Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türk Harsı(Kültürü) ve Tarihi > Gelenek Görenek Töre

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 09-23-2007, 14:25   #11
Göktepe
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

Sayın Ogedai,
Yazdıklarınızın tümünün altına -haddim olursa- imzamı atarım.
Bu tespitlerin yapılabiliyor olması bile bir umuttur benim için.

Öyle çarpık bir savaşın içindeyiz ki, hangi tarafa gitsek bir necasetin içinde buluyoruz kendimizi.
Önceliklerimizi gözönüne alıp taraf tutsak da, aynı safta göründüklerimizin kirliliği yüzünden başarı her geçen gün uzaklaşıyor.

Her fırsatta milletin dinine küfredenler, siyasetlerini buşekilde sürdürdüçe; her fırsatta milletin dinini kullanarak, ne islam'la ne de Türklükle alakası olmayan kirli emellerine adım adım yaklaşan şeref yoksunları kazanmaya devam edecekler..

"Bütün bu ahval ve şerait içinde dahi" ümitvar olmanız çok güzel. Ben daha bu yaşımda (ki sizden oldukça küçük olduğumu tahmin ediyorum) çoktan yoruldum bile.

Sanki boşa uğraşıyormuşuz, bir şeyleri değiştiremeyecekmişiz gibi geliyor.

Devrim/ihtilal/inkılap konusunda görüşlerinize de katılıyorum..
Sandıktan Türk'e "Başbuğ" çıkmaz, çıksa çıksa siyasi parti genel başkanı çıkar..
Başka bir şey arıyorsak, başka bir yol bulmamız gerek..

Fakat "nasılı" konusunda ben çok fikir sahibi ve ümitli değilim..

Bu aralar tek yaptığım, "Allah'ım sen sonumuzu hayır et" demek..
Hayrolsun...
  Alıntı ile Cevapla
Eski 09-23-2007, 15:27   #12
ogedai
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Ya Istiklal Ya ölüm!

Sayın Göktepe, bunları bir görevliden duymak üzücü..

Umutsuzluğunuz, bir ürün aslında.. Toplum mühendisliğinin yaratmış olduğu bir ürün. Yalnız olmadığınız, bu düşünceyi sizin gibi paylaşan birçoklar olduğu için rahatsızlık vermiyor sadece.. Hani şu kurbağa kasap meselesi yani..

Bursa nutku yürürlüğe konmazsa, bu macera sone erecek. Bunu hepimiz biliyoruz. Uyanalım! ve Atatürk gençliği olarak hakkımızı alalım..

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!.. Ölüm mü? çok soğuk değil mi? Kurtuluş savaşına katılan gençte çoluğunu, çocuğunu, anasını, babasını bıraktı ölüme koştu.. ama ben sadece yazabiliyorum. Anıtkabirin altından gelen savaş seslerini duydunuz mu hiç. Müzedekileri.. O insanlar geri gelmemek üzere gittiler savaşa, bunu biliyorlardı.. BENİM İÇİN ÖLDÜLER. Hiç tanışamayacakları benim için. Ne ima etmeye çalıştığımı anlıyormusunuz? Biz de hiç tanımayacağımız memleket çocukları HÜR olsunlar, TÜRK kalsınlar diye ölmek zorundayız.

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği
!


M.Kemal ATATÜRK

Bu nutkun altına da imzamız attığımız zaman bir şeyler olur belki.

Bu nutku bulduğumuz her duvara asalım..

http://www.youtube.com/watch?v=yWpeSLw6fDs

Saygılarımla..
  Alıntı ile Cevapla
Eski 09-26-2007, 16:05   #13
Yahya Kemal
Member
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 84
Yahya Kemal - MSN üzeri İleti gönder
Varsayılan Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

Sayın ogedai;

"Yeni Türk İdeolojisi Gelenekten Türetilmelidir" Başlığıyla açtığınız konuyu başından beri takip ediyorum. Türk tarihini ve geleneğini esas alarak yenilenen bir ideoloji yeni bir fikri çalışma hareketi olarak görünen bu yazının son iletilerinde sözün Atatürk'ün Bursa Nutku'na geldiğini görüyorum. Kusura bakmayın ama son derece anlamlı ve güzel başlayan bu fikri tartışmanın dönüp dolaşıp bu nutuk ile sonlanması açıkçası beni üzdü. Atatürk'ün bu nutkunda en çok vurgulanan ve herkesin ilgisiniz çeken kısım "Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır" kısmıdır. Bunu takiben bir nevi sivil itaatsizliği ve fikri tartışmadan başka bir anlam taşıyan hareketleri başlatmaya yönelişin söylemleridir bu sözler aynı zamanda. Halbuki bugün Türkiye'nin ve bizlerin ihtiyacı olan bu tür bir kalkışma değil, fikri bir yenilenmedir. Ve bu yenilenmenin Türk Yurdunda yaşam bulması kitlelerin bu fikri benimsemesidir. Aslında sizin de konunun başındaki görüşleriniz bu yönde yanlış anlamadıysam. Belki konunun devamında böyle bir ileti yazma ihtiyacı hissetmiş olabilirsiniz ama ben de arka arkaya iki iletinizde yaptığınız vurguya dikkat ederek bu eleştiriyi getirmek istedim. Bu geliştirdiğim eleştiriye aldanıp sakın yazdıklarınızdan sadece bu kısmı okudum sanmayınız. Başından beri çok önemli ve güzel bir konuya değiniliyor. Bir kısmına eleştiri ile başladığım yazıma, ana fikir üzerine bir kaç söz söyleyerek katkıda bulunmak istiyorum.

Türkiye'nin model arayışı maalesef bana her konuda yaşanan özgüven eksikliğini bir yansıması olarak görünüyor. Türkiye ve Türk İnsanı ciddi anlamda bir özgüven sorunu yaşıyor. Bunu her alanda görebiliyoruz. AB ile olan ilişkilerden, Uluslararası alandaki spor müsabakalarına; Öz vatanımızda yabancı adlı tabelalardan, Eurovision'a katıldığımız şarkının diline bir çok alanda bu özgüven sorunun yansımalarını görüyoruz. Hep dışarı ile mukayese edilen onlara ait bir medeniyete eklemlenmeye çalışan ama ruhu ve geçmişi itibari ile hiçbir zaman onlarla yek vücut olamayacak bir kültürün mensupları olarak bu bunalımı her alanda yaşıyoruz.

Özellikle son dönemde mevcut iktidarların yönetimlerinin de etkisiyle bu gidişe "dur" demek isteyen kişilerin sayısı hızla artmakta. Ama görmekteyiz ki bu kitleler halktan yeterli desteği alamamakta ve kendilerini ifade etmekte zorluk çekmekteler. İşte tam bu noktada bizlerin de kendini bir şekilde bağlı hissettiği "Milliyetçi-Ulusalcı-Atatürkçü-Milli" çevrelerin sizin de bahsettiğiniz bir yeni ideolojiyi türetmeleri gerekmekte. Hem de çok hızlı bir şekilde. Fakat daha önce de değinildiği gibi bu konuyu günlük siyasi tartışmalardan ayrıştırıp partiler üstü bir konumda yapmak gerekir. Çünkü sandıktan çıkacak bir genel başkanın 1 bilemediniz 2 dönem Başbakanlık ömrü vardır. Halbuki bizim yapmamız gereken Türk Milleti'ne yön verecek bir hareketin temelleri olmalıdır.

Ve bu fikri çalışma akademik bilgilerin içinde kaybolmayan Türk Milleti'nin fertlerini tercihlerinden, inançlarından dolayı hor görmeyen ve ne olursa olsun Türk Yurdu'nun kurtuluşunun bir ve bütün Türk Milleti ile yapılacağını unutmayan bir çalışma olmalıdır. Türk Milleti'nden uzak, kapılar ardında, sokaktaki yaşamdan bihaber bir çalışmanın iyi bir sonuç getirmediğine son genel seçimlerde maalesef yaşayarak tanıklık ettik.

Bu konuda söylenebilecek daha çok söz var ama zaten gereğinden fazla uzattım. Derdimi bir nebze olsun anlatabilmiş olduğumu düşünerek bu konunun güncel olarak tartışılmasını umuyorum. Ben de fırsat buldukça tekrar bu başlığa yazmaya çalışacağım. Esen kalınız...
Yahya Kemal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 09-26-2007, 22:23   #14
ogedai
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş!

Sayın YAHYA KEMAL,

Konuya gösterdiğiniz ilgi ve samimi eleştirileriniz için çok teşekkür ederim.

M.Kemal'in başlattığı sivil hareketin sonucunda kurtulan topraklarımızın insanları, barışçıdır. Ancak büyük acılar çekmiştir, sabırlıdır.

Yapılmaya kalkışılan,yenilik olmalıdır fakat ülkenin durumu bu şartları çoktan aşmış görünmektedir. Her zaman barışın savaşçısı olma öğüdünüde kalbimizin en güzel yanında taşırız. Ancak yenilik bu topraklarda kolay kabul görmemektedir.


Bu durumu, M.Kemalin getirdiği yenilik hareketinin, taraftarlarınca da anlaşılamamış, alışılamamış olmasından anlayabiliyoruz.Birlikte yeniliğe kalkışacağımız toplum, daha önceki kalkışmalarında, sistemin iflah olmazlığı yüzünden, dışardan alınan destekle (ya da zorla) aniden ve sertçe durduruldular.

M.Kemal'in başlattığı, bir yenilik kalkışması değildir. Olumlu yönde yeniliği de beraberinde getiren, topyekün bir kalkışmadır. Bu kalkışma sonrası, diğerleri bastırılmıştır.

Şu an uygulanan sistem, böyle yavaş bir kalkışmayı için de barındırmamak üzere tasarlanmıştır. Bu tasarım zaman içinde, sabırla yerleştirilmiştir. Yani, M.Kemal'in gençlere "özel" olarak yazdığı ve özellikle sesli dile getirdiği Bursa Nutku'ndaki, hatta Gençliğe Hitabe'deki tarif edilen şartların tamamen oluştuğu bir gerçektir. Bu durumda yapılması gerekenler de belirtilmiştir. Bu bizim başardığımız son kalkışımın liderinin bize verdiği bir emirdir. O'nu dinlememiz gerekmektedir çünkü, O bunun sırrını bilen insandır.

Eski gelenekten esinlenen Türk Bilimsel Yönetim Biçimi, üzerinde hassasiyetle durulan, üzerine en çok gelinen konuları, savunmayı zaten bünyesinde barındırır. Gerisi kendiliğinden gelir. Sadece eğitim sisteminin milli olması, yeni nesillerin kendinden emin ve güçlü yetiştirilmesi bir çok sorunu birkaç nesil sonra çözmeye yeter. Ancak eğitimin kalkındırılması zaten sistem tarafından imkansız! hale getirilmiştir.

Konunun ilk yazılarında bahsettiğim, sistemin yenilenmesiyle birlikte, tamamen milli ögelerle yola çıkma fikri, benim M.Kemal'den
benimsediğim bir fikridir. Bu fikir, aslında bize özlediğimiz milli oluşumuzu geri verecektir çünkü, bu ülkenin duyarlı insanları, bütün sistemin, milli kimliği yoketmek üzere işletildiğini anlamışlardır. Milli kimliğe, dışardan ve içerden bu kadar müdahale edilmek istenmesi, sonuca ulaşmanın, kısa yolu olarak görülmesi, bize bunu her gün öğretmektedir. İlk elde, bahsettiğiniz, dil müdahalesi vardır. Daha birçokları mevcuttur..

Milli kimliğin, daha doğrusu milli bilincin yok olmasının sonuçları ortadadır. Her seferinde millet olduğunu unutup, dışardan gelme içerden desteklenme, yapay oyunlarla (alevi-sünni, başörtüsü-laiklik gibi genelde dini içerikli..) bölünmüş ve bundan çok zararlı çıkmıştır. Milliyetçiliğin gölgesini savunanlara muhtaç olmuştur. Sistem bir kaç yıl içinde ülkeyi, mecliste alkışlar eşliğinde bölmeye müsait hale getirmeye başlamıştır.

Bu durumda ne yapmamız gerektiğini, neler yapabileceğimizi sağcı, solcu, laik, antilaik olarak değil, ülke gençliği insiyatifi olarak düşünmek gerekiyor..

Saygılarımla..
  Alıntı ile Cevapla
Eski 09-27-2007, 02:15   #15
ogedai
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

Sistem değişikliği tamamladıktan sonra diğer Türk topluluklarının birleştirilmesi sorunu önümüze çıkmaktadır. Sistem değişikliği doğru olarak yapılabilirse, yeni sistem bu durumu gerekli kılmalıdır. M.Kemal böyle bir birleşme ya da yakınlaşma için gerekli şartları belirtmiş (Sovyet İmparatorluğunun dağılması), o şartlada zaten oluşmuştur.

Sürekli yenilemeye çalıştığımız sistem bu durumun da önünde kesin bir engel oluşturmaktadır.

İçinde bulunduğumuz kaos sistemi, kendisini oluşturan sistemlere bir zehir gibi sızmış, bu sayede kendi bulanık, anlamsız dünya görüşünü resmi ideoloji adı altında yeni nesillere her geçen gün eğitim, medya vb. vasıtasıyla kabul ettirmektedir.

Birleşmiş Türk toplulukları Atatürkçülük dahil her konuda birbirleriyle fikir alış verişine muhtaçtır. Bu fikir alışverişi sonucunda Türk töresini temel alan ve bilimin ışığında oluşturulan ortak bir bilimsel model bizim ideal yönetim sistemimizi oluşturmalıdır.

Sonuç olarak yeni sistemi hayata geçirebilmek, topyekun bir harekete mecburdur. Toplumun desteği, bu yolda alınmalıdır. Kalkışmanın en son başarılı temsilcisi de bu yolda örnek alınmalıdır. Gerisi bize kalmış. Bizi en deriden yaralayan hassasiyetler göz önünde bulundurularak yepyeni bir sistem oluşturulabilir. M.Kemal örneği buna engel değildir. Bilhakis destekler..

Yeni şartlar altında eski sistemi devam ettirmenin gereği kalmamıştır. Adı dahil her şey değiştirilebilir. M.Kemal, Atatürkçü değil bilimsel, olmamızı ister. Atatürkçülük ve Kemalizm ondan sonradan ortaya çıkar ki.. Kendileri, yönetim biçimini dayatmamış, gelişen şartları müspet yönde değerlendirmemizi salık vermişlerdir. Hatta ben dini bir metin gibi tapılacak bir şey bırakmıyorum manasına gelen açıklamalarla, kendi getirdiği sistemin değişe dünyaya ayak uydurabilmek için değiştirilebileceğine işaret etmiştir. Eğer aşırı saygı duyulması gereken bir durum varsa, oda bağımsızlık hareketidir. Diğer şartlar değişmektedir. dünyayı 1923 şartlarına göre görmek ve o şartlara göre tedbirler almak, içerideki dönmelerin, dışarıdan destek alarak Kemalizm ve Atatürkçülüğü bize son derece çarpık öğretenlerin, uygulayanların amacıydı. Bunu başardılar. Türk Genci buna karşıda uyanık olmalı isim ve kavramlara tapınmayı bırakıp aklın ve bilimin yolunu seçmelidir. Atatürk böyle söyler anladığım kadarıyla.

Bu Osmanlı'nın da problemiydi. Görülüyor ki bu tarihten gelen, Türk Milletinin bir problemidir.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 10-15-2007, 23:33   #16
Mühendis
Türkçü Toplumcu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 388
Varsayılan Ynt: Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

hmm. konuyu geç görüp geç cevap yazdım.

Kemalist ideolojiyi okuyup anlamak gerekiyor kanımca. Herkesin beklentisine cevap veren bir düşün akımı.

Burada kemalizmi açıklamaya çalışmayacağım. Bu tembelliğe ve hazırcılığa sebep olur ve etkili olmaz.

Kemalizmi cemaatlerden, siyasi akımlardan öğrenmemek gerekir. Çünkü hepsi kafasına göre çekip çeviriyor.
Hatırlanacak olunursa sağ-sol dönemlerimde kemazlimi savunanlar kominist diye nitelendirildi. Bu gün ise dinsizlikle suçlanıyor. Bu yüzden tavsiyem herkes Kemalizmi kemalist yazarlardan öğrenmesidir.
__________________
Unutulmuş gariban öğrenci şimdiki yavuz mühendis (:

(öğrenciyken pek bir heyecanlıydı sanki)
Mühendis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-16-2007, 02:49   #17
ogedai
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Ynt: Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

1 Siyasi irade ele geçirilmeli, bu ancak eğitimle olur.

2 Yeni nesli biz yetiştireceğiz, elinde insanlara topluca ulaşma imkanı olan her kişi -özellikle eğitimciler- bunu iyi anlatabilmeli.

3 Bu, bizi birkaç nesil sonra uyanmaya götürür.

4 Uyanan nesile bir devrim yapma ihtiyacı hissettirilmeli.

5 Bu devrimi en son olarak başarıyla yapan M.Kemal örnek alınmalı.

6 M.Kemalin kongrelerde yaptığı gibi devrim halka ve ileri gelenlere iyice anlatılıp, yararlı olacağı konusunda ikna yoluna gidilmeli.

7 Devrimin içeriğinde, incelenmiş İslamiyet öncesi Türk yönetim biçimlerinin uygulanması konusu da açıklığa kavuşmalı.

8 Gerekirse ev buluşmaları tarzında toplantılarla halk bilinçlendirilmeli AB ABD ve diğerlerinin sorun olarak bizi nasıl etkiledikleri bu toplantılarda anlatılmalı.

9 Bu toplantılarda çocukların önemi ısrarla vurgulanıp, sadece vatana hizmet -tabi doğru biçimde. Sağsız solsuz- etmeleri yönünde yetiştirilmeleri istenmeli.

10 Toplantılarda medyanın ne kadar yanıltıcı olduğu yönünde telkinlerde bulunulmalı.

11 Dil ve bağımsızlık konularının ne kadar içiçe geçmiş olduğu hatırlatılmalı.

12 M.Kemal'in ilericilik kavramı irdelenmeli ve modellerin yenilenmesi gerekliliği vurgulanmalı. Tabi bu model ithal olmayacak. Kendisinin de bu yönde sözleri olduğu hatırlatılmalı.

13 Bunlar yapılmadıkça hiçbir yolun bizi kurtaramayacağı fikri benimsetilmeli.

14 Bütün bunları bu forumda başlatamazsak kimse başlatmayacak.

15 Forumdakiler ikna edilmeli
  Alıntı ile Cevapla
Eski 10-16-2007, 18:15   #18
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Ynt: Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

Atsız'ın öngördüğü Türkçülük İlkeleri

1-Türkçüyüz

2-Arınmış Türkçeciyiz

3-Yasacıyız

4-Toplumcuyuz

5-Milli Gelenekçiyiz

6-Demokrasiye Taraftarız

7-Ahlakçıyız

8-Bilimciyiz

9-Teknikçiyiz
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-16-2007, 18:28   #19
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,182
Varsayılan Ynt: Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

Atatürk'ün kuramlaştırdığı 6 ok ilkesi her ne kadar Atatürkçülük olarak adlandırılsa da Atatürk dönemi yapılanlar ve Cumhuriyet'i kuran ruh olarak algılanmalıdır.Bu okun en büyüğü ise ilkelerin temelini teşkileden milliyetçiliktir.Milliyetçilik her ne kadar ülkülem olarak diğer milletlere husumet besleme olarak gösterilmeye çalışılsa da tamamen kendi milletine olan sevgi ve korunma temelli bir fikirdir.Temel dinamikler ekseninde, korunup gelişmeyi ilke edinen bu fikriyatta zaten gelenekçilik olmazsa olmaz fikirdir.Gelenek milli kültürün bir parçasıdır. TDK ve TTK gibi kurumların kurulmuş olması, bile Atatürk'ün milli kültüre verdiği öneme en somut kanıttır.
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-16-2007, 18:46   #20
ogedai
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Ynt: Yeni Türk ideolojisi gelenekten türetilmelidir.

Bu durumda bir sorum olacak;

AB-D demokrasi olmayan bütün ülkeleri hallaç pamuğuna çevirdikten sonra, oralara demokrasi getirmiş ve yönetenleri üstün kapital gücünü ya da başka yolları kullanarak kuklaya çevirmiştir.

Durum demokrasiye inanan Türkiye içinde böyle tezahür etmektedir.

Benim önerdiğim ise yeni bir yönetim sistemi bulunmalı ve diğer büyük yönetim sistemleri gibi ihraç edilmeli.. Hep batılı yazarların felsefelerini bilmekle hava atıyoruz, demokrasi de batılının ihtiyacına yönelik bulduğu bir kavramdır. Biz onun sorunlarını yaşamadık ve yaşamıyoruz o yüzden bize çare değildir. Hatta batı ülkelerinin bile "demokratik" adı altında uyguladıkları sistem çok serttir, gittikçe de sertleşmektedir. Hatta Türk vatandaşlarına ve diğerlerine (kızılderililer vb.) yaklaşımları ve uygulamaları hiç te demokratik değildir. Bizden sürekli demokratikleşmemizi isteyerek büyük zararlar vermeleri düşündürücüdür. Bunu yaparken (301. madde gibi, içimizden birisi Hollanda da Hollanda kralına karşı bir yazı yazabilir mi? buna cesareti olan var mı?) kendileriyle ilgili konularda oldukça sert diktatörce tutumlar sergilemektedirler ama kravatları olduğu için demokratik olarak anımaktadırlar.

Demokrasi denilen kavram, bizim gibi ülkeleri ele geçirmenin kolay yolu olarak tasarlanmış bir yönetim biçimimidir?


  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 08:33.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56