Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Yazılar ve Ağbetik

Yazılar ve Ağbetik Başkalarına ait makale veya ağbetik paylaşımı

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-28-2009, 22:12   #1
Akçura
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,026
Akçura - MSN üzeri İleti gönder
Varsayılan Dostoyevski ve 3G Teknolojisi

Merak etmiyor musunuz? Slogan bu! Eğer; evet merak ediyorum diyorsanız cebinizden her ay birkaç yüz liranın daha merakınız yüzünden aile bütçenizden çıkmasına razı olacaksınız demektir. İstanbul kopuklarının bir köşe başında aleme yeni düşmüş sübyana esrar sarılmış sigarasını sararken “ çek bir fırt, merak etmiyor musun tadını ” der gibi cezbedici.


Evet, reklâm yeni gelişen bir telefon icadının insanları soymakta kullanılmak üzere insanın en basit dürtülerinden olan merak duygusu ile birleştirilmesiyle hazırlanmış akıllıca bir reklâm. Özellikle bizim gibi doğu felsefesinden etkilenmiş coğrafya için cidden üzerinde çok düşünülerek hazırlanmış bir konsept. Ayni cep telefonu teknolojisi batıda pazarlanmaya çalışılsa reklâmın ana teması ne olurdu merak ediyor musunuz? “Telefonu aç ve Gör ”Bu kadar basit ve vurucu bir emir kipi ile bezenmiş, süssüz ve anlamlı bir kısa cümleden ibaret olurdu.


Merak etmiyor musunuz? Evet, merak ediyoruz. Hem de çok. İnsanlık hayatı boyunca her şeyi merak etmemişimidir. Merakları ve onun neticesi keşfetme arzusu olmasa idi insanlık gelişebilirmi idi. Hayır. Lakin batı kültürü ile doğu kültürünün merak anlayışı dahi birbirinden farklılıklar gösterir. Zira batı medeniyetinin temel getirisi sonuçtur bizde ise süreç önemlidir. Çünkü doğu felsefelerinde merak görmek ile giderilirken bizde hisler ön plandadır. Aşk’ın ve aile kavramının batı medeniyetlerinde sanatta, şiirde, tiyatroda, sinemada bu kadar fazla işlenmesi de bu değerlerin toplumsal yoksunluğundan kaynaklanır. Zira batı’nın merak anlayışında ihtiyacı giderme, faydalanma azami değer iken bizdeki merak anlayışında gönül, vicdan, sevgi gibi değerler ile bezelidir ve aşk hiçbir zaman insanlık tarihi süreci boyunca Viyana’dan öteye geçememiş bir fantezi olarak batıda kitaplarda saklıdır.


Batı medeniyetinin hiçbir zaman Leyla ile mecnun’u, Ferhat ile şirini olamamıştır. Zira kadın, para, sarmaye değerleri hep ayni literatürde bir değer ekonomisi halindedir. Batı medeniyeti insanlığa karşı bu ikiyüzlülüğünün mahcubiyetini de sanat ile kapamaya çalışmaktadır.


Teknoloji’nin insan hayatındaki kolaylıklarının önlenemez yükselişi karşısında insan hislerinin azami miktarda azalışı ve değersizleşmesi ileriki nesillere bırakacağımız beklide en prematüre kültürü doğuracaktır. Süreç batı medeniyeti için kapital sermayede açılan çığırın devam ettirilmesi anlamını taşırken bizdeki yansıması yozlaşmadan başka hiçbir şey olmayacaktır. Doğu felsefeleri tarih boyunca batı’daki azgın insan ruhunun vahşiliğini dengeleyen bir unsur olmuştur. İnsan aklının çılgınlaştığı noktada ise batı medeniyeti dâhilik ile delilik arasında gidip gelmektedir.


Bakın o güzel şiirler, kitaplar, tiyatrolar yazan sinemalar çeken müzik parçaları üreten batı insanının deha dediklerinin özel yaşamlarını bir inceleyin. Hiç birisinin sağlıklı bir aile yaşamı hatta insanlarla doğru dürüst ilişkilerden dahi yoksun insanlardır. Üretmenin çapraşıklığı olarak sunulan bu olgu ise sadece batının düşmüş olduğu dehlizleri görerek belki de bu hayasızlığı sanatçı kimliklerinden haykırmaktan ibarettir. Çar imparatorluğunda ezilenlerin yanında yer alıp bir yandan antisemitist, ayrımcı ve arî ırk kavramına inanan dostoyevski’nin romanlarında insancıl temaları olanca dehası ile işlemesinde dahi bu ikiyüzlülüğün göstergesinin kalıntıları vardır. Teknoloji ancak böylesi çılgınlaşmış hatta ruhsuzlaşmış ve her yolu mubah gören kirli ellerin sayesinde gelişecektir. Zira dikiş iğnesinden tutunda atom çekirdeğinin bölünmesine ve nükleer tıpta kullanılmasına kadar faydalar savaşlarda sadece askerlerin birkaç yüz bin daha insanı katletme arzularının tetiklemesi ile ortaya çıkmış ve insanlığın hizmetine girmiş icatlar değimlidir.


Batı kültürü’nün bu aymazlığına karşı, insan ruhunun varlığını ispat edecek ve onu dinginleştirerek ehlileştirecek anlayış eğer Anadolu’dan da ötelere atılırsa insan ruh haritasının bütün dengeleri alt üst olacağı kesindir. Evet bizde merak ediyoruz. Ama merakımızı giderecek şey sadece gördüklerimiz ile amel ederek sonlanacak kadar basite indirgeniş asla olmayacaktır. Sözüm batı medeniyetine; Bizler sizden daha da fazlasını merak ediyoruz emin olun.


Murat ÇAVGA

HABER DOKUZ
Akçura isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
ODTÜ'den "radarda görünmezlik" teknolojisi Tanrıkut Bilimsel Gelişmeler 1 11-15-2007 23:25


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 20:25.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56