Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Türk Dünyasından Haberler

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 08-04-2007, 22:55   #1
siyun_bike
Türkçü Toplumcu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 112
Varsayılan 20. Yüzyılın Başlarında Güney Kafkasya’da Sosyal Durum

20. Yüzyılın Başlarında Güney Kafkasya’da Sosyal
Siyasî Durum ve İran Devrimi’nin Bölgeye Etkisi

Yrd. Doç. Dr. Kurban MEMMEDOV
20. yüzyılın başları, dünya tarihinde ulusal uyanış, ulus devletlerin kurulması, halkların kendi kaderini belirlemesi, sömürgeciliğe karşı bağımsızlık hareketlerinin güçlenmesi ve bu zeminde baş veren münakaşalar, savaşlar ve jeopolitik mücadelelere sahne olmuştur. Rus sömürgeciliğinin en ciddî krizle karşılaştığı bu dönemde, Güney Kafkasya ve Asya’nın Rusya ile sınır bölgeleri -Osmanlı, İran, Afganistan, Çin ve Arap coğrafyasına karmaşık bir durum hâkim olmuştur. Osmanlı’da Genç Türkler, İran’da Settar Han Hareketi, Rusya’da 1905-1907 devrimleri sonucunda Güney Kafkasya bölgesinde, özellikle de Azerbaycan’da siyasî dinamizm harekete geçmiş, millî harekette millet ve hürriyet ideolojileri geniş yayılmıştı.

Azerbaycan’da millî-demokratik hareketin yükselişinde Rusya, Türkiye ve Avrupa’da eğitim görmüş aydınların ve Müslüman burjuvazinin özel bir rolü olmuştur. “1905 yılına kadar Azerbaycan toplumu baskı altında olmuş, Azerbaycan’ın bağımsızlığı düşüncesine ise Çarlık sansür uygulamıştır. Ancak Mançurya’da yenilgiye uğraması neticesinde yapılan ilk Rus devriminden sonra Azerbaycan sosyal-siyasî hayatında yeni bir dönem başladı... Ayaklarını yere sağlam basan toplumsal hareket her hâli ile millî şekil ve içeriğe sâhip oldu.’1

Azerbaycan’da yükselmekte olan millî-demokratik hareket, eğitimden devrim demokrasisine kadar ciddî bir gelişme dönemi yaşayarak olgunlaşmış, mevcut siyasî kuruluşun yenilenmesi ve sosyal-siyasî ıslâhatların yapılması stratejisini benimsemişti. Azerbaycan 4 Ocak 1905’te güneyde-İran’da, 9 Ocak’ta kuzeyde-Rusya’da başlanan devrim fırtınalarının kesişme noktasında bulunduğu için her iki devrimin etkisine mâruz kalmış ve devrim ideolojisini benimsemişti. Bu faktörlerle beraber, Ermenilerin Azerbaycan Türklerine karşı katliam ve plânlı etnik temizleme politikası ile karşılaşan Azerbaycan’da millî bağımsızlık hareketi yeteri kadar karmaşık ve zıt bir karaktere sâhip olmuştu. Bu durumu “petrolle ıslatılmış kuru ot hazır, bir kibrit yakmak gerekir; barut hazır, bir kıvılcım eksiktir” şeklinde değerlendiren Neriman Nerimanov, Azerbaycan’ın güney ve kuzeyinde istibdada karşı halk hareketinin görevlerine açıklık getirerek; “Şimdi öyle bir dönemdir ki, hürriyete sâhip olduğumuzu göstermek gerekir, dünyaya bildirmemiz gerekiyor ki, hürriyetin (özerkliğin) ne olduğunu anlıyoruz, biz kendi geleneğimiz ve kanunlarımız ile yaşayabiliriz”2 değerlendirmesinde bulunmuştur.

Rusya ve komşu devletlerde yaşanan devrimlerin etkisiyle Güney Kafkasya’da büyüyen millî harekette Azerbaycan Türkleri ile beraber Gürcüler, Ermeniler ve Kuzey Kafkasya halkları da önemli rol oynamıştır. Millî uyanış aşağıda gösterilen yönlerde gelişmişti:

- Millî ideolojinin oluşumu,
- Millî basının oluşumu ve gelişmesi,
- Millî aydın kadrolarının ve millî burjuvazinin millî harekete aktif katılımı,
- Çeşitli temayüllü, ancak millî kurtuluşu esas amacı olarak gören toplumsal siyasî hareket ve partilerin şekillenmesi,
- Millî birlik ideolojisi ve sınıfsal barışa çağrı,
- Kültürel-millî özerklik ideolojisi v.s.

Bu dönemde; Rusya Müslümanları Genel Meclisi Kurultayı’nın toplamak, Müslüman Cemiyeti Hayrıyası, Neşri Maarif, Nicat kuruluşlarının Hayat, Molla Nasrettin, Nümmet, Nicat, Işık, Seda, İkbal v.s. yayım kuruluşlarının Müslüman Anayasal Partisi’nin, Hümmet, Dufan, İçtimaiyyune-Amiyun (Mücahit) teşkilatlarını kurmak, Azerbaycan Muallimlerinin Birinci Kurultayı’nı toplamak mümkün olmuştu. Nerimanov “Ner” takma adı ile yazdığı “Bugün” adlı makalesinde Azerbaycan’da gerçekleşen olayları 1905-1907 devriminin etkisi ile açıklamakta, millî şuurun, basının, dilin uyanışından bahsederek görüşlerini “Ana dilimiz her halükârda kuvvet bulacaktır, yeni Fuzuliler, Vagifler, Zakirler, Vidadiler, Seyid Ezimler ortaya çıkacaktır. Tolstoy’un, Turgenev’in, Gogol’un... Şiller’in kimler olduğunu bilmeye kendi lisanımız vesile olacaktır... Hürriyet olmasaydı dilımız bu durumdan kurtulamayacaktı, esaretten kurtulmayacaktı... Açılsın kör gözler ve görsün ki, dünkü kuruluş hürriyetin sayesinde dağılmıştır”3 şeklinde açıklamıştır.

1905 yılı başlarından itibaren Rus İmparatorluğu’nun her yerinde büyümekte olan devrim hareketi Nerimanov’un eğitim aldığı Osdessa’da da yayılmaya başlamıştı. Mart 1905’te Novorossiysk Üniversitesi kapatılmış, Nisan’da Nerimanov Bakü’ye dönmüş ve kendisini siyasî olayların ortasında bulmuştu. Konuyla ilgili yapılan araştırmalarda Nerimanov’un, sosyal-demokrat görüşe sâhip Hümmet teşkilatına üye olması da bu döneme rastlamıştır.4 1904 yılı sonlarında kurulan Hümmet teşkilatının kurucuları M. H. Mövsümov, M. H. Hacinski vi M. E. Resulzade olmuştur. Bir süre sonra Azerbaycanlı sosyal-demokratların bir grubunun, aynı zamanda Nerimanov’un Hümmet’e üye olması sonucunda teşkilatta ideolojik bölünme söz konusu olmuştur. Bolşeviklerin Bakü Komitesi’nin Hümmet’te nüfusunun artması üzerine 1908’den sonra Resulzade’nin temsil ettiği grup bu teşkilattan uzaklaştı. Resulzade’nin daha sonra yazdığına göre, derneğin, (yâni Hümmet’in-K.M) matbaa usulü ile basılan bir de Hümmet adlı bir dergisi vardı. Hümmet teşkilatının aynı adlı dergisinin ilk sayısı Ekim 1904’te, son sayısı ise Şubat 1905’te çıkmış, daha sonra yerel hükümet tarafından matbaaya el konmuştu.5 Hümmet teşkilatı millî parti gibi kurulmaya başlasa da, ideolojik bakımdan sosyal-demokratlara yakın olduğu için her iki kesimden olan insanları etrafında toplayabilmişti. Teşkilat, Rusya Sosyal-Demokrat İşçi (Bolşevik) Partisi (RSDİ(b)P) Bakü Komitesi’nin şubesine dönüştükten sonra Azerbaycan Türkleri arasında görülecek işleri kolaylaştırmak için onun özerk statüsüne dokunulmadı. Bu kuşkusuz bölgedeki durumla bağlı olsa da, konuyla ilgili Nerimanov’un, M. Azizbeyov’un, S. Efendiyev’in, B. Serdarovun ve B. Dadaşov’un görüşleri de etkili olmuştu.

|Devamı 2023 Dergisi'nde|
http://www.2023.gen.tr/temmuz2007/11.htm
siyun_bike isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 04:47.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56