Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türkçü Toplumcu Görüş > Tepkilerimiz

Tepkilerimiz Ağ üzerinden ya da somut olarak gösterdiğimiz yasal tepkiler eşgüdüm otağı.

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 12-08-2007, 11:26   #1
alican
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 2
Varsayılan 40 milyon dolara amerikalılara kapatılacak

YASADIĞIN DÜNYAYI SORGULAYAMIYORSAN, BARI ÜLKENI
SORGULA.....
ASIL DEGERI 9 (DOKUZ) TRiLYON DOLAR

DiKKAT 9 MiLYAR VEYA 9 MiLYON DEGiL 9 TRiLYON DOLAR...
ABD SADECE 40 KIRK MiLYON DOLARA KAPATACAK YAZIKLAR
OLSUN....
KAPTIRANA, VERENE ...
ALTI USTU BİR MAİL GÖNDERMEKLE BU İŞ OLMAZ DİYE DÜŞÜNMEYİN
LUTFEN..........
VATANINI SEVEN HERKESE GÖNDERELİM, HEPİNİZİN BİLDİGİ GİBİ
ETIBANK ÖZELLEŞTİRİLECEK VE ALICISI AMERIKA...VE BOR İŞLETMELERİ ETİBANK
BUNYESİNDE.
KONULAN FİYAT NEDİR 40 MILYON $ .
LÜTFEN BİR DAHA OKUYUN VE LUTFEN
HERKESE
İLETİN...LÜTFEN...


Deterjandan, uzay mekiğine kadar her alanda kullanılabilen ve sık sık
Türkeye’nin gündemini meşgul eden madendir bor. Üzerine bir çok tartışma
yapılmıştır, ancak yine de bor madeni hakkında çok az şey bilinir.
Bor nedir, nerelerde bulunur, ne şekilde kullanılır, ne kadar önemlidir ve
Türkiye bu madeni ne kadar iyi bir şekilde değerlendirebilmektedir? Bu ve
benzeri sorular çerçevesinde bor madenini daha yakından tanıyacağız.
Öncelikle bor, sert bir yapıya sahip, dayanıklı ve siyahımsı kahverengindeki
bir madendir. Bor, doğada asla saf halde bulunmaz. Sadece, oksijenle
birleşmiş olarak borikasit, boraks, kolemanit ve kernit gibi tuzlar halinde
bulunmaktadır. Tuz haliyle bulunması nedeniyle de topraktan çıkarıldığında
beyaz görülür.

Türkiye’de Balıkesir, Bursa, Kütahya ve Eskişehir’de çıkarılmaktadır.
Dünyada ise Türkiye dışında ABD, Rusya, Çin, Kazakistan, Arjantin, Bolivya,
Peru ve Şili bor kaynağına sahip olan ülkelerdir. Görüldüğü üzere dünyada 9
ülkede bor madeni bulunmaktadır, ancak Türkiye %70′lik oran ile diğer
8 ülkenin tamamından daha fazla bor kaynağına sahiptir. Bor madeninin
kullanıldığı çok sayıda alan vardır. Bordan, tarım alanında bitkilere besin
maddesi üretiminde, dayanıklı bina yapımında, temizlik sektöründe, ahşabın
korunmasında, ısıya dayanıklı giysi üretiminde, araçlar için antifiriz
üretiminde, atık temizleme alanında, fotoğrafçılıkta, patlayıcı madde
üretiminde, pek çok elektronik cihazda, roket yakıtı üretiminde ve kanser
tedavilerinde yararlanılmaktadır. Ancak beklide en ilgi çekici kullanım
alanı bor ile üretilen hücre yakıtlarıdır. Hücre yakıtları bor madeni
katkısı ile üretilen yakıtlardır ve ulaşım araçlarında kullanılarak, petrole
olan bağımlılığın azaltılması ve çevre kirliliğinin önüne geçilmesi
düşünülmektedir. Bu alanda çalışmalar sürmektedir. Ancak Türkiye için bu
projenin bir başka önemli yanı olarak, proje sayesinde Türkiye’deki bor
madenin değerinin artacağı ve Türkiye’nin bundan büyük kazanç sağlayacağı
düşünülmektedir. Oysa gerçek bu şekilde değildir. Çünkü hücre yakıt üretimi
için gerekli olan bor miktarı rahatlıkla deniz suyundan da temin edilebilir.
Yazının başında bor madenin doğada asla saf halde bulunmadığını
belirtmiştim. Deniz suyunda da belirli miktarda bor bulunmaktadır ve bu bor
ayrıştırıldığı takdirde rahatlıkla hücre yakıt üretiminde kullanılabilir. Bu
kapsamda Japonya da deniz suyundan bor elde etme çalışmalarına başlamıştır.
İşte bu nedenledir ki petrolden bor katkılı yakıtlara geçiş yaşansa bile
Türkiye’deki bor madenine olan talep pek fazla artmayacaktır.
Oysa bor madeni 250′ye yakın kullanım alanı ile zaten ekonomik açıdan
oldukça önemli bir madendir. Türkiye’nin de bor madeni konusunda asıl
düşünmesi gereken, bu kadar geniş kullanım alanına sahip olan bu madenin
nasıl en iyi şekilde değerlendirilebileceği olmalıdır.

Dünya bor piyasasına geçmeden önce bor madenin iddia edildiği gibi stratejik
bir maden olup olmadığı konusuna değinmek istiyorum.
1958-1961 yılları aralığında ABD ve NATO tarafından bor stratejik maden
olarak kabul edilmiş ve Sosyalist Blok ülkelerine satılması yasaklanmıştır.
Ancak 1963 yılına gelindiğinde NATO bor madeninin askeri açıdan stratejik
bir maden olmadığına karar vererek, bu madeni askeri stratejik madenler
listesinden çıkartmıştır. Bir madenin stratejik öneme sahip olabilmesi için,
o madenin ülke savunması ve ekonomisi için hayati önem arz etmesi ve talep
halinde güvenilir kaynaklardan istenilen miktarda temininin zor olması
gerekmektedir. Bu çerçevede bor madeni Türkiye için stratejik bir maden
değildir. Ancak bor kaynağına sahip olmayan ülkeler için stratejik bir maden
olabilir.

Peki Türkiye mevcut bor kaynaklarını istenilen düzeyde kullanabilmekte
midir? Türkiye’de bulunan bor madenleri 1978 yılında çıkartılan 2172 sayılı
kanun kapsamında Eti Bank tasarrufuna bırakılmıştır. Bu tarihten itibaren de
bor madeni alanındaki çalışmalar önceki yıllara göre artış göstermiş ve Eti
Holding AŞ, Dünya Bor Piyasası’ndaki ikinci şirket haline gelmiştir. Birinci
ise bir Amerikan şirketi olan US Borax’tır.

Ancak Eti Holding’in bor rezervi yönünden bu kadar avantajlı olmasına rağmen
bor piyasasında üstünlük gösteremediği ve mevcut pazardaki payının sadece %7
olduğu öne sürülmekte, Eti Holding ise pazar payının %36’sına sahip olduğunu
belirtirken ihracat gelirlerini de şu şekilde bildirmektedir: “1978′de
83 milyon ABD Doları olan ülkemiz bor ihracat gelirleri, sonraki yıllarda
sürekli artarak 2002 yılında 186 milyon ABD Doları, 2003 yılında 207 milyon
ABD Doları, 2004 yılında ise 252 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.”
Oysa 2004 yılında Eti Holding ton olarak dünya üretiminin %33′ünü
karşılarken, US Borax ise %27’sini karşılamış, ancak aynı yıl US Borax 626
milyon dolar kazanırken, Eti Holding ise sadece 252 milyon dolar gelir elde
etmiştir ve bu oranlar mevcut rezervler göz önüne alındığında oldukça
düşündürücüdür. Peki ama Eti Holding’in pazar payının bu kadar düşük
olmasının nedenleri nelerdir?

Öncelikle Türkiye’de bor alanında yıllar yılı yeterli yatırımlar yapılmamış
ve bor madeninin işlenmesi ve bu şekilde satılması sağlanamamıştır.
Pazarlama alanında yeterli girişimlerde bulunulamamış ve pazar payı
arttırılamamıştır. Ve maalesef ki Türkiye bor madeni konusunda sağlıklı bir
politika geliştirememiştir.
Eti Holding’in bir numaralı rakibi olan US Borax asla ham bor satışı
yapmamakta, bunun yerine bor madenini işleyip, bu işlenmiş ürünleri satışa
sunmaktadır. Oysa Eti Holding piyasaya ham bor satışı yapmakta ve bu satış
politikası ile 20′ye yakın ülkede bor sanayi tesislerinin kurulmasına
zemin hazırlamaktadır. Satılan ham borları özellikle Kuzey Amerika, Batı
Avrupa ve Japonya satın almaktadır. Yani bir nevi Türkiye sanayileşmiş
ülkelere ham madde sağlayan bir ülke konumundadır. Sattığımız bor madeni bu
ülkelerde işlenildikten sonra pazara sunulmakta ve Eti Holding’in ürettiği
ürünlere rakip olmaktadır.

Ülkemizdeki madenlerin diğer ülkelere ham olarak satılması, katma değer
yaratma potansiyelleri çok yüksek olan bu kaynakların israf edilmekte olduğu
anlamına gelmektedir. Bu kaynakların işlenerek mamul hale getirilmesi;
istihdam, katma değer, ülke ve kamu yararı açısından hayati önem taşır.
Toprak altındaki rezervin büyüklüğü bir anlam ifade etmez. Önemli olan bunu
çıkarmak, işlemek ve değerlendirmektir. Örneğin ABD’deki bor rezervinin az
olması, bu ülkenin bor piyasasındaki ağırlığını etkilememektedir.

Üstelik Eti Holding’in, bugün Türk sanayicisine bor madeni satmadığı, bor
madenlerinin 2001′den önce, yurtdışına 140, Türk sanayicisine ise 240
dolara satıldığı, bu nedenle Türkiye’de bor sanayisi kurulamadığı, kurulan
fabrikaların da kapatılmak zorunda kaldığı ve artık, Türk borlarıyla
Yunanistan’da boraks üretilebildiği, ancak Türkiye’de üretilemediği iddia
edilmekte. Ancak Eti Holding bunu da yalanlamakta ve yurt içi satış
fiyatlarının yurt dışına oranla daha uygun olduğunu belirtmektedir.
Buraya kadar gördük ki, bor madeni konusu oldukça karışıktır, ancak kesin
olan şudur ki Türkiye bor madenini yeterince iyi şekilde
değerlendirememektedir. Madenlerimiz bizim öz kaynaklarımızdır ve ülke için
en iyi şekilde kullanılmaları gerekmektedir. Bor madeninin işlenerek
satılabilmesi için gereken teknoloji elde edilip, iyi bir pazarlama
politikası geliştirilebilir ve bu politika düzgün bir şekilde
uygulanabilirse bor Türkiye için oldukça önemli bir gelir kaynağı olacaktır.
Aksi halde Türkiye sanayileşmiş ülkelere ham madde sağlayan, elindeki
kullanım alanı bu kadar geniş ve rezerv yönünden bu kadar büyük olan bor
madenini değerlendiremeyen bir ülke olmaya devam edecektir.
alican isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 21:39.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56