Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Yazılar ve Ağbetik

Yazılar ve Ağbetik Başkalarına ait makale veya ağbetik paylaşımı

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 01-19-2008, 01:54   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan AKLIN YOLU BİRDİR!

Aklın yolu birdir

Kıbrıs meselesinin bunca yıl halledilmemiş olmasını Türk tarafının akıl almaz dar görüşlülüğüne, iş bilmezliğine veya barıştan yana olmamasına atfedenler Annan Planına “evet” demek ve dedirtmek suretiyle barış yolunun açıldığını, Türkiye’nin AB yolundaki engelin kalkacağını, Kıbrıs Türklerinin ambargolardan kurtulacaklarını savunmuşlardı. Aradan geçen dört yıldan sonra “biz dememiş miydik?” sorusunu sormak gereğini duymaksızın, gerçeklere bir daha bakalım diyoruz ve suçlamaların başta gelen hedefi olarak da o günden bu güne bana gelip de “sen haklıymışsın; Rumların bu kadar bağnaz ve Türk düşmanı olduklarını bilmiyorduk” diyenlere teşekkürü bir borç biliyorum.

Başlangıç noktamız dünyanın “Meşru Kıbrıs Hükümeti” dediği eli kanlı, terörist idarenin hiçbir zaman ve hiçbir şekilde meşru olmadığını, olamayacağını savunmamızın hayati önemi olduğunu kabul etmek olmalıdır. AB’nin Kıbrıs’ı üye yaptığı safsatasından da vazgeçilmelidir. AB, Uluslararası Antlaşmaları çiğneyen, eli kanlı, terörist bir Rum idaresini AB üyesi yapmakla “Kıbrıs’ı” üye yapmış olamaz. 1960 Antlaşmaları buna müsaade etmez. Türkiye de AB üyesi olmadıkça Kıbrıs üye olamaz. Türkiye ve KKTC halkı bu konuda direnirse AB hiçbir zaman, “stratejik açıdan bana lâzımdır” dediği Kıbrıs’ın bütününde Türk halkına ve KKTC toprağına hükmedemez. AB makamları da bunu bildikleri içindir ki “fıstık parası misali” yardım vaadleri ile, yüze gülmelerle, gidip gelmelerle “işgal altında yaşayan azınlık” olarak gördükleri biz Türkleri Rum idaresine yamamaya çalışmaktadırlar. ABD ile işbirliği içinde “tilki ile tavuk” misali Türk tarafı ile Rum tarafını, meseleye gerçekçi bir teşhis koyup tarafları dengelemeksizin, masaya oturtmanın Türk tarafı açısından mahviyet olacağını bilmemek için aydan yeni gelmiş olmak gerekir. Bizi kendilerinin kasten yarattıkları bu dengesizlik içinde masaya oturtmak isteyenler aydan yeni gelmiş değildirler. Kendi çıkarları için bizi 44 yıldır harcayanlardır.

Ne yazık ki bu acı gerçeği görmelerine rağmen hem Türkiye’de hem de KKTC’de millete gerçekler söylenmemekte ve AB sanki KKTC’yi tanıyormuş gibi bir hava yaratılmaktadır. Türk basınında “KKTC Roma’da temsilcilik açtı. Rumlar çıldırdı” gibi manşetler, maalesef çok acı bir gerçeği perdelemektedir. Roma’da herhangi bir şirketin veya kişinin hakkı olan “şirket kurma” yolu ile bir şirket kurulmuştur. KKTC’nin bu kuruluşla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. “Azerbaycan ile KKTC arasında direkt uçak seferleri başladı” manşetinin de ömrü üç günlük oldu. AB araya girdi ve seferler iptal edildi. Bu utanç verici örnekleri çoğaltmak mümkündür. Biz esas konuya bakalım: AB’ye üye olmak istiyorsak, AB’ye devletlerin üye olabildiğini teslim edelim ve bireyler olarak, toplum olarak, azınlık olarak bizi Rum’a yamalamak isteyenlerin karşısında KKTC olarak dik duralım. Çek ve Slovak misalini ne unutalım, ne de unutturalım. Aynı zamanda üyeliğimizin Türkiye’nin üyeliğine paralel şekilde ilerleyebileceğini savunalım. Türkiye ile müzakereler ilerledikçe KKTC’nin üyelik için atacağı adımlar ona göre ayarlanır. Türkiyesiz bir AB’de Rum-Yunan ve yandaşlarının karşısında ne durumda olacağımızı düşünelim, megalomanyaklıktan vazgeçelim ve kendimize gelelim. 1960 dengesini bozmak için silâha sarılmış olan Rumların önündeki engel KKTC ile Türk Garantisidir. Kendi elimizle bunlardan vazgeçecek olursak bizi kimse Girit misali yok edilmekten kurtaramayacaktır. Hayal aleminde yaşamayalım. Adımlarımızı Rum-Yunan ikilisinin yüz yılı aşkın Megali İdea siyasetinde Kıbrıs’ın yerini bilerek atalım. 1955-58’leri, 1963-74 yıllarını unutmayalım, gençlerimizi gerçeklerle donatalım. Akıl yolu bunu emreder.

Rauf Denktaş http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_...hp?hityaz=2223
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 04:06.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56