Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Basın Duyuruları

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 09-16-2007, 19:47   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan özütürk Belgeseli

BELGESEL, TRT 2 DE 17 EYLÜL PAZARTESİ 22 30'DA
7 HAFTA BOYUNCA...

Avrupa'daki Türk kavimlerinin izini süren belgesel
ÖZÜTÜRK
Avrupa'da unutulan Türk kavimleri gün ışığına çıkıyorÖZÜTÜRK: Kumanlar... Karaylar... Tatarlar...
Yüzyıllar önce Avrupa'ya göç ettiler... Asırlardır kimliklerini unutmadılar...

Kumanlar, Karaylar ve Tatarlar... Özü-Türk belgeseli, Litvanya'dan Polonya'dan Macaristan'dan ve
Finlandiya'dan, unutulan Türk kavimlerinden ekrana sevgiler taşıyor...
Yüzyıllar önce ayrıldığımız akraba topluluklarından selam getiriyor... Haklarında çok az şey bilinen bu Türk toplulukları, kültürleri,
şarkıları ve günlük yaşantılarıyla TRT ekranlarında... İlk bölümü 17 Eylül Pazartesi akşamı
22.30'da TRT-2'de.

Bazen biz Türkler koca dünya'da hatta Avrupa'da yalnız olduğumuzu hissederiz. Almanlar Fransızlarla, İngilizler Hollandalılarla, İtalyanlar İspanyollarla akrabadır ve hatta hepsi sonuçta birbiri ile
akrabadır.Ancak biz Türkler Batı'ya baktığımızda kendimize akraba bulamayız. Ve kendimizi buralarda hep yalnız hissederiz. Aslında Avrupa'da hiç de yalnız değiliz, çünkü yüzyıllar önce Batı'ya göç etmiş akraba topluluklarımız Avrupa'da yaşıyor. Onlar bizi çok iyi tanıyor,
ancak biz onları pek tanımıyoruz. Litvanya'da Karay Türkleri, Macaristan'da Kumanlar, Polonya'da Kıpçak Türkleri bizden bir selam bekliyor.....Yüzyıllardır Avrupa'da yaşayıp farklı kültürlerde varolmayı başarabilen Türk topluluklarının az bilinen öyküsü TRT ekranlarında Özü-Türk belgeselinde ses buluyor.


Hazar İmparatorluğu'nun Mirasçıları

Belgeselin ilk iki bölümünde kökleri, Hazar İmparatorluğuna kadar
dayanan Musevi dinindeki Karay Türkleri ele alınıyor.
Karay veya bu
kelimenin çoğulu olan Karaim diye adlandırılan bu dini cemaat dünyada 50 bin kişiden oluşuyor. Ancak hepsi Türk değil.Bugün dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış 2 bin kadar Türk soyundan gelen Karaim bulunuyor.Bunlar da ağırlıklı olarak Kırım'da, Ukrayna'da, Polonya'da
Litvanya'da, Rusya'nın çeşitli yerlerinde ve az sayıda Avrupa ülkelerinde, ABD'de ve hatta Avustralya'da yaşıyor.
Türkiye'de yaşayan Karaylar ise Fatih Sultan Mehmet döneminde
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden getirilip İstanbul'un Karaköy semtine yerleştirilmiş. Karaköy ismini,
burada yoğun olarak yaşayan Karaylar'dan almış. Karayların gün geçtikçe azaldığını kaydeden programın yapımcı ve yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, İstanbul'da yaşayanların tükenmek üzere olduğuna dikkat çekiyor:

"Türkiye'dekiler çok ilginç. En küçüğü, yani anne ve babadan Karay
olanı 45 yaşında. O da Türkiyeli bir Yahudiyle evlenmiş ve bundan sonra ne olacağını bilmiyor. Kimileri Müslümanla evleniyor, kimileri Yahudiyle. Çözülme başlamış, çünkü sadece 50 kişi kalmışlar."

Günümüzde Litvanya ve Kırım'da yaşayan Karay Türkleri'nin büyük bir bölümü çeşitli nedenlerle ana dilini konuşamıyor. Ancak Karaylar geçmişte, nine ve dedelerinin Türkçe konuştuğunu ve kendilerinin Hazar Türk kültürüne ait olduğunun bilincindeler.

"Jozifas Firkovicius: (Litvanyalı Karay- Hazan (Din adamı) : Biz Litvanya Karaylarıyız. Litvanya Karayları, Kırım'dan esenlikle gelmişler. Bizim atalarımız Hazarlar ve Kıpçaklardır. Karayca konuşuyoruz. Dilimiz Türk
dilidir."
"Anna Akbike: (Polonyalı Karay-Türkolog) Küçük halkımız ihtisaslı Türkolog diyebiliriz. En sevdiğimiz meslek Türkolog olmak. Sanırım 19 yüzyılın sonlarına doğru dini kimlik geri plana alınarak yapılan vurguyla etnik kimlik daha ön plana çıktı. Ve o zamanlar Türklere, Türklüğe daha çok büyük ilgi duymaya başlandı."

Karayların bağlandığı inanç da Yahudilerinkinden farklı.Temel olarak "On Emir" i esas alıyorlar ve Tevrat'a sonradan eklenen Talmud'u
reddediyorlar.Ayrıca Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i peygamber olarak kabul ediyorlar. Müslümanların ibadetlerine benzeyen dini ritüelleri var.İbadethaneleri "Kinesa"ya girerken ayakkabılarını çıkarıyorlar, ellerini yüzlerini yıkıyorlar, ellerini açarak dua ediyorlar ve yüz sıvazlıyorlar.

Kırım'da bulunan "Baltatiymez" Mezarlığı da eski Türk dini Şamanizme benzeyen unsurlar taşıyor.
"Vladimir Örmeli: (Ukrayna Karayları Başkanı) Baltatiymez Türkçe'ye çevrildiğinde balta değmemiş anlamına gelmektedir.Mezarlıkta kayın ağaçları bulunmaktadır ve bu ağaçlara dua etmekteyiz. Her bir soyun kutsal kayın ağacı vardır. Mesela bizim soyumuzun kayın ağacı var. Biz oraya gidip dua ediyoruz.. Bu ağaçlar kutsal olduğu için dalları koparmak bile yasak. Ağaçların dipleri dairelenmiştir ve bu daireler güneş anlamına gelmektedir. Taşların üzerindeki baskılar solar yazısıyla yazılmıştır ve bütün Türk halklarına aittir bu baskılar. Bildiğiniz gibi Evliya Çelebi bu mezarlık hakkında bir çok yazı yazmıştır."

Karayların gündelik yaşantılarının yanı sıra yemek adetleri de Türklerle benzerlik taşımaktadır.Kıbın ve Köbete Karayların ulusal yemeği. Karay Türkleri, yüzyıllar boyunca Yahudilerle birlikte yaşamış olsalar da, birbirleri arasında evlilik yapmamışlar. Kendi kültürel
özelliklerini ve dini inançlarını saklamayı başaran bu Türk topluluğu ne yazık ki dünya coğrafyasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
Macaristan Ovalarında Hıristiyan Türkler
Yüzyıllar önce ayrıldığımız akraba toplulukların izini süren Özü-Türk Belgeseli'nin üçüncü ve dördüncü bölümlerinde Macaristan düzlüklerini kendilerine yurt edinen Kumanlara ayna
tutuluyor.
Binlerce yıl evvel Orta Asya'da bir arada yaşanması, 800 yıl önce
Kumanların bir kolunun Karpat havzasına göç etmesi, daha sonraları Macaristan'ın Osmanlı'nın yönetimine geçmesi sonucu, Macarlarla Türklerin kültür, gelenek, örf ve âdetinde birçok benzerlik meydana gelmiş.

Göçebe halinde yaşayan Kıpçak kavimleri arasında, İslamiyetin 1200'lü yıllarda yayılması
nedeniyle, Macaristan'a yerleşen Kumanlar Müslüman olamamışlar, Moğollardan kaçarken bir takım sebeplerle orada barınabilmek için önce Katolik mezhebini sonra Protestanlığı kabul etmişler. Kumanlar, bugün 800 yıl önce Macaristan ovalarına göç eden atalarının dili olan Kıpçak Türkçesi'ni unutmuşlar. Ancak Kuman olduklarını ve atalarının nereden geldiklerini çok iyi
biliyorlar.Kumanların Sovyetler döneminde Türk kimliklerinin ortaya çıkarılmak istenmediğini, halbuki bunların Macarlardan çok farklı bir kültüre sahip olduğunu belirten Neşe Sarısoy Karatay dil benzerliklerini de şöyle ifade ediyor:

"Mesela Macaristan'da "cebimde çok küçük elma var" deseniz sizi herkes anlayabilir.Macarcası da şöyle: Jembemben Çok Kiçi Alma Van" Bir Macar'a
gecekondu nasıl söylenir diye sordum, "kiç kapu" dedi. Yani "küçük kapı"
Günümüzde Macaristan'da 1000 kadar Türkçe sözcük kullanılıyor. Belgesel danışmanlarından Kuman Türkolog
İmre Baskı'nın dil benzerlikleriyleilgili verdiği bazı örnekler ise şöyle:

"Çok ilginç
ki yemekler ile sözler daha çok sözde kaldı. Yemek kültürü Bosnalılardan çok etkilenmiş , kahve, şerbet vardı, fincan , sarma, halen de kullanılıyor. Cep ,elbise, pabuç, aba var. Çavuş , çubuk, , divan, hapishane, dükkandan geliyor. İmbik, kayısı , kasap, kefen, fırça, kırbaç, mahmur, pide, sancak, barbunya, tarhana, tencere, sabun
v.s"
, kültürlerini korumak ve s Kumanlaraklamak için yüzyıllarca kendi yörelerinde kullanılmış, ancak modernleşme sonucu terk edilmiş eşyaları,tarım aletlerini, giysileri ve hatta mobilyaları sergiledikleri çok zengin köy, kasaba ve şehir müzeleri kurmuşlar.
Bu müzeler öyle yaygın kineredeyse gittiğiniz her yerde rastlayabilirsiniz.

(1)
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 09-16-2007, 19:48   #2
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan özütürk Belgeseli

(devamı...)

....Belgeselin genel danışmanı Zafer Karatay Osmanlı'dan önce Avrupa'ya gidip kalmış akrabalarımızla ilgili şunları söylüyor:
"Ben oradaki Türk topluluklarından çeşitli insanlarla tanışıyordum zaten. Şunu gördük ki, buralara yüzlerce yıl önce yerleşmiş olan bizden birileri var ama biz onları unutmuşuz. Mesela biz Macaristan
tarihi sadece Osmanlı tarihiyle birlikte andık. Elbette o izler çok önemliydi. Ama o izlerin altında unutulmuş ve görünmeyen çok daha derin kökler vardı. Biz onları gördük ve belgeselde bunları ortaya koymaya çalıştık"

Polonya ve Litvanya Türkleri

600
yıl önce Avrupa'ya göç eden Kıpçak Türkleri diğer bir deyişle Polonya ve Litvanya Tatarları'nın kültürleri, gelenek ve görenekleri, adetleri ve günlük yaşantıları Özü-Türk Belgeseli'nin beşinci ve altıncı bölümlerinde ekrana geliyor.

Günümüzde sayıları 21000 civarında olan Polonya, Litvanya ve Beyaz Rusya'da yaşayan Kıpçak Türkleri yüzyıllardır varolma savaşı veriyor. Bu topluluk, ana dillerini bilmemelerine rağmen İslamiyet sayesinde kimliklerini ve dinlerini
Katolik bir Hıristiyan topluluğu içinde yüzyıllarca korumayı başarabilmişler.
Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine, 1988 yılından sonra Litvanyalı Tatarlarda milli hareket başlamış ve bunun sonucu
çeşitli
Tatar Cemiyetleri kurulmuş. Geleneklerini korumak, devam ettirmek ve yaşatmak için festivaller, toplantılar, yaz kampları, şarkı ve dans şölenleri düzenleyen "Litvanyalı Tatar Cemiyeti" eğitime büyük önem veriyor.

Benzer faaliyetlerde bulunan Polonya Tatarları ise dini bayramları 600 yıldır geleneklerine ve dinsel kurallara uygun kutluyorlar. Polonya kültürünün etkisiyle adetlerin değişiklik gösterdiği düğünlerde imam nikahı muhakkak yapılan bir
uygulama.Cenaze merasimleri de yine dini geleneklere göre yapılıyor ve Polonya'nın neresinde ölmüş olursa olsun bir Tatar muhakkak bir Müslüman mezarlığına gömülüyor.
"Ayşa Miskiewicz: (Polonyalı Tatar) Bayram gelince biz Bohoniki
Camisi'ne geliyoruz. Elbette mezarı da ziyaret ediyoruz, sadaka veriyoruz, toplaşıyoruz, akrabalarla görüşüyoruz birbirimize ikram ediyoruz. Her türlü milli yemekleri. Sonra çocuklarımıza dini kaideleri ile öğretiyoruz. Bonçuk adlı çocuk dans takımı vardır. Şiir söylüyorlar
. Bohoniki'nin dışında Kurşiniyani'de Tatar cemaatı vardır. Orada da bir camii ve mezarlık vardır. Biz onları da ziyaret ediyoruz... "
Belgeselin yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay
Polonya ve Litvanya Tatarlarının Müslüman olmaları nedeniyle yaşam ve ölüme dair çok anlamlı bir çatı kurduklarını belirtiyorlar.
Litvanya'da ve Polonya'da yaşayan Tatarlar bizi tanıyor, biliyor ve seviyor. Onlar yüzlerce yıl Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti ile yakın
ilişkiler içinde kurmuşlar. Yüzlerce yıl önce çeşitli nedenlerle ayrıldığımız Litvanya, Polonya ve beyaz Rusya Tatarları, diğer bir deyişle Kıpçak Türkleri, eminiz yüzlerce yıl daha tarih sahnesinde varolacak.

"Emir Bogdanoviç: (Polonyalı Tatar) Bizim Tatar gelecegimizi guzel goruyorum. Bu kadar yüzyil varolabildiysek, gelecek yuzyillarda da varolacagiz.Gelenegimiz bu kadar sene korundu. Biz de yemeklerimiz ve Tatar baloları
gibi bulusmalarla bunu korumaya calisiyoruz. Gencler her sene balolara katiliyorlar. İnternette bulusuyor, kontak kuruyorlar. Birbirleriyle bulusuyor, geziyor, oynuyorlar.Gelecegimizi gercekten guzel, renkli goruyorum."

Finlandiya Türkleri
Belgeselin son bölümünde Finlandiya'da yaşayan diğer bir Türk topluluğu olan Kazan Tatarlarının günlük yaşantılarından kesitler izleyeceğiz. Onların tarihlerini ve kültürlerini öğreneceğiz.

Özütürk Belgeselinin son bölümünde izleyeceğimiz bize din ve dil
bakımından en çok benzeyen Finlandiya'da yaklaşık 150 yıldır yaşayan Kazan Tatarları'nı tanıyacağız. 19. yüzyıl sonlarında Tataristan'dan Finlandiya'ya göç etmiş olan Kazan Tatarları'nın dinleri İslam, dilleri
Kazan Türkçesi aradan geçen senelere rağmen olduğu gibi kalmış.
Günümüzde sayıları 950 kişi olan Tatar Türkleri'nin, Helsinki, Tampere ve Jarvenpaa'da ibadethaneleri
bulunuyor. Dinlerine olan bağları o kadar güçlü ki, bu bağ onlara
Batı Avrupa'nın en kuzeyindeki tek camiyi Jarvenpaa kentinde inşa ettirmiş.
Dil, din ve kültürlerini korumak ve çocuklarına öğretmek için çok yönlü faaliyetler gerçekleştiren bu toplulukla ilgili olarak belgeselin yönetmeni
Neşe Sarısoy Karatay yaz kampları düzenlendiğini, Helsinki'de etkin bir dernekleri bulunduğunu kaydediyor:
"Burada gençler de dillerini korumuşlar, Tatarca konuşuyorlar. Özü-Türk belgeseli içinde ender bir grup bunlar. Hem dilini hem dinini korumuş buradaki Kazan Tatarları. Türklerden tek farkları biraz daha sarışın olmaları, bunun dışında aynı misafirperverlik, aynı içtenlik var
hepsinde."
İlk bölüm 17 Eylül Pazartesi akşamı
22.30'da TRT-2'de.
Asırlardır kimliklerini unutmayan Karaylar, Kumanlar ve Tatarlar'ın kültürü, tarihi, ve gelenekleriyle tanışırken
aramızdaki benzerliğe şaşıracaksınız. Yüzyıllar önce kaybettiğimiz akrabalarımızı, Özü-Türk belgeseli evimize getiriyor. Haklarında çok az şey bilinen bu Türk toplulukları, kültürleri, şarkıları ve günlük yaşantılarıyla 17 Eylül akşamı sizi bekliyor olacak.. Bu fırsatı kaçırmayalım unutmayalım avrupada yalnız değiliz...( 2)
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 09-18-2007, 10:46   #3
ogedai
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan Teşekkürler..

Eşimle beraber belgeseli izledik. Çok güzeldi. Aklımıza ilk gelen Türk Tarih Tezi oldu.. Aynı saatlerde TRT-int kanalında 1952-53-54-55 yıllarında Türkiye' ye göç eden Kazak Türklerinin hikayesinin anlatıldığı bir belgesel daha yayınlanıyordu. Türkiye de yaşayan Kazak Türkleri'nin durumunu da tespit etmiş olduk böylece. Her ikisi de gözlerimi yaşarttı defalarca. Tekrar teşekkürler..

http://www.trt.net.tr/wwwtrt/market.aspx bu adresten beğendiğiniz TRT belgesellerini edinebilirsiniz. İçelerinde Türk Dünyası ile ilgili güzel yapımlar mevcut. Banu AVAR hanımefendinin hazırladığı "Sınırlar Arasında" adlı belgeseller Avrupalı yöneticileri çok rahatsız eden sorular-cevaplar içermekte. Hem de bu sorular kendilerine yöneltilmiş, (takındıkları çifte standart yapıya yönelik sorular) tavsiye ederim.

Saygılarımla..
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 06:39.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56