Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Yazılar ve Ağbetik

Yazılar ve Ağbetik Başkalarına ait makale veya ağbetik paylaşımı

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 11-30-2007, 02:30   #1
Akçura
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,026
Akçura - MSN üzeri İleti gönder
Varsayılan Serdengeçtiler… Yardan Geçtiler

Asıl ismi Osman Yüksel’dir. 1917 Antalya Akseki doğumlu olan Serdengeçti, Merhum Akseki Müftüsü Saim Yüksel’in oğlu ve Eski Diyanet İşleri Başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki’nin de yeğenidir.

1944 Mayısının ikinci gecesinde Haydarpaşa tren garından Ankara’ya doğru hareket eden trene bir öğretmen binmiştir. 3 Mayıs 1944 günü Ankara’da mahkemesi vardır. Ankara Tren Garına indiğinde birçok milliyetçi genç tarafından karşılanır. Duruşmada gençliğin arasından haykırışıyla duyulur Osman Yüksel Serdengeçti’nin ismi. O gün, o duruşmada izleyici olarak bulunan Serdengeçti birçokları tarafından neredeyse o mahkemede yargılanıldığı düşünülen; ama sadece o tarihe kara leke olarak düşen mahkemede bir izleyici hem de ateşli bir izleyicidir. O gün mahkemeden sonra, çıkan olaylara adı karıştığı gerekçesiyle okuldan uzaklaştırılır. O dönem Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencisidir. Yapılan tahkikat sonucunda okula dönmesi gerekmektedir. Milli Eğitim bakanlığı buna izin vermez. Bundan dolayı dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’e yazdığı “Yüksek Vekâletin Alçak Vekiline” başlıklı dilekçesinden dolayı tutuklanır. Bu tutuklanma ne ilk ne de son olacaktır.

Hazırlayıp yayına sürdüğü “Bağrıyanık” isimli mizah dergisi çıkar çıkmaz yasaklı yayın haline gelir.

Mahkûmiyeti bitmesinden sonra “Serdengeçti” dergisini çıkarmaya başlamıştır. Her sayısı baskısının ardından toplatılmaya başlanmıştır. Yazdığı bir çok yazıdan dolayı dava açılmış ve mahkumiyet almıştır. Serdengeçti Dergisinin altında ALLAH, VATAN, MİLLET YOLUNDA sözü yer alan dergi 33 sayı çıkabilmiştir.

Adalet Partisinden 1965 seçimlerinde Antalya Milletvekili seçilmiştir. Meclise kravatsız gelen ilk ve tek vekil olma sıfatını da kazanmıştır. Daha sonra parti ileri gelenleri hakkında yaptığı eleştirilerden dolayı ihraç edilmiş ve kendisi de Başbuğumuzun başında bulunduğu CKMP’ye katılmıştır.

CKMP’ye katıldığı günden size şunları sunmak istiyorum;
CKMP' nin İstanbul İl Merkezi'nde düzenlenen kalabalık bir partili topluğunun iştirak ettiği törende, Serdengeçti'ye Türkeş tarafından parti rozeti takıldı. Daha sonra bir konuşma yapan Türkeş, Serdengeçti'nin vermiş olduğu milliyetçilik mücadelesinden övgüyle bahsederek, "Serdengeçti gibi tavizsiz bir Türk milliyetçisi iman ve gönül adamının CKMP'ye katılması partimize büyük bir güç ve kuvvet vermiştir" diyordu.
Türkeş'ten sonra sözü Serdengeçti alarak CKMP'lilere hitaben şu konuşmayı yaptı:
"Muhterem Arkadaşlar;

Ben, öteden beri parti ve patırtılardan hoşlanmayan bir adamım. Parti denilince içimden bir şey kopar, bir şey parçalanır...

Ben CKMP'yi bir parti olmaktan ziyade, bir dostlar, arkadaşlar meclisi, bir İman ve fikir ocağı kabul ediyorum. Aranıza bu duygularla katılmış bulunuyorum. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlarım...

Aziz Arkadaşlarım:
Tarih boyunca, büyük milletimiz birçok buhranlı devirler yaşamış, badireler atlatmıştır. Fakat öyle sanıyorum ki, bugün içinde bulunduğumuz şartlar daha ağır, tehlikeler daha vahimdir. Eskiden, düşman karşımızda idi. Biz onu görüyor, biliyorduk. Düşman, bugün içimize girmiştir. Okullarımıza, üniversitelerimize, her türlü teşekküllerimize, hatta aile yuvalarımıza kadar girmiştir. Demokrasi, inkılâpçılık, sosyalizm kılığına bürünerek, suret-i Hak'-tan görünerek girmiştir. Bugün vatanımız bir uçtan bir uca, türlü tahrik ve tahrip merkezlerinin tesiri altındadır. Sağ-sol, ilerici-gerici, zengin-fakir, sünni-alevi, Türk-Kürt sloganlarıyla birlik ve beraberliğimiz parçalanmakta, perde arkasındaki kötü niyetler, şer kuvvetler, bu ayrılık ve nifakı teşvik ve tahrik etmektedirler. Milletin oyları ile iktidara gelen iktidarsız iktidarcılar, bu vaziyet karşısında şaşkın, düşkün, perişan bir haldedirler. AP maalesef bir iktidar partisi değildir. AP bir çoğunluk, yığın partisidir. Sandıktan çıktıkları milleti usandırmamak bir iktidarın en önde gelen vazifesidir.

Muhterem Arkadaşlarım:
Ezbere konuşmuyorum. Ben onların arasından, ben onların içinden geliyorum. Onların ne yaptıklarını biliyorum. Onlar suyu bulandırdılar, onlar milleti dolandırdılar.

Üç senedir mecliste bulunuyorum. Gördüğüm manzara kısaca şudur: Bir tarafta Süleyman beyin değnekçileri. Parmakçıları... Her şeye parmak kaldıranlar, diğer tarafta mukaddesata saldıranlar... Sol ekip: Her şeye parmak atanlar. Biri parmak kaldırıyor, biri parmak atıyor. Fakat yaranın üzerine parmak basan yok!

İşte biz, Türk Milliyetçileri, bu mukaddes çatının altında toplananlar, şahadet parmağımızı bu yaranın üstüne basıyoruz.

Arkadaşlar, Türk Milleti bir kurtarıcı bekliyor. Miller, bugün buhranlar, hüsranlar içinde çalkalanmaktadır. Biz, bu topraklar için, Malazgirt'ten bu yana kaç nesli birden harcamışız. Bir şehitler diyarı olan topraklar üzerinde. Bu topraklar için toprağa düşenlerin çocukları perişan, bakımsız, huzursuz bir haldedir.

Başbakan istediği kadar, temel ata dursun, Türkiye, Türk cemiyeti bugün temelinden sarsılmaktadır. Memlekette bir damla huzur kalmamıştır. Talebe yurtlarında bu milletin istikbalini ellerinde tutacak olan gençler, aynı toprağın çocukları birbirlerine saldırmakta, hatta birbirlerini öldürmektedirler. Bir sürü izmlerin peşine takılı gençler, insanlar, fikri kurşunla susturmaya kadar işi götürmüşlerdir. Ama bugün iyice anlaşılmıştır ki bu memleketi inanmış, idealist, dinamik bir kadro kurtarabilir. Bu kadro CKMP kadrosudur. Bu milleti, ALLAH - Millet - Vatan yolunda yürüyenler bu uğurda anadan, babadan, yardan, serden geçmeğe hazır olanlar kurtarabilir.

Aziz kardeşlerim, Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de "İnanıyorsanız mutlaka üstünsünüz" buyuruyor. Biz inanıyoruz. O'na inanıyoruz. Hiç Ölmeyene, bitmeyene, tükenmeyene, ebedi olana inanıyoruz. Her türlü ikilikten ve nifaktan uzağız. BİZ, TANRI DAĞI KADAR TÜRK, HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMANIZ,
Varlığımızın, birliğimizin esası bu iki temel üzerinde yükseliyor.
Kardeşlerim;

İktisadi kalkınma: Evet...

Hayat seviyesi: Evet...

Barajlar, garajlar: Evet...

Bunların hepsi lazım. Fakat bize her şeyden evvel iman barajları lazım...

Kafalarının içinde sudan başka bir şey olmayan, sudan gelme, sudan adamlar bunu anlamıyorlar. Bir ayaklarını Hacı Bayram'a, bir ayaklarını Moskova'ya basarak milleti aldatmak isteyenlerin sonlan hüsrandır. Bir gün gelecek aklananlar uyanacak, aldatanlar cezalarını göreceklerdir.

Aziz arkadaşlarım; Biz bu vatanı, sıra dağları, uçsuz bucaksız ovalan, engin denizleri ile taze bir heyecan tufanı ile yeniden fethedeceğiz. Yeni bir "Basü badel mevt" olacaktır. Bunu imanlı bağırlar, dik seciyeler, eğilmeyen başlar, bu arkadaşlar, bu aslanlar yapacaktır. Bugün onların olabilir, yarınlar bizimdir.

Hepinizi tekrar sevgi ve saygı ile selamlarım."

Ülkücü hareketin içinde her konferansta yer almış, ülkücü gençlerle beraber olmuştur. Ülkücü gençliğin iman yolunda yetişmesinde büyük emekleri geçmiştir. Serdendeçti hakkında bir kaç nükteyi size sunmak istiyorum:

Osman Yüksel Serdengeçti’ye “Senin hastalığının adı ne?”diye sormuşlar. O da; “Vallahi araba markası gibi bir şey, insanın benim de bir parkinsonum olsa diyesi geliyor.”demiş.

Hastalandığı zaman kendini ziyarete gelen Alparslan Türkeş’e “Bak Türkeş, senin en sadık müridin benim, sen “Ey Türk titre ve kendine dön.” Dedin. Ben de titremeye başladım.”demiş.

Hey koca Serdengeçti hey! Parkinson hastalığına yakalandığı zaman, ”Kalk be ne yatıyorsun?” diyenlere “Bir zamanlar dünyayı karıştırıyordum, şimdi çayımı bile karıştıramıyorum.” diyor ve en büyük esprisini 10 Kasım’da hayata gözlerini yumarak yapıyor.

Hırlının hırsızın artık günümüzde moda olduğu, insanların tv programlarında eş aradığı, toplumumuzun dejenere olduğu şu günlerde, memleket şehitlerine ağlarken İngiltere’ye konferans dinlemeye giden, memleketin güvenlik meselesi için okyanus ötesinden icazet almaya giden bir başbakanın olduğu şu günlerde Serdengeçtilere öyle ihtiyacımız var ki…. Şöyle dolu dolu konuşacak insanlara…

Hey gidi üstad! 10 Kasım 1983 günü vefat eden ve hala ülkücülerin beynine mıh gibi çakılı bir yiğit şahsiyeti anmanın duygularıyla; Allahsıza vatansıza imansıza karşı, Allah vatan millet bayrak yolunda haykırışın sesi olan Serdengeçtiler… Ömürlerini sebil ettikleri Allah yolunun savunucuları…

Mekânın Cennet, Yattığın Yer Nur Olsun Osman Yüksel SERDENGEÇTİ…


Sezer Yozgat
http://sezeryozgat.blogcu.com/4629961/
Akçura isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 18:45.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56