söz konusu edilebilirdi. Ancak bir gerçek varsa, "teng" yani "denk" deyişinin, Uygurların bir ölçüsü olduğu idi.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-20-2009, 11:32   #68
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Karış veya arşın ile bez ölçme:

"Karı", eski Türklerde "karış" demektir. Aynı zamanda karı sözü bez ölçülen bir arşının adı idi. Kaşgarlı Mahmud, bu deyişi şöyle açıklıyordu: "Karı, bez ölçülen arşın demektir. Karı, yani karış sözünden alınmıştır. Anlamı bakımından arapçaya da uygun düşmüştür. Çünkü elin karışı ile bez ölçülen arşın, hem türkçe ve hem de arapçada, aynı söz ile karşılanmıştır". Yine aynı kaynak, bunun için başka bir örnek de vermekteydi: "Ol bözig karşıttı" demek, "o, bezi ölçtü" demekti. Kelime anlamı ise, "karışlattı" diye açıklanabilir.

Yine aynı kaynağımız, bu konuda bize bir atasözü bile vermektedir. "Erngenge elig karı bözüm tikemes". Bu atasözü, dil ve anlam bakımından, çok eski bir öz göstermektedir. Atasözünün anlamı ise, "bekar kişinin elbisesi, elli arşın bezden bile dikilmez", demektir. Fakat bu atasözü ile söylenmek istenen şey ise, çok derin ve geniştir. Aynı kaynak, bu atasözünün açıklamasını da şöyle yapıyordu: "Bekar kişiye, elli arşın bez bile elbise olmaz, demektir. Çünkü başkaları, bekarlara ne bir öğün verirler ve ne de onların iyiliğini isterler. Bu söz, evlenmeyi salık vermek için söylenmiştir".

Uygurlarda da karı sözü, arşın anlamında sözleniyordu. Eski Uygur anlaşma ve senetlerinde "eki bağlık", yani "iki topluk bez" ve "uzun karıta böz", yani "uzun arşınlık bez" den söz açıyordu. Eski Türklerde ölçü sistemlerinin, çok daha derinlerine gidilebilir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-20-2009, 11:49   #69
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Dokumacılığı

Türk arşını:

Kaşgarlı Mahmud bu konuda şöyle diyordu: "Çığ, bir Türk arşınıdır. Arap arşınının, üçte ikisi kadardır. Konar göçer Türkler, bununla bez ölçerler". Çığmak, aynı zamanda "çıkılamak, bohçayı dürmek ve bağlamak" da demektir. Bizim bugünkü "çıkın" sözümüz de, yine buradan geliyordu. Bez ve kumaş ölçülerinden biri de, "top ölçüsü" idi. Şimdi de öyledir. Aynı zamanda "çığ", bir uzunluk ölçüsü idi. "Ol, bez çığlattı" dendiği zaman bu sözden, "O, -Türk arşını ile- bez ölçtürdü, anlamı çıkarılıyordu. Bu örneği veren Kaşgarlı Mahmud, hemen, "Türk arşını öbür arşının üçte ikisi kadardır" diye, yeni bir açıklamada daha bulunuyordu. Çığlamak, yalnız ve yalnızca, "Türk arşını ile ölçmek" demek idi.

"Bir kucak böz" deyişi de, eski Türklerde görülüyordu. XI. yüzyıl Ortaasya Türkleri, karış gibi kucağı da, kaba bir ölçü olarak kabul ediyorlardı.


Dipçe: Türk dokumacılığının içinde, keten, ipek ve halı kilim dokumalarını ise, kendi içlerinde ayrı ayrı konular olarak işleyeceğiz.

Kaynak: Türk Kültür Tarihi
Prf.Dr.Bahaettin Ögel
Kültür Bakanlığı 1978
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Tarihi Türk Ile Başlatan Türk! Türk'ÇE Türk Dünyasından Haberler 4 10-29-2007 20:22
Türk Ismi Taşiyip Türk Deyince Ifrit Olanlara Bilgi! Türk'ÇE Türk Dünyasından Haberler 0 09-20-2007 23:22


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 15:01.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56