Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türkçü Toplumcu Görüş > Milliyetçi-Vatanseverler

Milliyetçi-Vatanseverler Türk Dünyasında varolan ve olmuş milliyetçi şahıs ve oluşumlar

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-01-2008, 20:52   #1
Horasan Ereni
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
İletiler: 21
Varsayılan ABDULLAH ÇATLI




Abdullah Çatlı 1956 yılında Nevşehir’de doğdu. 1977'de Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı, 25 Mayıs 1978'te de Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcılığı'na seçildi. Çok sayıda siyasi cinayet, bombalama, kahve taranması ve hapsten adam kaçırma olayının düzenleyicisi olmakla suçlandı. 11 Temmuz 1978'de Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Bedrettin Cömert'in öldürülmesi olayının faili olarak Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nce hakkında gıyabi tevkif kararı verildi.23 Ağustos 1978'de Sakarya ilinde 06 PD 137 plakalı otonun içinde Ülkücü Nevzat Bor ile birlikte yakalandı ve gözaltına alındı. ÜGD Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun "Ankara'nın her tarafında bomba patlatırız" tehdidi yüzünden serbest bırakıldığı da iddia edildi. Abdullah Çatlı'nın, 9 Ekim 1978'de de Ankara ili Bahçelievler semtindeki 7 TİP'linin öldürülmesi olayının planlayıcısı ve baş sorumlusu olduğuna ilişkin tutuklama kararı olayın üzerinden 4 yıl, 4 ay geçmesinden sonra 4 Mart 1982'de çıkartılabildi. Çatlı, İstanbul'da kaldığı dönemde Ağca'nın hapisten kaçma eylemini Oral Çelik ile birlikte organize etti, Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi'nin öldürülmesinden sonra Abdullah Çatlı'nın, Mehmet Ali Ağca ve arkadaşlarına sahte pasaport temin ettiği, hatta Mehmet Ali Ağca, hapisten kaçtıktan sonra Çatlı'nın evinde kaldı. Çatlı, Nevşehir Emniyetinden sağladığı pasaport ile 12 Eylül'ü izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana'da bir süre kaldı. 13 Mayıs 1981'de Ağca tarafından gerçekleştirilen Papa Suikastı tertipçilerinden olduğu ileri sürüldü. 22 Şubat 1982'de İsviçre'de Mehmet Saral adına düzenlenmiş sahte pasaport ile yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 22 Ekim 1983'de Paris'te MİT ile ilişkiye geçtiği ve devlet adına ASALA'ya karşı 5 eylem gerçekleştirdiği MİT resmi belgelerine yer aldı. Çatlı, Fransa'da 4,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985'de Papa Suikasti davasında tanık olarak konuştu. Oral Çelik'in suikast ile ilgisi olmadığını, Ağca'nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından 7 yıl ceza aldığı İsviçre'ye iade edildi. 21 Mart 1990'da Zug cezaevinden kaçtı. 1993'de Türkiye'ye gelen ve taşıdığı Şahin Ekli adına düzenlenmiş sahte pasaport ile gözaltına alınan Çatlı, aynı tarihte serbest bırakıldı. Yeşilköy havaalanında alınan parmak izleri yıllar sonra Ömer Lütfü Topal'ı öldüren otomatik silahlardan birinin şarjöründe de bulunacaktı. Çatlı'nın 26 Nisan 1996'da Ömer Lütfü Topal ile aynı uçakta Kıbrıs'a gittiği ve aynı otelde kaldıktan sonra 1 Mayıs 1996'da geri döndüğü de kayıtlardan ortaya çıktı. Türkiye'de Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanan Çatlı'nın İstanbul'da 6 şirkete ortak olmuş ve ticaret hayatına da atılmıştı. Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde PKK'nın finansmanı olarak görülen Kürt kökenli işadamlarına yönelik operasyonlarda yer aldığı; 15 Mart 1995'de Azerbaycan'da düzenlenen darbenin organizasyonunda yer aldığı; Tarık Ümit'in kaçırılıp öldürülmesi olayını düzenlediği; ilişki içinde olduğu Özel Harekatçı Polisler ile birlikte Ömer Lütfü Topal cinayetini gerçekleştirdikleri; Mehmet Ali Yaprak'ı fidye almak için kaçırdığı; devletin çeşitli resmi belgelerinde ifade edilmektedir. Çatlı, 3 Kasım 1996'da Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü. Üzerinde Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sahte kimlikler, yeşil pasaport, ruhsatsız silah bulunuyordu. 5 Kasım 1996'da Nevşehir'de yapılan cenaze törenine, 4500 kişilik bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu Necdet Ersan Mezarlığına defnedildi.

Ruhu şad, mekanı Tanrı Dağları olsun!
__________________
Hey arkadaş! Bu yolda ben de coşkun bir selim;<br /><br />Beraberiz seninle... İşte elinde elim<br /><br />Seninle bu hayatın gel beraber gülelim<br /><br />Ölümüne gamına, tipisine, karına...
Horasan Ereni isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-22-2008, 13:55   #2
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

10 ağustos 1978 günü Balgat'ta solcuların gittiği bir kahvehane tarandı. 5 kişi öldü 14 kişi yaralandı. dönemin ülkücü gençlik derneği başkanı Ali yurtaslan ifadesinde bir isimden bahsediyor; Abdullah çatlı olayın faili olarak yakalanan sıkı yönetim mahkemesi tarafından idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun verdiği ifadeye bakalım;

"genel merkez'de abdullah çatlı'nın emrindeydik. hepimiz o'nun emrinde öldürme ve yaralama eylemlerini gerçekleştirdik. benim karıştığım balgat olayı, çatlı'nın emriyle gerçekleştirildi. olayda kullanılan 12'li baretta tabancayı abdullah'tan aldım. silahları isa armağan niğde'den getirerek abdullah'a veriyor, abdullah da örgüte dağıtıyordu. balgat olayından sonra yakalanmamızın ardından isa armağan'ın bir arkadaşı 3,5 milyon lirayı abdullah çatlı'ya götürerek bizim serbest bırakılmamızı sağlamasını istemiş. ancak çatlı, istanbul'a yerleşip o parayla kuyumcu dükkanı açmış."

1980 öncesi Çatlı'nın yaptıklarını onaylıyamayız ancak 1980 sonrası Asala ve PKK'ya karşı mücadelesine saygı gösterilebiliz.
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-23-2008, 02:32   #3
Tardu
Otağ Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 70
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

Alıntı:
Tanrıkut Rumuzlu Üyeden Alıntı
10 ağustos 1978 günü Balgat'ta solcuların gittiği bir kahvehane tarandı. 5 kişi öldü 14 kişi yaralandı. dönemin ülkücü gençlik derneği başkanı Ali yurtaslan ifadesinde bir isimden bahsediyor; Abdullah çatlı

olayın faili olarak yakalanan sıkı yönetim mahkemesi tarafından idam edilne Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun verdiği ifadeye bakalım;

"genel merkez'de abdullah çatlı'nın emrindeydik. hepimiz o'nun emrinde öldürme ve yaralama eylemlerini gerçekleştirdik. benim karıştığım balgat olayı, çatlı'nın emriyle gerçekleştirildi. olayda kullanılan 12'li baretta tabancayı abdullah'tan aldım. silahları isa armağan niğde'den getirerek abdullah'a veriyor, abdullah da örgüte dağıtıyordu. balgat olayından sonra yakalanmamızın ardından isa armağan'ın bir arkadaşı 3,5 milyon lirayı abdullah çatlı'ya götürerek bizim serbest bırakılmamızı sağlamasını istemiş. ancak çatlı, istanbul'a yerleşip o parayla kuyumcu dükkanı açmış."

1980 öncesi Çatlı'nın yaptıklarını onaylıyamayız ancak 1980 sonrası Asala ve PKK'ya karşı mücadelesine saygı gösterilebiliz.
80 darbesinin ifadelerine güven olursa tabi.
Kimbilir ne şartlar altında alınmış ifadeler.Kaldı ki Solcular Erdal eren denen Asker katili veleti bile savunabiliyorsa ve masumluğunu iddia edebiliyorsa ve devlete de masum olduğunu kanıtlattırabiliyorsa Çatlı da Pehlivanoğlu da masumdur 80 öncesinde.

Ha 80 öncesinde olan olmuş deyip gerginlikleri bir kenara atmak doğru olanı yapmaktır,ancak bu Ulusal sağcısında da solcusunda da olmalıdır,ancak bu konuda geri adım atarken ve hataları görürken,karşı tarafın hamlesini iyi görüp suçu tamamen Türk Milliyetçiliğine yüklemelerine de engel olacak şekilde Ulusal erkler arasındaki husumeti gidermek gereklidir.
Aksi taktir de Türk milliyetçiliği sol ulusalcıların gözünde her daim faşist,ülkücüler her daim barbar,Türkçüler ise her daim kafatasçı olarak kalacaktır.

Oysaki bilmelilerdir ki Türkçü için milli düşünce çevresinde adam olan her Türk soylu birey değerlidir ve kardeştir.
Tardu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-23-2008, 02:53   #4
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

Alıntı:
Tardu Rumuzlu Üyeden Alıntı
Alıntı:
Tanrıkut Rumuzlu Üyeden Alıntı
10 ağustos 1978 günü Balgat'ta solcuların gittiği bir kahvehane tarandı. 5 kişi öldü 14 kişi yaralandı. dönemin ülkücü gençlik derneği başkanı Ali yurtaslan ifadesinde bir isimden bahsediyor; Abdullah çatlı

olayın faili olarak yakalanan sıkı yönetim mahkemesi tarafından idam edilne Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun verdiği ifadeye bakalım;

"genel merkez'de abdullah çatlı'nın emrindeydik. hepimiz o'nun emrinde öldürme ve yaralama eylemlerini gerçekleştirdik. benim karıştığım balgat olayı, çatlı'nın emriyle gerçekleştirildi. olayda kullanılan 12'li baretta tabancayı abdullah'tan aldım. silahları isa armağan niğde'den getirerek abdullah'a veriyor, abdullah da örgüte dağıtıyordu. balgat olayından sonra yakalanmamızın ardından isa armağan'ın bir arkadaşı 3,5 milyon lirayı abdullah çatlı'ya götürerek bizim serbest bırakılmamızı sağlamasını istemiş. ancak çatlı, istanbul'a yerleşip o parayla kuyumcu dükkanı açmış."

1980 öncesi Çatlı'nın yaptıklarını onaylıyamayız ancak 1980 sonrası Asala ve PKK'ya karşı mücadelesine saygı gösterilebiliz.
80 darbesinin ifadelerine güven olursa tabi.
Kimbilir ne şartlar altında alınmış ifadeler.Kaldı ki Solcular Erdal eren denen Asker katili veleti bile savunabiliyorsa ve masumluğunu iddia edebiliyorsa ve devlete de masum olduğunu kanıtlattırabiliyorsa Çatlı da Pehlivanoğlu da masumdur 80 öncesinde.

Ha 80 öncesinde olan olmuş deyip gerginlikleri bir kenara atmak doğru olanı yapmaktır,ancak bu Ulusal sağcısında da solcusunda da olmalıdır,ancak bu konuda geri adım atarken ve hataları görürken,karşı tarafın hamlesini iyi görüp suçu tamamen Türk Milliyetçiliğine yüklemelerine de engel olacak şekilde Ulusal erkler arasındaki husumeti gidermek gereklidir.
Aksi taktir de Türk milliyetçiliği sol ulusalcıların gözünde her daim faşist,ülkücüler her daim barbar,Türkçüler ise her daim kafatasçı olarak kalacaktır.

Oysaki bilmelilerdir ki Türkçü için milli düşünce çevresinde adam olan her Türk soylu birey değerlidir ve kardeştir.
[img width=750 height=562]http://img171.imageshack.us/img171/694/grkem790mc7.jpg[/img]Önemli olan solcuların ya da başkasının neyi savunup savunmadığı değildir. Bizim kimi savunup savunmadığımızdır. Çatlı'nın 1980 öncesi eylemlerinde neler yaptığı ve kimden emir aldığı iyi araştırılmalıdır. Çatlı'nın bu emirleri Türkeş'ten almadığı açıktır. 22 yaşındaki Mustafa Pehlivanoğlu milliyetçiliğe inanmış bir ülkücü iken reisi olan Çatlı'nın yönlendirmesi ile 5 kişiyi öldürmüştür. Bu mudur milliyetçilik ?
1980 öncesi koşullarını , o zamanın şartlandırılmalarını , iki tarafın birbirine kırdırılmasını düşünerek bizler Pehlivanoğlu'nu hoş görebiliriz. Ancak Çatlı'nın onlara verilen parayı alıp kuyumcu açmasını bana hiçkimse kabulettiremez.
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 11-02-2008, 04:42   #5
SİBİRYA_KURDU
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

Çatlı nın parayı alıp kuyumcu açtığını kim söyleyebiliyor ifadeye bakarak değil gerçeklere bakalım o dönem şartlarında alınan ifadelerin hangi şartlarla alındığı belli
  Alıntı ile Cevapla
Eski 11-03-2008, 02:16   #6
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

Alıntı:
SİBİRYA_KURDU Rumuzlu Üyeden Alıntı
Çatlı nın parayı alıp kuyumcu açtığını kim söyleyebiliyor ifadeye bakarak değil gerçeklere bakalım o dönem şartlarında alınan ifadelerin hangi şartlarla alındığı belli
Ülkü Ocakları Mustafa Pehlivanoğlu'nu her yıl anarlar ama Çatlı'ya sahip çıktıklarını hiç görmedik. Kaldı ki Çatlı adını kendisi vefat edene kadar Türkiye'de kaç kişi biliyordu?

Önce mantıklı düşünmek gerek. Madem Pehlivanoğlu'nun ifadesi Çatlı'nın üstüne suç yüklemek için zorla alındı neden o ifadeye rağmen Çatlı'ya birşey yapılmadı ve Pehlivanoğlu idam edildi.
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 11-08-2008, 09:42   #7
akkartal
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
İletiler: 10
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

Merhum A.Çatlı'nın ülkücü geçmişine baktığımızda, 80 ihtilali öncesinin
hakikaten teyit ve tasvip edilecek bir yönü olmadığını görmekteyiz.
Öte yandan, içeri düşen arkadaşlarının kurtarılması amacıyla kendisine 3,5 milyon lira getirildiği halde, o bunu özel amaçla kullanıp, kendisine
kuyumcu dükkanı açtı, şeklinde ki beyanın ne derece hakikati yansıttığını
da bilemiyoruz. Mesela, Çatlı'nın İstanbulda hakikaten böyle bir dükkanı
oldu mu, olmadı mı? Oldu ise, bunu kuracak parayı nereden buldu, eğer o parayı bu işte kullanmadı ise? Bu gibi sorulara somut cevaplar vermeden hakkında veya hilafına hüküm kurmak mümkün değil.

Gelelim, bizleri asıl ilgilendiren ve de ilgilendirmesi gereken noktalara.
A.Çatlı, gözü kara, kendince zeki ve en kabiliyetli olduğu saha tetikcilik faaliyetler; bizzat yapmak veya ekibi yönetmek.

Bize göre, A.Çatlı ve ekibinin gerçekten faydalı olduğu alan, ASALA terör örgütünün yurt dışında takibi ve sindirilmesinde gösterdikleri performas olup, bunun bile esas nedenin PKK'nın devreye sokulmak istenmesi olduğu söylenmektedir.

Meselenin bir başka boyutu da, ülkücülerin tıyniyetlerinden gelen avantaj (cesaret, kıyıcılık) ve dezavantajlarını (devlette makam sahibi olanlara, neci, nice olduklarına bakmadan, inanmak ve istemlerini sorgulamaksızın, itaat etmek) bilen kötü niyetli kişilerin suiistimallerini fark etmeyerek, Türkçülük Davasına istemeden de olsa, zarar vermek.

Denile bilir ki, onlar (Çatlı ve arkadaşları) fazlaca tahsili olmayan kişiler olarak, ülkenin nereden gelip, devleti idare edenlerin hangi durumlarda Türklük, dolayısı ile de Atatürk ilkelerinden saptıklarını ve bütün bunların ne manaya gelip, ileride millete nelere mal olacağını, hangi bedellerin ödenmek zorunda bulunacağını idrak ve takdir edebilecek
durumda, konumda olmayan kişilerdi.
Evet, belli ki öyle idiler, lakin, onların görüşüp, danıştıkları bilge ve olgun kişiler hiç mi yoktu? Diye de, sorulmadan olmaz.

Netice olarak diye biliriz ki, Türk milletinin serdengeçtileri, gözüpek savaşçıları her zaman olmalıdır, vardır (resmi veya sivil) ancak,
onları, vatan ve milletin bekasının temini maksadı ile, gerçek
hedeflere yönlendiren hakiki komutanların bulunması da elzemdir.

Geçmişlerinde veya meslek hayatlarında akamete uğramış, dolayısı ile
çekingen, özgüven ve bilgeliği körelmiş kişiler, hangi makamdan gelirlerse gelsinler, önder-komutan olmamalı, o makama etirilmemelidirler. Aksi halde sonuç her zaman böyle olacak ve Türk savaşçılar kullanılıp (ölü veya diri) bir kenara atılacaklardır...








akkartal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 11-24-2008, 03:27   #8
SİBİRYA_KURDU
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Ynt: ABDULLAH ÇATLI

Size göre tasvip edilecek yönü nedir o makama gelebilmek kolay birşey değildi sanırım ayrıca siz bu insanları kara cahil olarak nasıl gösterebilirsiniz onu anlamıyorum siz o ınsanlara tetikçi gözüyle bakabılıyorsanız sıze zaten denılecek pek birşey yok
  Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2009, 15:26   #9
Abdal Musa
Gönüllü
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
İletiler: 5
Varsayılan Cevap: ABDULLAH ÇATLI

Horasan ereni çok teşekkür ederim (adindan bihaber ne adamlari övüyorsun burda...)

Düzeltme : Bilgehan Tonyukuk
Fikir meydanı içinde kullandığınız cümlelerde incitici,kırıcı ifadeler kullanmama özen gösterin.
Abdal Musa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 14:59.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56