Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Türk Dünyasından Haberler

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 06-27-2008, 00:03   #1
TürkVolki
Junior Member
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 17
Varsayılan Türklere saldırmayı serbest hale getiren Rum yönetimi ve seyirci kalan hükümet

KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki sınırların serbest geçişlere açılmasından sonra Güneye geçen Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılar çok arttı..
Son olarak 17 Mayıs′ta gezmek için Güney′e giden Erhan Özben, eşi ve iki küçük çocuğu, yine Türk düşmanı sağcı Rum spor kulübü APOEL binası önünde, bu kulübe üye Rum gençlerinin saldırısına uğradı…Özben Aksoy′un 19 Mayıs 2008 tarihli Kıbrıs gazetesinde yayınlanan açıklamalarına göre, 300 civarında Rum genci, kırmızı ışıkta duran aracın KKTC plakasını görünce küfürlerle araca saldırdı, yumruk ve tekmelerle araca vurmaya başladı, bazıları açık camdan aracın içine yanmakta olan sigara izmariti attı, bazıları ise uzanıp kontak anahtarını almaya çalıştı. Başka bir gurubun son anda müdahalesiyle linç girişiminde kurtulan Özben ailesi Rum polisine şikayette bulundu. Ama bir sonuç çıkacağı yok. Çünkü aynı yerde birçok kez Türk araçlarına saldırı olmasına karşın Rum yönetimi ve Rum polisi bugüne kadar hiçbir önlem almadı, bir tek kişi bile tutuklanıp mahkum edilmedi…Erhan Özben Kıbrıs gazetesine yaptığı açıklamada şöyle diyor:
- "BUGÜNE KADAR BARIŞ DERDİM AMA ARTIK HİÇBİRŞEYE İNANCIM KALMADI. GÜNEY′E GEÇEM TÜRKLER ÇOK DİKKATLİ OLMALI"

KABARAN SALDIRI LİSTESİ

Sınır kapılarının açıldığı 23 Nisan 2003′den sonra geçiş kapılarında insan haklarına aykırı, onur kırıcı ve aşağılayıcı yoklamalar başladı...Birçok kez kadınlar bile taciz edercesine yoklandı...Bazı gençlerimiz "esrar araması" bahanesi ile anadan doğma soyuldu ve jinekolog eldivenleri ile mahrem yerlerine kadar onur kırıcı şekilde yoklandı..Ay Napa′ya giden bazı genç kızların içkilerine uyku ilacı karıştırarak tecavüz edildiği basına yansıdı…
Bu türden saldırıların bazılarını anımsatmak istiyorum:
- 2005′de, Limasol′da yaşayan Türklerin evlerine "yüksek sesle Türkçe müzik dinledikleri" gerekçesi ile polis baskınları yapıldı, bazı Türkler bu nedenle saldırıya uğradı ve dövüldü...
- Ardından, Limasol′da 14 yaşında bir Türk çocuğu acımasız bıçak darbeleri ile delik deşik edilerek katledildi...
- Bu arada Baf′ta yaşayan iki Türk de kimliği meçhul kişilerin saldırısına uğrayarak öldürüldü...
- Ardından, Ay Napa′dan dönen iki Türk gencine Rum sivil polisleri tarafından ateş açılarak nedensiz yere tutuklandılar, para cezalarına çarptırıldılar...
- Ardından, Güneye geçen birçok Türk "esrar kaçakçısı veya hırsız" diye tutuklanmaya, poliste işkence görmeye, dövülmeye başlandı...Bunlardan bazıları daha sonra " delil yokmuş" denilerek serbest bırakılırken, bazıları ise uzun hapis cezalarına çarptırıldı, ancak hapishanede sırf Türk oldukları için insanlık dışı baskılara, dayağa, ayırımcılığa maruz kaldı...
- Ardından, Güneye geçen Türklerin arabalarının lastiklerinin parçalanması, araç boyalarının çizilmesi ve Rum polisinin Türk araçlarına kasıtlı ceza yazması geldi...
- Ardından, Rum gençlerinin Türk araçlarına ve Güneyde yapılan Türkiye-Rum yönetimi futbol takımları karşılaşmasında Türk seyircilere el-kol hareketleri ile küfürleri, hakaretleri ve tükürmeleri geldi...Özellikle Lefkoşa-Limasol yolu üzerinde Hilton Oteli kavşağında bu saldırıların her hafta sonu tekrarlanmasına, buna karşın hiçbir Rum gencinin tutuklanmamasına tanık olundu
- Ardından, Kaymaklı muhtarı Veysel Toksoy′un ve Trodos′ta piknik yapan başka Türk ailelerinin dövülmesi, küfredilmesi ve yüzlerine tükürülmesi geldi...
- Ardından, Güney Lefkoşa′da bir kahvede oturan Sadık Bozkırlı adlı Türk genci ile Rum arkadaşlarının Hrisi Avgi örgütü mensupları tarafından dövülmesi ve tutuklanan saldırganların Rum mahkemesi tarafından serbest bırakılması gündeme geldi...
- Ardından, Afrika gazetesi yazarı Serhat İncirli ve ailesine Trodos′ta Cikko Manastırı yakınlarında " Çingeneler" diye küfredilerek taciz edilmeleri geldi...
- Ardından, KKTC′ye turist taşıdıkları gerekçesi ile bir Rum şirketine ait olan 4 otobosün aynı gece yakılması olayı geldi...
- Ardından Mustafa Aktaşlılar adlı vatandaşımızın aracının Uzunyol yakınlarında bir park yerinde çizilmesi ve sprey boya ile boyanması geldi...
- Ardından arabası ile Tseri adlı bölgede gitmekte olan bir Türkün yolunun bir başka araçta giden 3 Rum genci tarafından kesilmesi, hakarete uğraması ve arabasına ağır zarar verilmesi geldi...
- Bunların ardından mimar Osman Sarper′in, bir başka hamile bayan mimarın, aracında proje bulunan başka Türklerin, KKTC′den konut alan yabancıların ve bu bağlamda 2 Rus vatandaşının da tutuklanmaları geldi...
- Ardından, 15 Kasım 2006′da gazeteciler Sevgül Uludağ ile Aziz Ener′i dövme girişimi ile 13 Kasım 2006′da Güneydeki İngiliz Kolejinde okuyan Türk çocuklarının maskeli Rumlar tarafından dövülmelerine tanık olundu..
- KKTC ilanının 24. Yıldönümü olan15 Kasım 2007′de Güneye geçen birçok Kıbrıslı Türk′e ve araçlarına saldırılar yapıldı, küfürler edildi.
- İşadamı Küfi Birinci, bir kez Rum polisinin, bir kez de peşine düşen bir Rum′un tehdit, hakaret ve tacizine uğradı…
- 2008 yılı Mart ayında ise sağcı APOEL kulübüne üye Rum gençler Güneyde çalışan ve KKTC′ye dönmekte olan 3 Türk işçisine saldırarak linç girişiminde bulundu….

RUM MAHKEMESİ SALDIRGANLARI SERBEST BIRAKIYOR

Bunlar sadece benim aklımda kalanlar…Arada not almadığım birçok olay daha var...Değişik nedenlerle polise yapılmayan şikayetler, gizli kalmış birçok saldırı ve aşağılama var...
Bu saldırılarla ilgili olarak Güney Kıbrıs′ta son zamanlara kadar hiçbir kimse tutuklanmadı...
Ne ki yükselen tepkilerin ve yakın geçmişte Hrisi Avgi mensupları tarafından dövülen Kaymaklı muhtarı Veysel Toksoy ile Sadık Bozkırlı′nın polise şikayette bulunmasının da etkisiyle harekete geçmek zorunda kalan Rum polisi saldırgan kişileri tutukladı...Toksoy ve Bozkırlı saldırganı teşhis etti...Bozkırlı ile birlikte saldırıya uğrayan Rum gençler ise baskı ve tehdit altında mahkeme safhasında şikayetlerini geri çekti, mahkeme de saldırganları beraat ettirdi...
Rum yönetimi, Rum polisi ve Rum mahkemesi, bu tutumlarıyla, 1974 öncesinde olduğu gibi, Türklere saldırmayı ve Türklerin dövülmesini yasal hale getirerek teşvik ettiler, saldırganları cesaretlendirdiler...
Zaten saldırıların dozunun artarak devam etmesi de bunu kanıtlıyor...
Ne yazık ki bunca saldırıya karşın özellikle kendilerini "solcu-barışçı-çözüm yanlısı-yakınlaşmacı" ilan eden örgütlerden ve "barış gazeteciliği" yaptığını iddia eden Rum muhibbi madyadan yeterli tepki ve protesto eylemi gelmedi... Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümet ise, sadece birkaç açıklama ile durumu geçiştirmeye kalktı...AB, ABD, BM ve diğer dış güçlerden de hiçbir tepki gelmedi...Soruyorum:
Bu eylemsizlik, bu suskunluk, bu tepkisizlik niye? Neden saldırganların Rum olması mı?
Eğer aynı olaylar KKTC′de yaşansaydı, Türk gençler Rumlara demir sopalarla saldırsaydı, Rum aileleri linç etmeye kalksaydı, Rum öğrencilere demir sopalarla dövülseydi, Cumhurbaşkanı, Hükümet, sol muhalefet bu denli sessiz mi kalacaktı? Solcu örgütler bu denli eylemsiz mi duracaktı? Sokaklara dökülmeyecekler, protesto mitingleri yapmayacaklar mıydı? Rum yönetimi Dünyayı ayağa kaldırmayacak mıydı?
AB, ABD, BM bu denli tepkisiz ve suskun mu duracaktı?
Konuya yarın da devam edeceğim...

DÜNYA SEYİRCİ KALMAYA DEVAM EDİYOR

Çok açık olarak görüldüğü gibi, barışçı, saf, iyi niyetli Kıbrıs Türk Halkına yönelik bu saldırılar her geçen gün daha da yoğunlaşıyor...Her gün saldırılara bir yenisi ekleniyor...Saldırganlar tutuklanmıyor, tutuklananlar da ya polis tarafından serbest bırakılıyor, ya da Türklere saldırıyı suç görmeyen mahkemelerin kararı ile beraat ettiriliyor...
Ne ilginçtir ki, iki halkı iç içe yaşamaya zorlayan dünya da bu saldırılara seyirci kalıyor...
" AB çatısı altında çatışma olmaz, herkes insan haklarına saygılıdır" diyen AB ve ABD yetkililerinden de hiçbir tepki gelmiyor...
İşin en acısı ise, " en iyi güvence AB üyeliğidir, AB çatısı altında güvenlikteyiz, Rumlar AB çatısı altında bize saldıramaz, 1974 öncesinde olduğu gibi bizi aşağılayamaz" diyerek halkı aldatan KKTC hükümetinden, AB′ci siyasi partilerimizden ve sivil toplum örgütlerimizden de şu ana kadar hiçbir ciddi tepkinin gelmemesidir...
Eğer bu saldırıları milliyetçi veya ülkücü Türkler Rumlara yapmış olsaydı, tutuklananlar Türk mahkemesi tarafından beraat ettirilseydi, bırakın Rum devletini, partilerini ve örgütlerini, bırakın ABD′yi, AB′ı ve dış güçleri, en başta bizim hükümetimiz, siyasi partilerimiz ve örgütlerimiz büyük tepki gösterecekler, protesto bildirileri yayınlayacaklar, harekete geçmesi için polise büyük baskı yapacaklar, mahkemelere ve yargıçlara saldıracaklardı...
Nitekim, 2005 yılında Ay Mammas ayini sırasında elektrik kontağından çıkan yangın sonucu bir Rum aracı ile yanındaki araç yanınca, polisimizin aksi yöndeki açıklamasına karşın, bizdeki Rum muhipleri "Türkler yaktı" diye kıyameti koparmadılar mı? Hükümet el altından aracı yanan Rumlara tazminat ödemedi mi?.
Barışı savunmak bu mu?

TÜRK OLMAK SUÇ MU?

Güneyde saldırıya uğrayan insanımızın suçu Türk olmak mı?
Kendi vatandaşına, çocuklarına, Rum saldırıları karşısında bile sahip çıkmayan, saldırganları tutuklamayan, gösteriş olsun diye tutuklananları da beraat ettiren, KKTC′den mülk alan yabancıları mahkemelerde süründüren Rum yönetiminin başına Dünyayı yıkmayan bir hükümetin, siyasi partilerin ve örgütlerin görevi nedir?
Rum Halkının haklarını korumak ve onların sözcülüğünü yapmak mı?
KKTC hükümetini bir kez daha Güneyde Türklere yapılan saldırılara daha sert tepki göstermeye, aşağılamalarla, onur kırıcı davranışlara maruz kalan halkımızın onuruna ve haklarına sahip çıkmaya, saldırganların yakalanması ve cezalandırılması için Rum yönetimi üzerinde baskı kurmaya, saldırganları tutuklamayan Rum polisini, tutuklananları ise beraat ettiren Rum mahkemelerini teşhir ve protesto etmeye, Rum adaletinin Türk düşmanı yüzünü dünyaya göstermeye çağırıyorum...
Bu bağlamda, tek tek her olayı takip edip sonuçlarını rapor halinde insan hakları örgütlerine ve ilgili diğer uluslararası kuruluşlara duyuracak bir özel hukuk birimi oluşturmaya davet ediyorum...

HALKIMIZ, BU SALDIRILARIN NE
ANLAMA GELDİĞİNİ İYİ DÜŞÜNSÜN
Bu arada Halkımıza da şunu anımsatıyorum:
Daha Devletimiz ve sınırlarımız varken, daha kendi bölgemizde ve devletimizde yaşarken, daha GKK ve Barış Kuvvetleri adadayken, daha adada BM Barış Gücü varken bu saldırılar yapılıyorsa, bir de Annan Planı benzeri planlarla devletimizin, sınırlarımızın olmadığı, GKK′nın dağıtıldığı ve Türk askerinin adadan ayrıldığı Birleşik Kıbrıs şartlarını düşünün ve başımıza neler geleceğini hesaplayın...
Türk askerinin adada olmadığı, ayrı devletimizin bulunmadığı, ortak devletin ve Birleşik Kıbrıs′ın var olduğu 1960-1963; 1964-1974 döneminde bize yaşatılanları hatırlayın...
O günlerde yapılanlar ve şimdi yeniden tekrarlananlar, Birleşik Kıbrıs′ta Rum yöneticiler, Rum polisi ve Rum mahkemesi korumasında, bize daha beteriyle yapılacakların aynasıdır...Rum polisinin saldırganları tutuklamayacağı ve Rum yargıçların da saldırgan Türk düşmanlarını nasıl kurtaracağı son olaylarla yeniden gözler önüne serilmiştir...
Ve şimdi kendi devletimiz varken suskun kalan siyasilerimizin, örgütlerimizin, Rum ağırlıklı Birleşik bir Kıbrıs′ta, mevkilerini ve Rumun desteğini kaybetmemek için, " barış ve ortak devletin çökmemesi adına", hayda hayda suskun kalacaklarının kanıtıdır...
Bunları hesaplayarak bağımsızlığımıza, egemenliğimize, devletimize, sınırlarımıza, Türkiye′nin etkin ve fiili garantisine sahip çıkmalıyız..
Yoksa, son pişmanlık fayda etmeyecektir...

SABAHATTİN İSMAİL/Volkan Gazetesi
TürkVolki isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 13:36.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56