Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Türkiye'den Haberler

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 05-09-2009, 16:17   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,835
Varsayılan Provakatörü Kim Dağ'a Çıkardı!


ERMENİSTAN’a gidip soykırım iftiralarını, K. Irak’a gidip peşmerge reislerinin küstahlıklarını köşesine taşıyan Hasan Cemal, bu kez dağa çıktı ve çanak sorularıyla terörist propagandasına kal-kıştı. *** elebaşısı Murat Karayılan, sözcülüğe soyunan Hasan Cemal’e asla silah bırakmayacaklarını vurguladı.


DTP bizim temsilcimiz
EMRİNDEKİ 6-7 bin silahlı teröristi ‘meşru savunmanın güvencesi’ olarak sunmaya kalkan, tehditler savuran, şartlar ileri süren Karayılan, “Diyalog yeri İmralı’dır. Olmuyorsa diyalog yeri biziz. Bizi de kabul etmiyorlarsa siyasal olarak seçilmiş iradedir” diyerek DTP ile aralarında olan organik bağı da itiraf etti.


Erdoğan’ı hedef gösterdi
1993’te Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle barış için büyük bir fırsatın kaçırıldığını iddia eden Karayılan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da şu sözlerle saldırdı: 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yken, üstüne vazife de değilken, Kürt raporu hazırlayıp partisinin liderine veren Erdoğan bugün nerede?


Malum ekip işaret fişeğini Bebek’ten fırlatmıştı...
18 ŞUBAT 2005’te dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Edelman, Mark Parris, MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Hasan Cemal, Cengiz Çandar ve Can Paker’i buluşturan yemekten kötü kokular yükseliyor!


Hasan Cemal, bunu da yaz!
YEMEĞİN gizli konuğunun bazı gazetecileri (!) e-postalarla yönlendiren AB’nin eski yetkilisi Karen Fogg olduğu belirtiliyor. Terörist propagandası yapan Hasan Cemal, bu konuda tek satır yazmıyor.




*** propagandasına zemin hazırladıHasan Cemal sordu, ***’nın elebaşısı kanlı örgütün sözde zihniyet değişimini anlattı!..


Haber: Selda Öztürk KAY - Salim YAVAŞOĞLU
Daha önce Ermenistan’a gidip Ermeni soykırımı yalanlarını, Kuzey Irak’a gidip peşmerge reislerinin küstah ifadelerini köşesine taşıyan Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Cemal, bölücü örgüt ***’ya çanak tutmaya devam ediyor.
Bölücülerin yuvalandığı Kandil Dağı’na giderek Murat Karayılan’la yaptığı röportajın ikinci bölümünü dün gazetesinin sütunlarına taşıyan Cemal, yine sorularıyla elebaşının *** propagandası yapmasına zemin hazırladı.

Bölücü değillermiş
Cemal’in ’göz kırpan’sorularını fırsat bilen Karayılan ise, 40 bin insanımızı katleden kanlı örgütün anlayışını değiştirdiğini ileri sürdü. “*** eskiye göre daha makul bir çizgide. Örneğin evvelce bağımsız Kürt devleti isterdi. Bu geçmişte kaldı. Yani artık ’bölücü’değil.” diyen Karayılan “Dağdan indirme” tartışmaları ile ilgili küstahça değerlendirmelerde bulundu:

Piknik yapmıyoruz
Bakın, biz piknik yapmak için de dağda değiliz. *** silah bıraksın söylemi havaya, yani boşa sıkılmış bir kurşundur. Bıraksın da nereye bıraksın? Nasıl bıraksın? Silah bıraksın demenin bir anlamı yok. Önce oturalım, konuşalım. Ama bu arada 6-7 bin silahlı insanı ne yapacaksınız? Onlar bir yerde kazanımların, meşru savunmanın güvencesi...

Taleplerini sıraladı
Silah bırakmak için pazarlık masasındaymış gibi bir dizi şart da sıralayan katil elebaşı,şunları kaydetti: “Bakın biz artık ’demokratik özerk Kürdistan’diyoruz. Devletin üniter yapısını da bozmayan bir çözümdür. Mahalli İdareler Kanunu değişir, yerel yönetimler güçlendirilir. Sonra sıra, Kürt kimliğiyle ilgili kültürel haklara,(Burada bir anayasa değişikliğine işaret etmiş oluyor, HC) ve kimilerinin af olarak anladığı ’toplumsal uzlaşma projesi’ne gelir. Gönüllü birlikteliği yansıtacak yeni bir anayasada uzlaşmaktır.” “1993’de Özal öldü ve bir barış fırsatı kaçırıldı. Özal, Kürt sorununu görebilen ve onu çözmek için ciddi biçimde kafa yoran bir liderdi” sözleriyle 8. Cumhurbaşkanı’na övgü yağdıran bölücübaşı, Başbakan Erdoğan’a ise saldırdı:

Tehdit etmişti
“Erdoğan, 2005’te ’Kürt sorunu bizim de sorunumuzdur’demişti. 2005’de o sözleri söyleyen Başbakan nerede? 1994’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken, üstüne vazife de değilken, Kürt raporu hazırlayarak partisinin liderine veren Erdoğan bugün nerede?” Milliyet yazarı Hasan Cemal, röportajın önceki gün yayınlanan bölümünde ise katil Karayılan’ın tehditlerini kamuoyuna aktarmıştı. Çanak sorular karşısında küstahlaşan Karayılan bebek katili Öcalan’ın muhatap alınmasını isteyerek şunları kaydetmişti: “Artık kan dökülsün istemiyoruz. Çünkü yıllar geçer yine aynı noktaya geliriz. Kan kaybeder Türkiye. Askeri yöntemlerle *** bitirilemez; 25 yıl denendi bu ama olmadı. İlk adımda silahlar susacak. Sonra diyalog başlayacak. Diyalog yeri İmralı’dır. Kabul edilmiyorsa, diyalog yeri biziz. Bizi de kabul etmiyorsa, siyasal olarak seçilmiş iradedir, (burada DTP’nin adını zikretmiyor, ama ben belirtince başıyla onaylıyor, H.C)”


Bize çalışan gençler sağda solda bomba patlatıyordu
Son bir kaç yıldır, ***’lı teröristler ile Kuzey Irak’taki peşmergelerin görüş ve önerilerini sütunlarına taşımayı vazife edinen Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal, 1970’li yıllarda darbe ortamı hazırlamak için provokatörlük yaptığı itiraf etmişti. Bir yazısında 12 Mart öncesinde Sıhhiye Orduevi‘ne bomba atılmasını planladığını belirten Cemal, başka bir yazısında ise, bombacılardan “bizim gençler” diye bahsetmişti. Mart 2008’de yayınlanan bir yazısına ise “İlhan Selçuk gözaltına alınınca neredeyse kırk yıl öncesine gittim. 1969’u, 1970’i, 1971’i düşündüm.Darbeci ya da cuntacı yıllarımı...” ifadeleriyle başlayan Cemal şunları yazmıştı:
Bu işlerin içindeki bir çoğumuz gibi ben de mesleğimi o zamanlar devrimci diye tarif ediyordum. Bir araç olan askeri darbe ile ’devrim’in önünü açacaktık çünkü...
Öyle inanıyorduk.
Gözümün önünden geçip giden filmin karelerinde kimler yoktu ki. Doğan Avcıoğlu’yla İlhan Selçuk vardı, İlhami Soysal’la Uğur Mumcu vardı, Cemal Madanoğlu Paşa’yla birlikte daha nice general ve asker kişi vardı.
O tarihlerde ’darbe’nin peşindeydik. Özellikle Ankara’da askerle ’organize işler’in içindeydik.
Bize çalışan bazı devrimci gençler sağda solda bomba patlatarak asker için darbe ortamı oluşturuyordu. “Ordu-gençlik el ele, milli cephede!” mitingleri düzenleniyordu.
Bir keresinde, bir arkadaşı tarafından kazayla öldürülen devrimci bir genci, “Ülkücüler vurdu!” diyerek neredeyse bütün Ankara ayağa kaldırılmış, büyük bir gösteri yapılmıştı.
Başbakan Demirel’le hükümetini ve ’faşizm’i protesto ederek Ankara’da Tandoğan Meydanı’na yürüyenler, aslında neye alet olarak yürüdüklerini bilmiyorlardı tabii...
Dergimizin adı Devrim’di.
Doğan Avcıoğlu yönetiyordu.
İki hedefimiz vardı:
Biri Demirel, öteki Ecevit.
İkisini de düşman görüyorduk. İkisi de umut olmaktan çıkarılmalı, ikisi de siyaseten yıkılmalı, inandırıcılıkları beş paralık edilmeliydi.

Karayılan örgüte yönelik operasyonların durdurulmasını istedi.



O yemek kimyasını bozdu
Daha önce ağırlıklı olarak Ermeni yalanlarına destek verir nitelikte yazılar yazan Hasan Cemal, bu konudaki fikirlerini değiştirmese de, şimdilerde özellikle sözde Kürt sorunu üzerine eğiliyor. Cemal’deki bu kırılma, 18 Şubat 2005’te İstanbul’da yenilen bir yemeğe bağlanıyor. Cemal, Bebek’teki yemekte ABD’nin Büyükelçi görünümlü CIA Ajanları Eric Edelman ve Marc Parris, MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, TESEV’in Başkanı Can Paker, TRT eski Genel Müdürü Cem Duna ve gazeteci Cengiz Çandar’la bir araya gelmişti. 2,5 saat süren yemekte ne konuşulduğu hala açıklanmazken, adı e-posta skandalına karışan AB Komisyonu’nun eski Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Karen Fogg’un da toplantıda olduğu ifade ediliyor.
Yeniçağ
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-09-2009, 16:18   #2
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,835
Varsayılan Cevap: Provakatörü Kim Dağ'a Çıkardı!

Hasan Cemâl’i anlatmaya gerek bile kalmamış. Yeniçağ güncesi tüm ayrıntıları ile anlatmış sağolsun…


Başka birşeye dikkat çekmek istiyorum; Hasan Cemâl’de mevcut Ümraniye davası ile ilgili atıp tutucularından olduğunu yazılarından anlıyoruz. Ümraniye soruşturmasının en başlıca sebebi nedir?
“Devlete silahlı darbe girişimi….” diye söylenmekte… (Mim koyalım)



Alıntı:
Hasan. Cemâl, Bebek’teki yemekte ABD’nin büyükelçi görünümlü CIA Ajanları Eric Edelman ve Marc Parris, MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, TESEV’in Başkanı Can Paker, TRT eski Genel Müdürü Cem Duna ve gazeteci Cengiz Çandar’la bir araya gelmişti. 2,5 saat süren yemekte ne konuşulduğu bilinmiyordu.
Şimdi bu habere göre aklıma birşeyler gelmekte; acaba yukarıdaki resim bir darbe girişimi nin kareleri mi?
Tabi bilemeyiz ama herşeyi açıklayan, kendini demokrat olarak tanımlayan bir yazar neden bunları açıklamasın?

!!!!
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-11-2009, 12:54   #3
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,318
Post Cevap: Provakatörü Kim Dağ'a Çıkardı!

Lanet olsun hepsinin yüzüne... "Sorma kişinin aslını, izzetinden bellidir". Asalet yoksunu bu hainlerin yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır. Hasan Camel! Dedesi ne ki, torunu ne olsun!!!
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hasan cemal

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Provakatörü Kim Dağ'a Çıkardı! Türk'ÇE Türkiye'den Haberler 0 05-09-2009 16:17
Önce Köşke Çıkardı Şimdi Kızıyor!.. İlker Türkiye'den Haberler 0 11-26-2008 06:05
Sıradaki Kim? İlker Türkiye'den Haberler 0 11-19-2008 06:25
Kim bunlar? Akçura Serbest Kürsü 0 03-27-2008 23:48
Ahlaksız kim? Yahya Kemal Serbest Kürsü 1 01-28-2008 21:28


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 03:16.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56