Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türkçü Toplumcu Görüş > Tepkilerimiz

Tepkilerimiz Ağ üzerinden ya da somut olarak gösterdiğimiz yasal tepkiler eşgüdüm otağı.

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 08-14-2007, 21:01   #1
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

http://proje.hurriyet.com.tr/bizeulasin/ tepkileriniz için
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2007, 21:04   #2
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan işte sebep yazı

Emin ÇÖLAŞAN
ecolasan@hurriyet.com.tr

Vay vay vay!..


ELİMDE İstanbul’da haftalık yayınlanan bir İslamcı dergi var. Seçim sonrasındaki iki ayrı kapağını burada görüyorsunuz. İlkinde Anıtkabir’e kilit vurulmuş ve altı ok, Atatürk’ün mezarından ceset halinde çıkarılıyor.

Bir sonraki kapakta ise altı ok şöyle tanımlanıyor: (Aslında Cumhuriyet rejimine küfrediliyor!)

"Dinsizlik, Halk Düşmanlığı, Fahişelik-İbnelik, Ayyaşlık-Hırsızlık, Batıcılık-Hayvanlık, Vatan Hainliği."

* * *

Derginin Anıtkabir kapaklı sayısında, 19. sayfada bir haber. Bunları sizlerden özür dileyerek aynen veriyorum ki, herkes pisliğin boyutunu görsün. Haberin başlığı: "Dayılanan pezevenge kurşun yağdı."

"Kayseri’de seks dükkanı açarak Müslüman halkımıza meydan okuyan pezevengin kerhanesi kurşunlandı. Kayserili Müslümanlar bu orospu çocuğunun açtığı seks dükkanına giderek ’Ananın porno filmi var mı, eğer gelirse biz satın alacağız. Ananın donunu da dükkanın girişine as’ dediler.

Şimdi biz laiklerden öğrendiğimiz yöntemlerle para kazamayı öğrenen bu orospu çocuğunun anasının filminin vizyona giriş haberini bekliyoruz.

Müslüman Kayseri halkı bizi yanıltmadı ve pezevengin işyeri kurşunlandı. Onları tebrik ediyoruz.

Gün geçmiyor ki Laik Cumhuriyet’in Allahsız ve ahlaksız rejiminin pislikleri görülmesin. Cumhuriyet kazanımları!

’İlke ve inkılapların’ oluşturduğu bu manzara karşısında biz intikam yemini ettik.

Tek tek ve topyekun, hesabını bu dünyada görmek üzere Allah’tan memuriyet diliyoruz."

Bu yayınlar (hem de "Müslümanlık" adına) İstanbul’da Valiliğin, Savcılığın, Emniyet ve öteki ilgili makamların gözleri önünde yapılıyor.

Devlet var mı? Var, var!

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...id=61&a=411583



__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2007, 21:26   #3
ASLIM
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Emin Çölaşan'a binlerce teşekkür... Bütün bunlar olurken tepki veren bir TC kurumu yok mu ki, görev yine Sayın Çölaşan'a kalmış... Belki birileri de şartların olgunlaşmasını bekliyor... ya da biz öyle sanıp avunuyoruz... Ne diyelim; bu usta işi küfürlerini -en yakışanına- sahibine iade edelim... Kim kimi gömecek göreceğiz...
  Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2007, 21:29   #4
Mühendis
Türkçü Toplumcu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 388
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Ruhban okulunu Mustafa Kemal, laiklik kapattı.
Şimdi Müslüman geçinen bu şerefsizler açıyor.
__________________
Unutulmuş gariban öğrenci şimdiki yavuz mühendis (:

(öğrenciyken pek bir heyecanlıydı sanki)
Mühendis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-15-2007, 01:08   #5
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Emin Çölaşan'ın görevine son verildi





Hürriyet Gazetesi Köşe yazarı Emin Çölaşan'ın işine son verildi

AKP iktidarı ile ilgili oldukça sert yazılar yazan Emin Çölaşan'ın işine uzun süredir son verilmek isteniyordu.
İşte Çölaşan'ın işine son verilmeyi gerektiren yazılardan bir tane:

Bu arada Çölaşan'ın Hürriyet Gazetesi'ndeki görevine son verilmesine çok sert tepki gösterne Bekir Coşkun'un da istifasını sunduğu iddia edildi


Hürriyet Gazetesin'de Emin Çölaşan'ın işine son verilmesinin ardından Gazetenin en önemli muhalif yazarlarından Bekir Coşkun'un olaya tepki göstererek istifa ettiği medya kulislerine bomba gibi düştü.

Hürriyet koridorlarından gelen iddialara göre Ertuğrul Özkök'ün, Bekir Coşkun'u istifadan vazgeçirmeye çalıştığı fakat Coşkun'un istifasında kararlı olduğu söyleniyor.


Hürriyet yönetimi Coşkun'la temas halinde. Gazeteden ayrılmaması için baskı var. Bu gece uzun geçecek. Gelişmeleri aktaracağız

Gelişmeleri aktaracağız

Vay vay vay!..


ELİMDE İstanbul'da haftalık yayınlanan bir İslamcı dergi var. Seçim sonrasındaki iki ayrı kapağını burada görüyorsunuz. İlkinde Anıtkabir'e kilit vurulmuş ve altı ok, Atatürk'ün mezarından ceset halinde çıkarılıyor.

Bir sonraki kapakta ise altı ok şöyle tanımlanıyor: (Aslında Cumhuriyet rejimine küfrediliyor!)

"Dinsizlik, Halk Düşmanlığı, Fahişelik-İbnelik, Ayyaşlık-Hırsızlık, Batıcılık-Hayvanlık, Vatan Hainliği."

* * *

Derginin Anıtkabir kapaklı sayısında, 19. sayfada bir haber. Bunları sizlerden özür dileyerek aynen veriyorum ki, herkes pisliğin boyutunu görsün. Haberin başlığı: "Dayılanan pezevenge kurşun yağdı."

"Kayseri'de seks dükkanı açarak Müslüman halkımıza meydan okuyan pezevengin kerhanesi kurşunlandı. Kayserili Müslümanlar bu orospu çocuğunun açtığı seks dükkanına giderek 'Ananın porno filmi var mı, eğer gelirse biz satın alacağız. Ananın donunu da dükkanın girişine as' dediler.

Şimdi biz laiklerden öğrendiğimiz yöntemlerle para kazamayı öğrenen bu orospu çocuğunun anasının filminin vizyona giriş haberini bekliyoruz.

Müslüman Kayseri halkı bizi yanıltmadı ve pezevengin işyeri kurşunlandı. Onları tebrik ediyoruz.

Gün geçmiyor ki Laik Cumhuriyet'in Allahsız ve ahlaksız rejiminin pislikleri görülmesin. Cumhuriyet kazanımları!

'İlke ve inkılapların' oluşturduğu bu manzara karşısında biz intikam yemini ettik.

Tek tek ve topyekun, hesabını bu dünyada görmek üzere Allah'tan memuriyet diliyoruz."

Bu yayınlar (hem de "Müslümanlık" adına) İstanbul'da Valiliğin, Savcılığın, Emniyet ve öteki ilgili makamların gözleri önünde yapılıyor.

Devlet var mı? Var, var!
http://www.kanalturk.com.tr/24785/emin-Çölaşan'ın-görevine-son-verildi.html
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-15-2007, 23:35   #6
Akçura
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,028
Akçura - MSN üzeri İleti gönder
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Hürriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, "Ben istifa etmem. Ama sıramı bekliyorum. Ben ikinci sıradayım. Beni de atarlarsa sıra Tufan Türenç ve Yalçın Bayer’e gelecek. Yeni arkadaş Yılmaz Özdil de potada''

Emin Çölaşan’ın Hürriyet Gazetesinde işine son verilmesinin ardından istifa edeceği öne sürülen Hürriyet yazarı Bekir Coşkun, "Ben istifa etmem. Ama sıramı bekliyorum. Ben ikinci sıradayım. Beni de atarlarsa sıra Tufan Türenç ve Yalçın Bayer’e gelecek. Yeni arkadaş Yılmaz Özdil de pek rahat durmayacağa benziyor. O da 5’inci sıradan potaya girer. Böylelikle atılanların sayısı 5’e çıkar’’ dedi.
Coşkun, tatilini geçirdiği Cunda adasında gazeteport.com internet sitesinin sorularını cevaplandırdı. Emin Çölaşan ile bugün kısa bir görüşme yaptıklarını ve daha uzun konuşacaklarını belirten Coşkun ‘’Kendisinin sıkıntısı yeni değil. Dünkü, ondan önceki günkü yazısı ile falan da konunun alakası yok. Aydın beyle ve yönetimle uzun süredir bazı konularda problemleri oldu. Taviz vermedi vermez de. Sonuç da böyle oldu’’ dedi.

'SIRADA BEN VARIM'
Coşkun ‘’Çölaşan’ın bu gelişmeye yorumu ne oldu?’’ sorusuna ise ‘’Bir yorum yapmadı kısa süre görüştük. İşten çıkarılan adam ne yorumu yapsın’’ dedi. Coşkun Çölaşan’ın bundan sonra da gazetecilik hayatına devam etme kararlığında olduğunu vurguladı ve ‘’Yeni bir iş bulur’’ dedi. Coşkun kendisinin de istifa edeceği iddiaları için ise şöyle dedi: ‘’Ben istifayı düşünmüyorum. Ama bana da atılma sırası gelebilir. Çünkü ben ikinci sıradayım. Benden sonra Tufan Türenç sonra da Yalçın Bayer var. Biz de hallederlerse 5’inci sırada da potaya o yeni arkadaş, Yılmaz Özdil girer. Çünkü o arkadaş da pek rahat duracağa benzemiyor’’

'GÜL’Ü SEÇTİK YA…'
Coşkun, kendisinin yazıları konusunda bir baskı olup olmadığı sorusuna ise ‘’ Ben bildiğimi, inandığımı yazarım. Bundan sonra da yazarım. Ama bana sıra gelirse ne yapayım. Beni de kovacaklarsa kovsunlar. Okuyucumla bildiğim istikamette buluşurum. Ama en göze batan ve 2. sırada ben varım’’ dedi. Bekir Coşkun ‘’Yani yazılarınızdan ve yazılarınıza yansıttığınız düşüncelerinizden bir taviz vermeden aynen devam edeceksiniz’’ yorumu için de ‘’ Evet aynen öyle. Zaten toplum olarak yeterli taviz verdik. Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Bu yetmez mi?’’ dedi.

http://www.netgazete.com/NewsDetail....netgazete.com/
Akçura isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-16-2007, 03:01   #7
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Emin Çölaşan ile kırk satır ile kırk katır tercihi





Medya yoksa demokrasi yoktur.
Hırsızlık ve faşizm vardır.
Peki Türkiye'de medya var mı?
Yok.
Katiller demokrasisi, hırsızlar düzeni…
Hayırlı olsun…
Medyası doğru konumlanmayan, ele geçirilmiş, teslim alınmış her ülke bundan sonra seçilmiş krallar tarafından idare edilecektir.
Bu da 21. yüzyılın despotizmi.
Demokrasi yoksa, despotizm vardır.
Ülkeleri bundan korumanın en öncelikli yolu, medyasını korumaktan, halkın bilgi kanallarının açık olmasını sağlamaktan geçiyor.
Globalizasyon karşısında demokrasilerin savunusunu yapabilmek için özgür medya olmazsa olmaz.
Türkiye'de medya ya hükümet elinde gözaltında, ya da hükümet organı TMSF elinde tutuklu.
Kırk katır mı istersiniz, kırk satır mı?
Emin Çölaşan'ın Hürriyet'ten gönderilmesi olayı, kırk katır ile kırk satır arasında tercihinizi gösterme olayıdır.
Ya bu zinciri kırarız, ya da hepimiz tutukluyuz zaten

Neden mi?

Dünyanın en zengin 200 kişisinin sahip oldukları toplam servet, yeryüzündeki en yoksul 2.5 milyar insanın toplam gelirinden fazla.
Bu 200 zenginin 112'si ABD'li.
Dünyanın en zengin 3 kişisinin (ABD) servetlerinin toplamı, en yoksul 48 ülkenin gayri safi yurt içi hasılasından yüksek.
Dünyanın en yoksul ülkesine kıyasla, en zengin ülkesinde kişi başına düşen milli gelir 228 kat daha çok.
Dünya üzerindeki 89 ülke son 10 yıl içinde 23 kat yoksullaştı...Son 10 yılın verilerine göre refah düzeyi yükselen ülkeler: ABD, Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Japonya...
ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve Japonya uluslararası üretimin yüzde 86'sını, uluslararası ticaretin yüzde82'sini kontrolleri altında tutarken bu rakam en yoksul 48 ülke için yüzde bir.
1997/1999 yılları arasında dünyada gerçekleştirilen toplam gelir artışının yüzde 58'i ABD tarafından sağlandı. Başka bir deyişle tüm dünyanın ürettiği toplam gelirin yüzde 58'i ABD'ye gitti...
Dünyanın en yoksul 83 ülkesinin son 7 yıl içinde ödedikleri dış borç faizi, anaparanın 5 katına ulaştı.G-7'ler diye anılan en gelişmiş 7 ülke dünya nüfusunun yüzde 11'ini oluşturuyor, buna karşın dünya toplam GSMH' sının 2/3'ünü topluyorlar.
Son 20 yıl içinde küresel sermaye işlemlerinin dünya üretimine oranı 1'e 15'ten 1'e 78'e yükseldi. Bir başka deyişle üretim için harcanan her 1 dolara karşılık 78 dolar spekülatif olarak kullanılmakta. Uluslararası fon yöneticileri, uluslararası bankalar, uluslararası spekülatörler tarafından para piyasalarında yaklaşık 1,8 trilyon dolar alınıp satılıyor. Bin ABD doları değerindeki bir banknotun Amerikan merkez bankasına maliyeti 0,35 dolardır.
Dünya mafyasının kontrol ettiği toplam sermayenin 8,4 trilyon dolar olduğu ve bunun %70'inin ABD mafyası tarafından kontrol edildiği tahmin ediliyor..1989 yılında yıkılan SSCB'nin fiili mirasçısı Rusya'nın 1999 rakamlarıyla dış borcu 180 milyar dolar, iç borcu 161 milyar dolar. Rusya'da yeni türedi zenginler, çokuluslu şirketler ve Rus mafyası eliyle, illegal yollardan 250 milyar dolar, resmi ve legal yollardan ise 300 milyar dolar civarında bir paranın ABD'ye transfer edildiği tahmin ediliyor...(Amerikan kaynaklarının dış borç olarak Rusya'ya aktardığı para bu yolla tekrar ABD' ye dönmüş oluyor)
Her yıl açlık yüzünden dünyada 38 milyon insan ölmekte, 800 milyon insan ise kronik yetersiz beslenmeye bağlı hastalıklarla savaşmaktadır...Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Raporu'na göre dünyadaki açlığı ve temel sağlık sorunlarını asgari düzeyde çözebilmek için gerekli para 13 milyar dolar...New York şehrinin elektrik tüketimi, bütün Afrika kıtasının toplam elektrik tüketiminin yarısından daha fazla...Bu küreselleşme nalıncı keseri midir ki hep o yana yontuyor? Ya da ''Nazar etme ne olur, çalış senin de olur." Felsefesi artık ulusları korumaya, ya da onları dünya ile entegre etmeye yeter mi?
Yetmeyeceği apaçık ortada. Medyası özgür ve bağımsız olmayan ülkelerin bunları bilebilmesi mümkün mü?
Ne yazık ki hayır. Medyası susturulmuş, susmuş bir ülkenin ulus ya da milli menfaat diye bir duyguyla yurttaşlarına ulaşması söz konusu olabilir mi? Hayır...
Demokrasilerde azınlık çoğunluk olma hakkını , demokratik düzenin parçasıysa elinde bulundurmalıdır. Peki ama muhalefeti olmayan bir medya ya da siyasal sistem olabilir mi?

Bunca farkı sağlayan şey bizim medya anlayışımızın içinde saklı olmalıdır. Bu da ancak demokraside olur.
Parlamenter demokrasinin yarattığı bir kuruluş olan özgür ve bağımsız medya, bu demokrasiyi yaşatacak olan temel unsurlardan biri olarak, sorumluluğunu asla unutmamalıdır. Bu nedenle, demokrasinin korunması ve yaşatılmasına yönelik temel politik ilkelerden asla taviz vermemelidir.
Ama verildi.
Şimdi yangın kapınızda.
Uyuyacak mısınız?
Günümüzde, yayıncılık, kamusal tartışma ortamının tam merkezinde yer almaktadır. Yayıncının görevi, kamusal politikaların sağlıklı oluşabilmesini sağlayacak tartışma ortamlarını tüm farklı görüşleri yansıtacak şekilde oluşturmak yada buna zemin hazırlamaktır. Çünkü, yayıncı gücünü, politik partilerden yada politikacılardan değil, ortakları olan yurttaşlarından alır. Bu nedenle amacı sessiz çoğunluğu sesli hale getirmek ve onların düşüncelerinin de kamusal politikaların belirlenmesinde etkili olmasını sağlamaktır.

Peki ama bu nasıl olacak?

Dünya üzerinde 1.2 milyar insan günde bir dolardan az para kazanıyor ve tüm bu insanlar sadece fiziksel yıpranmayla karşı karşıya kalmıyor, hayatlarının akışını belirleyen kararların hiçbirinde söz sahibi olamıyorlar. Üstelik , yolsuzluklar ve zayıf yönetimler yüzünden yardım da alamıyorlar, ancak yine de bu sorunların giderilmesinde günden güne yol kat ediliyor. Bu konudaki etkili gelişim stratejisi bilgi alışverişi ve şeffaflıktan geçmektedir. Bu yoksulluğu azaltmak için bilgiye erişim serbestleştirmeli ve bilginin kalitesi artırılmalı, çünkü bilgili insanlar doğru seçimler yaparlar. Bu nedenlerden ötürü, her zaman özgür basının bir lüks olmadığını savunmuşumdur. Özgür basın adil bir gelişimin can damarıdır. Medya tüm kötülükleri ortaya çıkartır. Hükümetin tüm hareketlerini inceleyerek bir kontrol mekanizması yaratır. İnsanların yönetim ve reformlar üzerindeki farklı görüşlerini dile getirir, değişim için birliğin sağlanmasında rol oynar. Endonezya'daki sebze pazarlarından, Londra ve New York 'da ki sermaye piyasalarına kadar tüm piyasaların daha iyi çalışmalarını sağlar. Ticareti, fikir alışverişlerini ve sınırlar arası yeniliklerin geçişini kolaylaştırır. Medya insanların gelişimine, eğitimine ve sağlığına da yarar sağlar, Uganda ve Nikaragua'nın ücra köylerinde bile.

Hükümetlerin kararlarını gizlice, bir çok etkileyici güçten uzakta yapması, kamuoyunun gözü önünde yapmaktan çok daha kolaydır. Ayrıca, gizlilik sayesinde hükümetler yanlış yapmakla suçlanamaz, bu yüzden her zaman kötü durumlardan zarar görmeden kurtulabilirler. Uygulanan politikalar iyi sonuç verdiğinde hükümet iyi kabul edilirken, kötü sonuçlar alındığında hiçbir zaman tamamen suçlu kabul edilmezler. Bunların yanında pek çok yolsuzluk ve iltimaslar da tüm bu gizlilik içinde toplumun gözünden uzak bir şekilde gerçekleşir. Ya de değişim yalanlarıyla göz boyamak da mümkündür. Ama nereye kadar?

Medyası olmayan bir ülkenin hükümetinin kontrolü mümkün değildir. En iyi kontrol rekabet halindeki, özgür ve bağımsız bir medya dünyası tarafından sağlanabilir.
Bugün Türkiye'de ihtiyaç duyulan da budur.

Bağımsız medya, politik sonuçları üç yoldan etkiliyor. Sınıflandırma, disiplin ve görünürlük. Sınıflandırma politikacıların koltuk mücadelesi sürecinde ön plana çıkar, bazı politikacılar medya sayesinde farklı bir statüde gösterilirken bazıları kendilerini gösterme fırsatı bile bulamazlar. Bugün seçim sürecindeki Türkiye'ye bakın ne göreceksiniz?

Disiplin daha çok gizli olaylarda etkileyici rol oynar. Yolsuzluk yapacak olan bir politikacının bu hareketinin bedeli o ülkede medyanın ne kadar bağımsız olduğuyla doğru orantılıdır. Medyanın gücü politikacıları disipline etmekte önemli rol oynar. Medyanın diğer etkileyici yolu olan görünürlük de hükümetlerin olaylara karşı tepkilerini seçmenlere görünür hale getirmesidir.

Serbest ve bağımsız medyanın demokratik kurumlarla girdiği ortak çalışmalar, hükümetlerin vatandaşların ihtiyaçlarına daha çabuk ve daha etkili cevap vermesinde önemli bir rol oynadığı da gerçek. Serbest ve bağımsız bir medya sadece zengin ülkelerin sahip olabileceği bir lüks olarak görülmemeli, aksine demokratik yaşamın bir gereksinimi ve önemli bir parçası gibi görülmeli. Fakir ülkelerin buna daha da büyük ihtiyacı var. Ama zengin ülkelerin pisikolojik savaş aracı olarak yoksullarda ve bizde kullandığı en etkin silah medya olmakta. Bugün ulusal davranışı bile Amerikan yurttaşları için alkışlayan va Türk yurttaşları için ayıplayan bir medyamız var.

Medya toplumsal dönüşüme katkısını 3 yolla yapıyor:
1- Politikacıları yeni yasa yapmaya yada var olanı şekillendirmeye yöneltiyor
2- Güç sahiplerini yasallıklarını doğrulatmak için doğru para politikası ve ücretlendirmeye sevkediyor.
3- Halkın gözü önünde yöneticilerin imajını şekillendiriyor.
Medya bilgiyi ne kadar yaygın, sık ve derinlemesine işlerse o kadar çok kişinin bilgilenmesini sağlıyor.
Sistemin akciğerini temizliyor...
Akciğeriniz sökülüyor.
Öleceksiniz.
Ya demokrasiyi savunursunuz, ya da demokrasiyi.
Dün geçti.
Bugün Emin Çölaşan.
Sakın aldanmayın öyle böyle demelerine.
Çölaşan'ın gidişi demokrasiyle ilgilidir.
Yarın…
Yarının olması için bugün Emin Çölaşan'a yapılanı yıkmak zorundasınız.
Haydi Hürriyet'in kapısına, haydi protestoya…
Haydi demokrasiyi savunmaya…
Yoksa kırk katır mı kırk satır mı?
Tercihiniz?
http://www.kanalturk.com.tr/yazar.php?yazarlar_id=834
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-16-2007, 05:25   #8
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Sonlarının başlangıcı!

Yalakaların etekleri zil çalıyor. İktidar uydusu gazeteler, “meslek ahlakını” ve zarafeti bir tarafa bırakarak baş sayfalarından haber veriyorlar: “Emin Çölaşan Hürriyet’ten kovuldu” diye!
Ben “ne zaman olacak?” diyordum; hiç şaşırmadım ama bu kadar çabuk veya böyle yapılacağını tahmin etmiyordum ve doğrusu sevindim. Kayıtlara geçsin diye söylüyorum: Bu, AKP iktidarının mukadder sonunun başlangıcıdır. “İktidar ifsat eder” . Şimdi 22 Temmuz “zaferinden” sonra AKP mutlak olarak ifsat olmakta!
Acısını bizzat çektiğim için bilirim. DP iktidarı da “sonunu”, basını susturmak hareketleriyle, gazetecileri cezaevine sokmakla kendisi getirmişti. O günlerde birkaç gazete hariç, iktidara göbeklerinden bağlı olmayan ve gerçek gazetecilerin, sahibi oldukları gazeteler ve gazeteciler arasında dayanışma vardı. Eğer biri kovulur veya cezaevine sokulursa, bunu kendileri için yapılmış sayarlardı.
Şimdi ise, hele AKP 22 Temmuz “zaferiyle” mutlak iktidarını perçinledikten sonra, Aydın Doğan ve bazı ötekiler, Emin Çölaşan gibi cesur yazarlara yer vererek kendi iş çıkarlarını tehlikeye sokarlar mı? Ama bunlar, işin ahlaki yanı bir tarafa, sonunda kendi kuyularını kazdıklarının farkındalar mı? AKP farkında mı?

Onur madalyası
Eğer yalakalar, Çölaşan kovuldu diye seviniyorlarsa, bunun sonunda kendileri için de bir tehlike olduğunun farkındalar mı? Bekleyin ve görün; daha neler olacak! Çok merak ediyorum, Allahın günü, “ifade özgürlüğünden” söz eden, Orhan Pamuk’un, Hrant Dink’in düşüncelerinin susturulmasından şikâyet eden malûm yazarlar, şimdi Çölaşan’ın “kovulmasını”, nasıl tevil
edecekler.
Kendisini, gerçek gazeteci Abdi İpekçi ile mukayese eden, fakat bir bu yana, bir öteki yana, göbek atan dansöz gibi yazan, “Holding iş takipçisi” Ertuğrul Özkök, bu “sirkati” konusunda, nasıl şecaat arz edecek? Gerektiği gibi istifa etmek “şecaatini” gösterebilecek mi?
Dikkat etmemişim. Özkök, meğer önceki yazısında, Bekir Coşkun ve Yılmaz Özdil’i överken, Emin Çölaşan’dan bahsetmemiş... Aynı yazıda, “Hakaret, iftira, takıntı, lakap takma, haksızlık gibi şeyleri muhaliflik gibi sunmaya kalktığınız zaman..vb.” demekle, aslında Emin Çölaşan’ı kastetmiş!
Tavsiye ederim; Doğan Holding gazete ve televizyonlarındaki cesur arkadaşlar; Bekir Coşkun, Tufan Türenç vb.. eşyalarını toplasınlar!
AKP iktidarı, “pılını pırtısını” toplayana kadar!
Bu olay, aynı zamanda medyanın holding tekellerinde toplanmasının tehlikesini de gösteriyor!
Son söz: Emin Çölaşan, Hürriyet’ten kovulmadı. Mesleğimizin en yüksek şeref madalyasını aldı ve de Sedat Simavi’nin gazetesinin ne hallere düştüğünü gösterdi!
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_...php?hityaz=346
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-16-2007, 14:37   #9
KEMALİST
Otağ Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 283
Varsayılan Çölaşan'ın görevine son

Emin Çölaşanın atılması beklenen bir olaydı satılmış gazetede fazla barındırmazlardı
__________________
UYAN DOSTUM UYAN KARANLIK UYKUNDAN
KEMALİST isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 07:38.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56