Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Yazılar ve Ağbetik

Yazılar ve Ağbetik Başkalarına ait makale veya ağbetik paylaşımı

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 02-20-2008, 21:51   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,837
Varsayılan Bir Dil, Bir Millet ve Bağımsızlık!

Başbakan; “Kürtler asli unsur. Onların burada asimile, entegre olmak gibi bir sorunu olamaz. İsteyen, istediği yerde anadilini öğrenmek için kurslar kurabilir. Bunu daha da geliştirip, TRT’nin bir kanalını o bölgede tamamıyla Kürtçe, hatta Arapça, Farsça yayın yapan bir hale getireceğiz” diyor.
Bu karmaşık ifadeyi açıklığa kavuşturalım. Eğer “asli unsur”dan kasıt, bütüne mensup eşit vatandaşlar ise bu insanlarımız için zaten “entegrasyon-asimilasyon”dan bahsedilemez. Ama kast edilen bu değil de, Irak’taki gibi ayrı bir “toplum”sa, iş değişir. Bu durumda karşımızda farklı bir “etnik” grup, “azınlık” veya “halk” var demektir.
Bu kavramların hukuki statüsü de farklıdır. Etnik grup, sosyal/kültürel kurumlarını geliştiremediği için milletleşememiş, daha ziyade “ırk” duygusunun baskın olduğu topluluktur. Ama genellikle birlikte oldukları kültür/milletle kaynaşıp, milli kimliğin parçası olmuşlardır. Azınlık, “nüfusça az olmakla beraber, ayrı dil, din, kültüre sahip, ama hakim konumda, yani ülke yönetiminde olmayan” topluluktur. Bunların sözleşmelerle tanınmış bazı hakları vardır. Bunlar da, ayrılık gütmeyen bireyler için geçerli olup, küme hakları değildir. Ondan dolayı uluslararası hukuka göre, devletlerin azınlık dillerinden eğitim, öğretim ve yayın yapma mecburiyetleri yoktur.
Halk/millet ise “devlet kurmaya ehil” topluluk demektir. Eğer devleti yoksa, ya nüfusça yeterli değildir veya tarihi, jeopolitik ve jeostratejik sebepleri vardır. Gerçek bir devletin diğer özelliği tek dil, tek millet esasına göre kurulmuş olmasıdır. ABD, Almanya, Fransa, Yunanistan, Japonya, İran, Mısır, İtalya gibi. Buna karşılık, parçalanan Yugoslavya ve kan kaybeden Irak’ta, çok dil, din ve halk vardır.
Bu kısa izahtan sonra Erdoğan’ın Almanya’da Türklere söylediklerini de hatırlayalım. Başbakan, ülkemizdeki Alman okullarından hareketle “mütekabiliyet” diye düşünmüş olmalı ki, Almanya’da Türk okulları açılmasından söz etti. Ama bu şiddetle reddedildi. Zaten Alman yetkililer sık sık, “burada gettolar, yeni azınlıklar oluşmasına tahammülümüz yok. En iyi entegrasyon asimilasyondur” diyorlar. Son olarak Alman Rheinische Post Gazetesi, “Erdoğan’ın Türklerin Almanca öğrenmesi gerektiği yönündeki çağrısı çok gerekliydi. Ancak Almanya’da Türk okul ve üniversitelerin kurulması talebi haklı bir gerekçeyle geri çevrildi. Zira bunlar uyuma katkıda bulunmak yerine, ayrımı derinleştirir. Ren ve Ruhr bölgelerinde paralel toplumlar oluştu” diye yazdı. Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Erwin Huber de, Erdoğan’ın açıklamasını, “Uyum için zehir” olarak nitelendirip, Türk okullarının gettolaşmaya yol açacağını, bunun sonucunda “Almanya’da küçük Türkiye”nin oluşacağını ileri sürdü.
Bu arada Barzani-Talabani ikilisi bile, “ortak dil millet demektir” ilkesinden hareketle, ortak bir Kürt dili oluşturmak için, (demek ki yok) “Kurmanci” lehçesini yasaklayıp, eğitim dilini “Soranice” yaptı.
Demek ki devletler birliği bozacağı için, milli bünyedeki diğer “anadil” ve lehçelerle eğitim, öğretim ve yayını kabul etmiyor, azami titizlik gösteriyor. Ama Erdoğan, hiçbir ölçü tanımadan, bir ve bütün olmuş insanları, farklılaştıracak, yabancılaştıracak, ayrıştıracak, sürtüşmeyi körükleyecek “ana” dille yayın ve öğretimi yaygınlaştırıyor. Devletin dili Türkçe olduğu halde, Anayasa’yı çiğneyerek, TRT’ye yayın yaptırılıyor.
Aslında Başbakanın bu yaklaşımı tesadüf ve temelsiz değil. Zira O da haçlılar gibi, Türkiye’nin 36 etnik parçadan meydana geldiğine inanıyor. Öyleyse, çok dillilik başta, rejimin buna göre şekillenmesi gerekiyor. Bunun için son açıklamasını, bugüne kadar yapılanlar ve sırada bekleyenlerle birlikte ele alıyor, sözde “sivil” Anayasa’ya dikkat diyoruz.
Alman Westdeutsche Allgemeine Zeitung Gazetesi, “Erdoğan ülkesini riskli bir ayrışmaya sürüklüyor. Sonunu kimse öngöremiyor” diyor.
Alman’dan al “malum haberi

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_...hp?hityaz=2654
Sadi Somuncuoğlu
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 11:46.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56