Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türk Harsı(Kültürü) ve Tarihi > Giyim Kuşam

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-12-2008, 14:00   #1
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan TÜRKLER VE SAKAL

SAKAL

Sakallı ve sakalsız Türkler:

Kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile bir gerçek varsa, "İslamiyetten önce Türklerin sakalı sevmedikleri" idi. "Türkler ve Ortaasya kavimleri, sakallarını kesiyorlar; fakat bıyıklarına değer veriyorlardı". Bu gerçeği söylerken, şu önemli ırk özellikleri üzerinde durmek da gerekmektedir. Bilindiği üzere, Çinlilerin sakalları çok az ve seyrektir. Bu sebeple onların arasında sakallarını uzatabilenler veyahut da güzel bir sakala sahip olanların sayısı çok çok azdır. Az olan bir şeyin, değerli olması da, doğa ve insanlığın bir kanunudur. Ayrıca sakal, filozofluk ile büyüklüğün de, bir sembolü idi. Herhalde efsanelerde anlatılan Konfiçyüs ile filozofların uzun sakalları, bir Çinli olmaları sebebiyle, gür bir sakal özleyiş ve bunun doğurduğu bir inanıştan başka birşey olmasa gerekti.

İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı, Çinliler gibi sakalı az olan Moğollar ile, bunlarla karışmış mongoloid Türklerde, sakal bırakma moda ve isteğinin, zaman zaman kendini gösterip ve yayılmış olması, normal görülebilirdi.

"Gür saçlı ve sakallı Batı Türklerinde" ise, durum ayrıdır. Bu sebeple aynı kültüre sahip olmalarına rağmen Türklerin de, -bazı fizyolojik sebeplerden dolayı-, aralarında benzeşmeme bulunabileceğini, gözden uzak tutmamak gereklidir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-12-2008, 14:14   #2
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE SAKAL

Türklerde "sakal" sözü ve kökleri:

Sakal sözüne, Göktürklerin menşe efsanelerinde bile rastlamaktayız. Sakal sözümüz çok eski çağlardan beri, hiç değiştirilmeden, bu güne kadar sakal şeklinde gelmiştir. Moğolcada da sakala, sakal denirdi. Sakal sözünün çene ile ilgisi olduğu gerçekliktir. Eski Türkler çeneye sakak derlerdi. Şapka veya miğferlerin, başta durması ve yere düşmemesi için, çene altından geçirilerek bağlanan ve ipekten örülmüş kaytanlara da, sakalduruk adı verilirdi. Sakalduruk, boyunduruk gibi, isimden yapılmış bir sözdür. Sakal, aslında ana bir deyimdir. Bunun yerine geçen, ikinci bir sözü ise göremiyoruz.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-13-2008, 15:19   #3
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE SAKAL

Sakallı ve sakalsız Türkler:


Sakalları pek fazla bitmeyen bazı Moğolların, bazan sakal bıraktıklarını söylemiştik. Çünkü, gür bir sakala sahip olmak, yaşlı veya sahip olan Moğollar için, bir üstünlük sebebi sayılıyordu. Fakat genç ve savaşçı Moğollar, yaygın olarak sakallarını kesiyorlardı. Türklerde sakal bir müslümanlık sembolü olarak, kendini göstermiştir. Nitekim Dede Korkut kitabında da, "Sakal uzun Tat eri banludukda" yani "Türk olmayan sakalı uzun Tacik, ezan okunduğunda" deniyordu. Taciklerin Türklerden uzun sakalları ile ayrıldığını, açık olarak görüyoruz. Yalnız Türkler değil, Tibet kavimleri de, sakal bırakmıyorlar ve kesiyorlardı.

Manas Destanında, Müslüman olmayan Türkler ile Moğolların sakal bırakmadıklarını, açık olarak gösteren bazı bölümler vardır. Müslüman Kırgızlar, sakal bırakıyorlar ve bunu İslamiyetin bir sembolü olarak kabul ediyorlardı. "Alman-Bet Destanında, Alman Bet adlı bir alp kişi, müslüman olarak Kırgızların içine girmek istemişti. Kırgızlar ise ona, ilk şart olarak, "Sakalını koyuver, bıyığını kesiver", teklifinde bulunmuşlardı. Öyle anlaşılıyor ki, müslüman Kırgız moğolları, sakalın üzerinde Türklerin "Pala veya uzun burma bıyıklarının" bile bulunamayacağı düşüncesinde idiler. Yalnız eski Ortaasya Türkleri değil; Avrupaya geçmiş olan Attila Hunları ile, Peçenek ve Oğuzlar da, sakallarını her daim kesiyorlardı.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-13-2008, 15:32   #4
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE SAKAL

Türkler ve "sakal şekilleri":

Çocuklarda sakalın göğermesi, yeni bir yaş çağının belirtisi idi. Harezmşahlar çağına ait bir yazıda bizim gibi, "kökerdi oglanınıng sakalı" denerek, "oğlanın sakalının göğermesinden" söz açılıyordu. "Kaba sakal", eski Türkler tarafından yaygın olarak kalın sakal veyahut da sakalı kalın deyişleri ile anlatılıyordu. Harezmşahlar çağında, "Kalın sakallıg boldu", yani "kalın sakallı oldu" söyleyişlerine de rastlanıyordu.

"Teke sakal" deyişini, Selçuk çağının başlarında derlenmiş sözler arasında görüyoruz. Brockelmann bunu "ince sakal" şeklinde tercüme etmiş ise de, "Teke sakallı" deyişinin hangi anlama geldiğini, bütün anadolu Türkleri bilir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-13-2008, 17:47   #5
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE SAKAL

Ahmet Vefik Paşa Türklerdeki sakal çeşitlerini şöyle vermiştir: "Ak sakal, kara sakal, teke sakal, top sakal, keçi sakal, köse sakal" Bu deyimler, aşağı yukarı eski Türklerde de vardı. Paşanın verdiği örneklere bakılırsa, "sakala şekil verme", başlıca iki yolla olurdu. Düzeltmeler, makasla şekil verme dışında kalıyorlardı: 1). "Sakal başını çevirme veya kıvırma" yoluyla, 2). "Sakal başını dağıtma" yoluyla. Bunlar daha çok, sakala şekil verme idiler. Bazı sakallar ise doğuştan kendi kendilerine şekil alırlardı. Örneğin, eski Türkler "Köse sakal"lara, Şütük sakal derlerdi. Şütük sözü, sığır boynuzundan yapılmış bir nevi kalem anlamında idi.

Seyrek sakal deyişini, şimdi biz bile kullanmaktayız. Harezmşahlar çağında seyrek sakallılara, suyuk sakallıg derlerdi. Aynı deyişi bugünkü Türk ağızlarında da görebiliyoruz. Aslında suyuk, "sıvı, sıvık "anlamındadır. Bunu bizim, "sulu" sözümüzle de karşılaştırabiliriz. Kadınlar için "suyuk ayak" deyişi, fahişe anlamına geliyordu.

Türklerde büyük sakal, bir hilekarlık sembolü olarak görülmüştü. Hilekar ve kurnaz kişilere, "uzun sakal" diye ad takıldığı olmuştur. Bunlardan başka, "küreğimsi sakal, kıvırcık sakal, kama sakal, kaküllü sakal" gibi sakallar için söylenmiş Türk deyişleri de çoktur.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-13-2008, 18:06   #6
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE SAKAL

Türklere göre sakalların renkleri:

"Gök sakal" deyişi, Türk mitolojisinin en eski ve köklü motiflerinden biridir. Bu deyiş yalnızca, Tanrının sembolü veya gölgesi şeklinde görünüp, kaybolan kişiler için söylenirdi. Ak sakal deyişi ise çok geniştir. Ayrıca içinde, pek çok içtimai ve manevi anlamları da toplar. "Ak sakallug, moz saçlug", yani "ak sakallı ve kır saçlı" deyişi, Uygur yazısı ile yazılmış Oğuz Kağan Destanında da, "büyüklük ve deneyiminin bir sembolü" olarak gösterilmişti.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 05:39.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56