Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Türkiye'den Haberler

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-14-2008, 18:55   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin iddianameyi açıkladı.
İşte yöneltilen suçlamalar

-Terör örgütü kurmak

-Terör örgütüne yardım etmek,

-Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak, veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs

-Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik

-Patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve bu suçlara azmettirmek

-Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde suçlarına azmettirmek

-Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek

-Askeri itaatsizliğe teşvik

-Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve benzeri suçlar



İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan sanıkların silahlı terör örgütü kurmak, Hükümeti devirmek, Hükümeti görev yapamaz hale getirmek, kamu düzenini bozmakla suçlandığını açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianamenin teknik boyutlarını açıklamak üzere basın toplantısı düzenledi. Engin, 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan operasyon dışında kalan ve soruşturması tamamlanan 48’i tutuklu 38’i tutuksuz toplam 86 şüpheli hakkında, “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, silahlı terör örgütüne üye olmak, silahlı terör örgütüne yardım etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı halkı isyana tahrik, patlayıcı madde bulundurmak atmak ve bu suçlara azmettirmek, Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet Gazetesi’ne patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek, askeri itaatsizliğe teşvik, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik vb. suçlarından kamu davası açıldığını bildirdi.
Engin, ayrıca bu soruşturma sırasında şüpheli olarak ifadeleri alınmış bulunan 36 kişi hakkında ise kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin anlaşıldığını da bildirdi.
Savcı Engin iddianamede yer alan suçlarla ilgili olarak bazı hususlara da açıklık getirdi ve şunları kaydetti:

“Haklarında dava açılan şüphelilerden her birine bu suçların tamamının isnad edilmediği ancak 5237 sayılı TCK’nın 220/5 maddesinde yer alan ‘Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır’ hükmü dikkate alınarak örgütte yönetici olarak nitelendirilen şüphelilerin tüm bu suçlardan da cezalandırılmalarının, yönetici konumunda olmayan diğer şüphelilerin ise sadece eylemlerine uyan suçların vasıf ve mahiyetlerine göre cezalandırılmalarının talep edildiği anlaşılmıştır.

İddianamede ifade edilen terör örgütü, hepimizin bildiği anlamda klasik bölücü veya ideolojik terör örgütü değildir.

Terör tanımı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde yer almıştır. Bu maddede bölücü ve ideolojik terör örgütlerinin amaçlarını ifade eden tanımı yanında, ‘Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini ve kamu düzenini bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerde’ terör suçu olarak kabul edilmiştir.
Bu itibarla iddianamede tavsif edilen terör örgütü deyiminin bu bağlamda dikkate alınması gerekmektedir.”

Engin, Ergenekon soruşturması konusunda yazılı ve görsel basında bir kısmı gizli olan bilgi ve belgelerin yayınlandığını ve soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiğini söyledi. Engin, soruşturma ve yargılama safhasında yetkililerin açıklamaları dışındaki bilgilere itibar edilmemesini istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianamenin teknik boyutlarını açıkladığı basın toplantısında, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili yapılan yayınlara ve haberlere de değindi. Soruşturmanın başlatıldığı tarihten itibaren, yazılı ve görsel basında, örneğine çok az rastlanan bir yoğunlukta, soruşturmaya ilişkin bir kısmı gizli olan belge ve bilgilerin yayınlandığını ve soruşturmanın gizliliğini ihlal edici nitelikte yayın ve yorumlar yapıldığını ifade eden Engin şunları söyledi:

“Kamuoyunu bilgilendirme basının elbette en başta gelen görevi olup bu asli görevin yapılmamasını düşünmek kesinlikle söz konusu olamaz. Ancak bu yayın ve yorumların çok büyük bir bölümünün, maalesef gerçek dışı olduğunu ifade etmek isterim.

Bu yayınlar ciddi boyutta bilgi kirliliğine sebebiyet vermiş ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiş ve bilgilendirilmektedir.”
Birçoğu doğru olmayan bilgilerin çeşitli kişi ve gruplar tarafından yanlış yorumlandığını ve bunun da kamuoyunda yanlış beklentilere yol açtığını vurgulayan Engin, “Bu durum, soruşturmanın selametini, şüphelilerin özel yaşam ve temel haklarını ihlal etmekte ve Yargı aleyhine de haksız ve ağır eleştirilere sebebiyet vermektedir. Değerli basınımızın ve kamuoyunun gerek devam eden soruşturma safhasında, gerek bundan sonraki yargılama safhasında yetkililerin açıklamaları dışındaki bilgilere itibar etmemelerini, soruşturma ve yargılama ile ilgili olarak gereken hassasiyeti göstermelerini bekliyor ve rica ediyoruz” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin Ergenekon Soruşturması kapsamında açılan davaya İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bakacağını açıkladı.

Başsavcı Engin, Ergenekon Soruşturması çevresinde hazırlanan iddianamenin teknik boyutlarını düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Başsavcı Engin, soruşturmanın 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye’de ele geçirilen el bombalarıyla başlatıldığını hatırlattı ve sürdürülen soruşturmanın büyük bölümünün tamamlandığını söyledi. Başsavcı Engin, şöyle dedi:

“Soruşturma 5271 sayılı CMK’nın 250 maddesinde belirtilen suçlara bakmakla görevli ve yetkili Cumhuriyet Başsavcı vekilinin görevlendirmesi ve gözetimin, aynı birimde görevli üç Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılmıştır. Soruşturmanın tamamlanan bölümüne ilişkin olarak soruşturmayı yöneten üç Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlenmiş olup yetkili Cumhuriyet başsavcı vekilliğimiz tarafımızdan incelenerek onaylandıktan sonra diğer soruşturmalarda olduğu gibi UYAP sistemi üzerinden otomatik olarak 14 Temmuz 2008 tarihi itibari ile İstanbul 13 numaralı Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilmiştir. 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan operasyon ve bir kısmı tutuklu şüphelilerle ilgili olarak soruşturma devam etmekte olup soruşturma tamamlandığında ayrıca yasal gereği takdir edilecektir.”

-İDDİANAME ELEŞTİRİSİ-

Başsavcı Engin, soruşturma ve iddianamenin hazırlanması konusunda yapılan eleştirileri de hatırlatarak, şöyle dedi :

"Bir bölümü tamamlanan bu soruşturma ilgili olarak basın ve yayın organlarında ve kamuoyundan en fazla eleştiri konusu olan hususlardan biri de iddianamenin düzenlenmesinin 1 yılı aşan bir süreyi almasıdır. Bu konuda görevli olup iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcılarından aldığımız bilgilere göre Soruşturmanın çok kapsamlı olması ve şüpheliler sayısının fazlalığı teknik ve fiziki takipler ve aramalarda elde edilen yüz binlerce sayfa belge ve dokümanların yeni operasyonları gerektirmesi bunları incelenmesi ve tasnifi, elde edilen belgelerle ilgili olarak, yazışma yapılan kurumlardan cevaplarının beklenmesi, özellikle yeni CMK hükümleri gereğince, iddianamenin düzenlemesi için, soruşturmaya esas teşkil eden tüm delillerin toplanmasını gerekli olması, bu belge ve delillerin değerlendirilmesini uzun süreleri kapsaması ve nihayet 441 klasör ekleri bulunan 2455 sayfadan oluşana bir iddianamenin tanzimi ve yazılması gibi zorunlu sebeplerle, dava açılmasının bugüne kadar uzadığı, ancak, bu süre içinde gerek tutuklu şüphelilerin itiraz ve talepleri gerekse Cumhuriyet Savcılarının resen başvuruları sebebiyle tüm şüphelilerin tutukluluk hallerinin yetkili mahkemesi tarafından en geç birer aylık sürelerle ve defalarca incelendiği ve şüphelilerin tutukluluk hallerinin bugüne kadar sürdürülmesinin yetkili ve görevli mahkeme kararlarına bağlandığı ifade edilmiştir.
İddianamenin tevzi edildiği mahkemesi tarafından kabulü veya iadesi hususunda henüz karar verilmemiş (CMK’nın 174-175 maddesi), tensibi yapılmamış olması ve ayrıca yasal gizliliğin ve kısıtlama kararının halen devam etmiş bulunması sebebiyle (kamu oyunun haklı beklentisi karşılamam ve spekülasyonlara sebebiyet vermemek amacıyla) aşağıda belirttiğimiz hususlar dışında bu aşamada, iddianame ve dava ile ilgili ayrıntılı açıklama yapmamıza yasal imkan bulunmamaktadır.

İddianamenin içeriğini ayrıntılı olarak öğrenebilmek ancak ilgili mahkemesi tarafından iddianameni kabulüne karar verilmesiyle mümkün olabilecektir."

Haber: Habercem
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-14-2008, 18:56   #2
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

Ergenekon iddianamesine ilk tepkiler;

CHP'li Özyürek,"Dağ fare doğurdu" dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin tarafından açıklanan Ergenekon iddianamesine ilk tepkiler gelmeye başladı.

CHP'li Özyürek'in açıklaması

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, Ergenekon soruşturmasına ilişkin ana hatları açıklanan iddianameyi değerlendirirken “Dağ fare doğurdu” dedi. Darbe günlükleri etrafından bir darbe girişiminden bahsedildiğine dikkat çeken Özyürek, “Oysa iddianamede darbe günlükleri ve orada geçen olaylar iddianamenin konusunu oluşturmamış. Onun etrafındaki komutanlara dönük suçlamalar şimdi ne olacak?” diye konuştu.

CHP Genel Saymanı ve Basın Sözcüsü Mustafa Özyürek, İstanbul Cumhuriyet Savcıları, Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Özyürek, “Şu aşamaya kadar dağ fare doğurmuştur denilebilir” dedi. Uzun süre darbe günlükleri etrafında bir darbe teşebbüsünden bahsedildiğini hatırlatan Özyürek, “Oysa iddianamede darbe günlükleri ve orada geçen olaylar iddianamenin konusunu oluşturmamış. Onun etrafındaki komutanlara dönük suçlamalar şimdi ne olacak?” dedi.

İddianamede Danıştay saldırısının da yer aldığını belirten Özyürek, şunları söyledi:
“Diğer önemli nokta ilgili mahkeme Danıştay saldırısını karara bağladı şimdi konu Yargıtay’da. Oradaki sanık ve sanıklar Danıştay’ın aldığı karar nedeniyle böyle bir saldırıyı gerçekleştirdiklerini söylemişlerdi. Bu ilgili mahkeme tarafından karara bağlanmıştı. Bu soruşturmanın kapsamına almak bir yargı kararına rağmen o saldırıyı örgütlü saldırı gibi göstermek çok tartışmalı bir konu. Yargıtay tarafından da mahkeme karar onaylanırsa bu iddia havada kalır.”

-TOPLUM İKİYE BÖLÜNDÜ-

Toplumun “darbeciler ve darbeye karşı olanlar” şeklinde ikiye ayrıldığını söyleyen Özyürek’in değerlendirmeleri şöyle:

“Peki bir darbe olmadığı söyleniyor, o günlüklerle bir soruşturmanın bir bağlantısı olmadığı söyleniyor. Demek ki bir darbe yok. Sadece isyana teşvik var. İkisi arasında büyük fark var. Bu durumda bu iddialar boşa çıkmıştır. Özellikle AKP yandaşı medyanın şüphelilerin haklarına çok ağır saldırılarda bulundukları bu aşamada bile kendilerini gösterdi. Yargılamanın gerçekleri ortaya çıkaracağını düşünüyoruz. Hem İlhan Selçuk hem Mustafa Balbay iddianamenin sanıkları. Bu isimler kendi gazetelerini kendileri bombalamış gibi suçlanıyor. İddianamenin tümü ortaya çıktığında daha önemli çelişkilerin olduğu anlaşılıyor.”

DSP'li Türker'in açıklaması

Ergenekon iddianamesinin teknik bölümlerine ilişkin açıklamaları, “Soruşturmanın yönlendirme amaçlı olduğu ortaya çıktı” sözleriyle değerlendirdi.

DSP’li Türker, İstanbul Cumhuriyet Savcıları, Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Türker, şunları söyledi:

“Başsavcının açıklamalarının bu soruşturmanın başladığı süreçte belli bir merkezden soruşturmayı yönlendirme amaçlı yapıldığını gösteriyor. Aslında bu soruşturma kadar kamuoyunda yapılan yönlendirmenin ve servis edilen haberlerin merkezini odak olarak alıp değerlendirmek gerekir. Bu konunun da soruşturmanın ayrılmaz bir parçası olduğu ortaya çıkmıştır. Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi bağlantılarını kurduğumuz zaman İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay’ın bu kapsamda sorgulanmasını açıklamak zor bir açıklanacak konu. Bu arada Başsavcının açıklamasından bu soruşturmaya Ergenekon isminin verilmediği anlaşılıyor. O halde bu ismi kamuoyuna ve basına servis edenlerin ulusal yapımıza yönelik bir amaçları olduğu ortaya çıkıyor. Bu arada Başsavcının açıklamasından Emniyet Müdürlüğü sürecinde yapılan servislerden Hükümetin sorumlu olduğu ortaya çıkıyor. Bu konuda İçişleri Bakanı’nın bir açıklama yapması gerekiyor. Gerçi Bakan, açıklama yapsa da yapmasa da bir an önce istifa etmelidir.”


Murat Karayalçın'ın açıklamaları

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak ek iddianamenin beklenilmesi gerektiğini söyledi.

Karayalçın, İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Karayalçın şunları söyledi:

“Bir süredir Hilmi Özkök’ün açıklamalarıyla birlikte iddianamenin bu şekle dönüşeceği izlenimini edinmişti. Sayın Özkök’ün açıklamaları bunun işaretini vermekteydi. Ancak kesin bir değerlendirme yapabilmek için ek iddianameyi beklemek lazım. Ek iddianamenin neleri getireceği bu konudaki kargaşayı açıklığa kavuşturacaktır düşüncesindeyim.”

AÇIKLAMALARI AKP'DE İLGİYLE İZLEDİ


Ergenekon soruşturmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamaları AKP’de ilgiyle izlendi.
Ergenekon soruşturmasıyla ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in ilgiyle beklenen açıklaması, Meclis’te de siyasiler tarafından dikkatle izlendi. Açıklama sırasında Meclis’te bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Değerlendirme AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’dan geldi. Bozdağ, Türkiye’de çok ciddi bir soruşturmanın yapıldığını, savcının açıklamalarının hukuki bir çerçevede gerçekleştiğini ve açıklamanın CMUK’un 170. maddesi 2. fıkrası çerçevesinde yapıldığını vurguladı. Bozdağ, savcının açıklamalarını hukuki çerçevede yeterli bulduğunu belirterek, “Bu konuda fazla bilgi sahibi olmadan ayrıntılı bir yorum yapmak bu aşamada doğru değil. Ben bir hukukçu olarak şunu söyleyebilirim, tutuklanma çok kolay bir şey değildir. Soruşturma yapılırken herkes eşittir. Sıradan bir vatandaşa yapılan işlemler burada da yapılmıştır” dedi.

Bozdağ, zaman zaman soruşturmanın farklı alanlara çekildiğini belirterek, yapılan soruşturmanın hukuka uygun olduğunu söyledi. Bozdağ, soruşturmayı yapan savcılara güven duymanın ve süreci takip etmenin en doğru şey olduğunu ifade etti.

Ergenekon soruşturmasını hükümetin yönlendirdiğine ilişkin iddiaların sorulması üzerine de Bozdağ, bunun söz konusu olamayacağını, bir kısım çevrelerin bu konuyu başka mecralara çekmek istediğini söyledi. Bozdağ, “Konuyu saptırmak isteyenler var. Hükümet soruşturmayı yönlendirmez. Türkiye’de bir hukuk sistemi vardır. Bu sistem işliyor. Hükümetin bu sürece dahil olması mümkün değil ama birileri dahil etmek istiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’de işleyen bir hukuk olduğunu belirten Bozdağ, Ceza Kanunu’nun hangi fiillerin suç olduğunu düzenlediğine işaret ederek, iddianamenin mahkemeye sunulduktan sonra nasıl bir sonuç çıkacağını kendilerinin de bilmediklerini ve beklediklerini söyledi. Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bundan sonraki süreç mahkeme sürecidir. Bizim hukukumuzda iddianamenin içtihatı diye bir müessese vardır. Mahkeme inceleyecek, eksiklikler var mı yok mu yeniden tamamlanmasını isteyebilir. Yoksa iddianameyi kabul edebilir. 15 günlük bir süresi var ama mahkeme bunu doldurmayabilir. İddianamenin detaylarını sağlıklı değerlendirmeden yorum yapma imkanımız yoktur.”

Bu arada, 20 gizli tanığın isimlerimim neden gizli tutulduğuna ilişkin bir soruya ise Bozdağ, “Öyle gerekiyormuş demek ki. Biliyorsunuz, Tanık Koruma Kanunu yasalaştı. Gerekirse bu yasa uygulanabilir söz konusu tanıklara” şeklinde yanıt verdi.


MHP'nin iddianame tepkisi

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Ergenekon soruşturması ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

Şandır, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesinden sonra içeriğini öğreneceklerini belirterek, kısa bir değerlendirme de bulundu.

Soruşturma kapsamında iddianamede Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinin bulunmamasını olumlu karşılayan Şandır, bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, derhal topluma bilgi vermesi gerektiğini söyledi.

Şandır, “Sözde darbe iddiaları olmuş mu, olmamış mı? Türk milletine yakışmaz. Darbe söylentileriyle toplumun meşgul edilmesi doğru olmamıştır. İddianın içinde geçen isimler Başbakanlığa bağlı devlet görevlilileridir. Öncelikle bir idari soruşturmanın yapılması gerekirdi. Gerçeklerin topluma açıklanması gerekirdi” dedi.

Soruşturmanın gizliliğinin esas olduğunu belirten Şandır, “Mahkeme davayı kabul ederse iddianame olur. Bugün savcı açıklama yapmamıştır, bilgi vermiştir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi gerekir .





Haber: ANKA
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-14-2008, 19:18   #3
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

Askeri savcılık Ergenekon soruşturmasına ilişkin belgeleri istedi.
Genelkurmay Askeri Başsavcısı’nın, Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Öz’ü telefonla arayıp Eruygur ve Tolon’la ilgili bilgi ve belgeleri istediği ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 ay sonra “Ergenekon” iddianamesini İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu. Başsavcılık iddianamede “darbe girişimi” suçlamasına yer verirken, Genelkurmay Askeri Başsavcılığı’nın da “Darbe Günlükleri” ile ilgili soruşturma başlattığı öğrenildi. Askerlerin, askerlik dönemindeki suçları, askeri savcılık tarafından soruşturulabiliyor.

Ergenekon operasyonu çerçevesinde yapılan son operasyonda emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon gözaltına alınmış, ev ve ofislerinde ele geçirilen bilgi ve belgelere el konmuş, daha sonra mahkemede tutuklanmışlardı.

Bu arada, Genelkurmay Askeri Başsavcılığı’nın da harekete geçtiği, “Darbe Günlüğü” ile ilgili soruşturma başlattığı ortaya çıktı. Askeri Başsavcılığın, Eruygur ve Tolon’la ilgili operasyon sırasında Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ü telefonla arayıp, Eruygur ve Tolon’la ilgili bilgi ve belgelerin birer kopyasını istediği, operasyonda el konan bilgi ve belgelerin birer kopyasının askeri savcılığa gönderildiği öğrenildi.

Başsavcı, bugün mahkemeye sunulan Ergenekon iddianamesinde, emekli orgeneraller ile “Darbe Günlüğü”nün bulunmadığını, bu konudaki soruşturma tamamlanınca ek iddianame düzenleneceğini açıklamıştı.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Özden Örnek’in kaleme aldığı belirtilen “Darbe Günlüğü” ile ilgili eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün son günlerdeki açıklamaları dikkat çekiciydi. Özkök “Var da diyemem, yok da diyemem” demiş, Darbe Günlüğü’ne ilişkin kendisiyle ilgili tarihlerin tuttuğunu belirtirken, gerekirse bu konuda açılacak bir davada tanıklık yapabileceğinin işaretini de vermişti.

Haber: NTVMSNBC
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-14-2008, 19:21   #4
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

Sanıklara 'Öcalan cezası'

İşte Ergenekon soruşturması sanıkları hakkında istenen ceza maddeleri.
Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan ve tutuklanan sanıklar hakkında hazırlanan iddianamede, sanıkların terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın mahkum olduğu “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasıyla cezalandırılmaları istendi. Sanıklar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra işledikleri iddia edilen on ayrı suçtan da 27 yıldan 61 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle de yargılanacak.

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan 48’i tutuklu ve 38’i tutuksuz toplam 86 şüpheli hakkında silahlı terör örgütü kurmak, Hükümeti devirmek, Hükümeti görev yapamaz hale getirmek, terör örgütü kurmak ve yönetmek, silahlı terör örgütüne üye olmak, silahlı terör örgütüne yardım etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı halkı isyana tahrik, patlayıcı madde bulundurmak atmak ve bu suçlara azmettirmek, Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet Gazetesi’ne patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek, askeri itaatsizliğe teşvik, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik vb. suçlarından kamu davası açıldı.
Türk Ceza Kanunu’na göre, bu suçları işleyen sanıklar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. Sanıklar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra 27 yıldan 61 yıla ağır hapis cezası istemiyle de yargılanacak. Sanıklar hakkında iddia edilen suçlar ile bu suçların TCK’daki karşılıkları madde madde şöyle :

-İŞTE, SANIKLARIN YARGILANACAKLARI CEZA MADDELERİ

1- Anayasayı ihlal

MADDE 309. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.

2- Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme

MADDE 327. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

3- Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

4- Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama

MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5-Mala zarar vermenin nitelikli hâlleri

MADDE 152. - (2) Mala zarar verme suçunun
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak, bu suçu işleyenler 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

6-Patlayıcı madde bulundurmak

MADDE 174. -Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

7- Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan

MADDE 313. - (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

8- Siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi
MADDE 114. - (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasî partinin faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

9- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma

MADDE 220. - (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Örgütün silâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.

(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.

(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.

(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.

(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.

(8) Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

10- Askerleri itaatsizliğe teşvik (Askeri Ceza Kanunu)

MADDE 319. - (1) Askerleri veya askeri idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askeri disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlâle yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen kimselere, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


Haber: ANKA
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-14-2008, 19:21   #5
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

'Selçuk için bir sıkıntı yok'





İlhan Selçuk'un avukatı Akın Atalay “Bizim açımızdan bir şey çıkmayacağına eminim” dedi.
Cumhuriyeti Gazetesi Başyazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk’un Avukatı Akın Atalay, Ergenekon soruşturmasına ilişkin açıklanan iddianameyle ilgili olarak, “Bizim açımızdan bir şey çıkmayacağına eminim” dedi.


Atalay, İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan “Ergenekon” iddianamesine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in açıklamalarını değerlendirdi. Atalay, şunları söyledi:
“İlk konuşmasında iddianame açıklayacağım dedi ama bundan ötesini açıklayamaz. Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalar iddianame içinde ama İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay da gözaltına alındı. Biz yaptığımız savunmalarda söyledik. Garip tuhaf bir durum olduğunu ifade ettik. Şimdi bir iki tane orgenerali alıyorsunuz. O günlüklerde adı geçen başkaları var onları almıyorsunuz. Demek ki günlükler yok bu işin içinde. Askeri yargının içinde saydılar onu. Ne çıkar derseniz, bilemiyorum dosyayı. Bizim açımızdan bir şey çıkmayacağına eminim. Hem İlhan Selçuk hem de Mustafa Balbay’la ilgili bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Şimdi sorulan sorular ve gösterilen belgelerden görülüyor ki yok. Ama ben buna rağmen bize dava açılacağını düşünüyorum. Bu kadar tantanadan sonra, adama sorarlar ‘niye gözaltına aldın kardeşim’ o zaman. Merak ediyorum ama neden açacak. İlhan Selçuk’un iddianamede sanık olarak yer alacağını düşünüyorum. Çok önemli suçlamalar yönelteceklerini düşünmüyorum. Kamuoyu takdir edecek zaten. Somut bir bağ kuramıyorlar. İlhan Bey’in o soruşturma kapsamındaki kişilerle somut organik bir bağını kuramıyorlar. Mustafa Balbay için ek iddianameyi bekleyeceğiz. Görülen o ki yeni operasyonlar yapacaklar. Ben bekliyorum.”

Haber: Anka
__________________
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-14-2008, 19:22   #6
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

Haham iddianamede yok






Avukat Vural Engin, Tuncay Güney'in iddianamede bulunmadığını açıkladı.
Avukat Vural Engin, Ergenekon Örgütünün kuruluş metinlerini yazdığını kendi ağzıyla ifade eden Tuncay Güney'in iddianamede bulunmadığını açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in Ergenekon iddianamesini açıklamasının ardından basın mensuplarına açıklama yapan avukat Vural Ergül, 13 aydan sonra hazırlanarak mahkemeye sunulan iddianamenin iadesi gerektiğini iddia etti. Vural şöyle konuştu:

"Ceza Muhakemesi Kanununda iddianamenin iadesi için 15 günlük inceleme süresi içerisinde soruşturma dosyasındaki kısıt kararına rağmen tespit edebildiğimiz kadarıyla, Tuncay Güney'in ne sanık olarak ne de itirafçı olarak iddianamede ifadesinin alınmadığını öğrenmiş bulunmaktayız. İddianamenin iadesini düzenleyen maddede suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iade edileceği hususu düzenlenmiştir.

Bu çerçevede, güya Ergenekon Örgütünün kuruluş metinlerini yazdığını kendi ağzıyla ifade eden Tuncay Güney'in iddianamede ifadesinin yer almaması esaslı bir eksikliktir. Yani Tuncay Güney de var ise Ergenekon Örgütünün mensubu ve suçlusudur. Bu halde olsa olsa Tuncay Güney itirafçı olabilecektir. Ancak bunun içinde Tuncay Güney'in ifadesine başvurulmuş olması gerekmektedir."



Haber: Hürriyet
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-14-2008, 19:25   #7
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Ynt: Ergenekon İddianamesi Açıklandı!

İDDİANAME İADE EDİLMELİ...




Tutuklu olan Yeniçağ gazetesi yazarı Vedat Yenerer'in avukatı Vural Ergül, iddianameyi yorumladı.

Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Vedat Yenerer’in avukatı Vural Ergül, Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianamenin iadesi gerektiğini savundu.

Hazırlanan iddianamede, Ergenekon örgütünün kuruluş metnini yazan kişi olarak ifadesi de bulunan Tuncay Güney’in bu ifadesinin yer almadığını kaydeden Ergül, bu durumun iddianamede eksiklik yarattığını söyledi. Ergül ayrıca, savcılık tarafından Güney hakkında interpole arama yazısı yazdırılmadığını da iddia etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in, Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianameyi açıkladığı toplantı sonrasında İstanbul Beşiktaş Adliyesi’nde gazetecilere bir açıklama da Ergenekon operasyonu kapsamında Şubat’ta gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Vedat Yenerer’in avukatı Vural Ergül’den geldi.

Ergül, iddianamenin, 13 ay sonra hazırlanarak mahkemeye sunulduğunu kaydederek, “Güya Ergenekon örgütü iddianamesinin iadesi gerektiği kanaatindeyiz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda iddianamenin iadesi için 15 günlük inceleme süresi içerisinde soruşturma dosyasındaki kısıt kararına rağmen tespit edebildiğimiz kadarıyla, eşcinsel haham Tuncay Güney’in ne sanık olarak ne de itirafçı olarak iddianamede ifadesinin alınmadığını öğrenmiş bulunmaktayız” diye konuştu.

Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda iddianamenin iadesini düzenleyen 174. maddenin “b” bendini anımsatan Ergül, “b” bendinde, “Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iade edileceği” hususunun düzenlendiğini savundu.

Ergül, Tuncay Güney’in, Ergenekon örgütünün kuruluş metnini yazdığı yönündeki ifadesini anımsatarak, iddianamede Güney’in ifadesinin yer almamasının eksiklik olduğunu ileri sürdü.

Savcılık tarafından Güney hakkında interpole arama yazısı yazdırılmadığını söyleyen Ergül, “Hatta belirttiğimiz yargılama dosyasını alıp incelediği halde, soruşturma kapsamında eşcinsel haham Tuncay Güney’e ait bildiği Kanada’daki adresi ne İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne bildirmiş, ne de interpole yakalama için arama yazısı çıkartmıştır.

Ancak aynı savcılık soruşturma kapsamında aranan AKP muhalifi eski AKP milletvekili Turhan Çömez ile emekli Tuğgeneral Levent Ersöz için yalnızca 15 gün içerisinde interpole kırmızı bülten ile arama kararı çıkarttırmıştır” dedi.



Haber: ANKA
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 17:59.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56