Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Tıbbi Gelişmeler

Tıbbi Gelişmeler Tıbbi gelişmeler Sağlık Sorunlarını Danışma Otağı

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 09-15-2009, 19:38   #1
hekim_deniz
Otağ Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 11
Varsayılan Prof. Dr. Hulusi Behçet ve Behçet hastalığı

Hulusi Behçet (20 Şubat 1889- 1948 İstanbul), Türk dermatoloji uzmanı ve bilim insanı.

1937 yılında, bir kan damarı enflamasyonu (vaskülit) hastalığı olan ve bugün kendi adıyla anılan Behçet hastalığını tarif eden ilk bilim adamı olmuştur.

Zor bir çocukluk geçiren Behçet çok genç yaşta annesini kaybetmiş ve büyükannesi tarafından büyütülmüştür. Babasının Şam'daki işleri sebebiyle ilk eğitimini o dönemler Osmanlı Devleti'nde bulunan Şam'da tamamlamıştır. Fransızca, Almanca ve Latince öğrenmiştir. Tıp eğitimini Gülhane Askerî Tıp Akademisi'nde almıştır zira o dönemlerde Osmanlı Devleti'nde sivil tıp eğitimi almak mümkün değildir. 1910'daki mezuniyetinden sonra dört yıl boyunca dermatoloji ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarda ihtisas yapmıştır.

I. Dünya Savaşı (1914-1918) sırasında Edirne'deki askerî hastanede dermatoloji ve zührevi hastalıklar uzmanı olarak çalışmıştır. Savaştan sonra (1918-1919 arası) tıbbi bilgisini geliştirmek amacı ile önce Budapeşte'ye sonra da Berlin'e gitmiştir. Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.

Türkiye'ye döndükten sonra serbest çalışmaya başlamış; önce Hasköy Cinsel Hastalıkları Hastane'sinde (Haliç) başhekim olmuş, sonra Vakıf Gureba Hastanesi'ne geçmiştir. O dönemde İstanbul Tıp Fakültesi'nin bir parçası olan hastanede profesörlük de yapmıştır.

1923'te, meşhur bir diplomatın kızı olan Refika Davaz ile evlenmiştir. Evliliklerinden bir kızı vardır.

BEHÇET HASTALIĞI

Behçet Hastalığı, ağız içi ve cinsel bölgede yaralarla seyreden, ayrıca deri, göz, orta ve büyük eklemler, damarlar başta olmak üzere vücuttaki tüm organ ve dokuları tutabilen, nedeni belli olmayan bir hastalıktır.

BEHÇET HASTALIĞININ NEDENLERİ
Behçet hastalığının henüz belirlenmiş bir nedeni yoktur. Ancak hastalığı tetikleyen çevresel etkenlerin yanısıra infeksiyöz ajanlar, bakteri veya virüsler ve genetik yatkınlık üzerinde durulmaktadır. Ailesel geçiş henüz tam bilinmemektedir. Ender olarak ailenin diğer fertlerinde de görülebilmektedir.

# BEHÇET HASTALIĞININ BELİRTİLERİ Ağız yaraları
Ağız yaraları hastaların hemen hemen hepsinde vardır.Hastalığın diğer belirtileri ortaya çıkmadan yıllarca önce tek başına görülebilir. Yaralar; yanak içi, dil, dudaklar, yumuşak damakta tek ya da çok sayıda ortaya çıkabilir. Yaraların ortası kirli beyaz, etrafı kızarık ve ağrılıdır. Genellikle 7 ile 14 gün içinde iyileşirler. Tekrarlayıcı özelliktedir ve tekrarlama sıklığı hastadan hastaya değişir.
# Cinsel bölge yaraları
# Çeşitli Deri Belirtileri
Behçet hastalığında deriye ait belirtiler, hastalığın başlangıcında veya seyri esnasında sık görülür.
Genelde bacakların ön yüzünde kırmızı ve ağrılı düğme gibi sertlikler görülür. Bunlar nadiren de gövdede düzensiz ve dağınık olarak yerleşirler. Çapları 1-5 santimetre arasındadır. 10-15 gün içinde, yara haline dönmeden, çoklukla yerlerinde hafif bir leke bırakarak iyileşirler.
Sivilce benzeri belirtiler, mikropsuz ve cerahatli kabarcıklardır. Görünüm açısından sivilceden farklı değildir. Bu nedenle hastalığın diğer belirtileri ile birlikte değerlendirmek gerekir. Sırt, yüz, göğüs, kasıklar, kalçalar, cinsel bölge, kol ve bacaklarda ortaya çıkarlar.
Vücudun genellikle koltuk altı, meme, ayak parmak araları ve cinsel bölge haricinde, ağız içindeki aftlara benzeyen yaralar görülebilir. Bunlar diğer belirtilerine göre daha az ortaya çıkar.
Paterji(Derinin Özgün Olmayan Reaksiyonu) derinin aşırı duyarlılığını ortaya koyan bir testtir. Paterji testi, hastanın önkol derisine steril bir iğne batırılarak yapılır. Reaksiyon 24 saatte belirginleşip 48 saatte maksimum seviyeye ulaşır. Önce kırmızı 1-2 milimetrelik bir kabarıklık iken steril cerahatli sivilce haline de dönebilir. Paterji testinin pozitif olması Behçet hastalarında tanı kriteri olarak kabul edilir.
# Göz ile ilgili belirtiler
Sıklığı ve şiddeti değişkenlik gösteren göz tutulması; genç erkeklerde daha sık, kadınlarda ve yaşlılarda daha seyrek ve hafiftir. Hastaların başlıca şikayeti görmenin azalması, göz çevresinde ağrı, kanlanma, gözün ışıktan rahatsız olması, puslanma, perdelenme ve siyah nokta uçuşmalarıdır.
# Eklem Belirtileri
Behçet hastalarında sıklıkla büyük eklemler; diz, ayak bileği, el bileği ve dirsek tutulur. Ayrıca el ve ayak eklemlerinde, parmak eklemlerinde ve kalça eklemlerinde Behçet Hastalığına bağlı belirtiler olabilir. Eklem tutulması eklem ağrısı ve eklem şişmesi şeklinde ortaya çıkar. Eklemde hareket kısıtlılığı görülürken kızarıklığa pek rastlanmaz. Eklem tutulumu şekil bozukluğu yapmaz ve genellikle de 1-2 hafta içinde kendiliğinden iyileşir.
# Damar belirtileri
Behçet hastalığında hem atardamar hem de toplardamarlar hastalanabilir. Ülkemizde toplardamar tutulması (tromboflebit) daha fazla iken atardamar tutulması çok nadirdir. Yüzeyel toplardamar tutulması bacakta ip gibi uzayan veya yuvarlak şişlik, kızarıklık, ağrı şeklinde kendini gösterir.
# Sinir Sistemi belirtileri
Sinir sistemi tutulumu çok nadir görülür. Hastalarda devamlı baş ağrısı, ara-ara ortaya çıkan çift görme, kol veya bacaklarda uyuşukluk, kuvvetsizlik, denge bozukluğu, yürüme zorluğu, konuşma bozukluğu, unutkanlık gibi belirtiler olabilir.
# Mide-Barsak Belirtileri
Hastalarda ender olarak boğaz ağrısı, karın ağrısı, ishal, iştahsızlık, bulantı, kabızlık görülebilir.
# Akciğer Belirtileri
Ülkemizdeki hastalarda oldukça nadir görülür. Sürekli öksürük, göğüs ağrısı, pembe renkli veya kanlı balgam çıkarılması olabilir.

BEHÇET HASTALIĞININ TEŞHİSİ
Behçet hastalığı genel anlamda kabaca bir damar iltihabıdır denebilir. Belirtilerin tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir. Bazı belirtiler hastalığın ilk yıllarında yok iken daha sonraki yıllarda ortaya çıkabilir.
Bulgulardan en az ikisinin varlığı hastalığı düşündürmelidir. Behçet hastalığı tanısı konarken ağız aftlarının olması şarttır. Ağız yaraları (oral aft) ile birlikte cinsel bölge yaraları, göz bulguları, deride kırmızı sertlikler, kıldibi iltihapları ve pozitif paterji testinin varlığı gibi bulgulardan dört tanesinin bulunması teşhis için gereklidir.

BEHÇET HASTALIĞININ TEDAVİSİ
Tedavinin seçimi hastanın klinik belirtilerine bağlıdır. Alevlenmeler ve düzelmelerle seyreden bu hastalık zaman içinde belirtilerinin hafiflediği veya kaybolduğu devreler gösterebilir. Tedavi lokal(haricen) ve sistemik olmak üzere iki kısımdan oluşur. Lokal tedavi deri, ağız içi ve cinsel bölge belirtilerinde uygulanır. Sistemik tedavi ise organ tutulumlarında kullanılır.

Bu önemli Türk bilim insanını saygıyla anıyorum...
hekim_deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Prof. Dr. Erol Güngör ( 25.11.1938) - (24.04.1983) Akçura Milliyetçi-Vatanseverler 0 04-24-2008 17:33
Prof. Emin Gürses, Şimdiki Zaman'da Yahya Kemal Basın Duyuruları 0 02-17-2008 20:04
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Suçsuz Bulundu Akçura Türkiye'den Haberler 4 01-06-2008 22:49
Prof. Albert Einstein'ın mektubu Oğuzhan Serbest Kürsü 0 11-25-2007 22:37
Prof. Dr. Cihat Özönder'in Ardından Göktepe Yazılar ve Ağbetik 2 08-06-2007 12:38


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 01:19.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56