Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Basın Duyuruları

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 11-17-2008, 11:47   #1
İlker
Bölüm Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
İletiler: 929
Varsayılan Diktatör Olsa Devrimi Tartışmazdı



Gerçek ‘insani yön’
Can Dündar’ın “Mustafa” filmindeki ’insani yön’ çarpıtmalarını, Atatürk’ün kütüphanecisinin oğlu Mustafa Kemal Ulusu ve tarihçi yazar Sinan Meydan birer birer çürüttü.



ÖMÜR BOYU CUMHURBAŞKANLIĞI TEKLİFİNE ÇOK KIZAN ATATÜRK:

Bunu duymamış olayım
Usta Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun ART ekranlarında canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu programında, Mustafa Kemal’in gerçek özel yaşamı, son günlerin moda deyimiyle insani yönü, bizzat kendi sözleri ve O’na yakın kişilerin anıları ile ortaya kondu. Atatürk’ün kütüphanecisinin oğlu Mustafa Kemal Ulusu ve Atatürk hakkında pek çok kitabı bulunan Tarihçi-Yazar Sinan Meydan Ceviz Kabuğu’na stüdyo konuğu oldular


Mustafa Kemal’le diktatör yaftasını yapıştırmaya çalışanlara da cevap Ceviz Kabuğu’nda geldi. Mustafa Kemal Ulusu, O’na halife olması teklif edildiği ama buna karşı çıktığını söyledi. “Atatürk’ün Yanı Başında” adlı kitapta babasının Atatürk anılarını derleyen Ulusu, Atatürk’e atılmak istenen her iftiraya bu anılardan ve Atatürk’ün kendi sözlerinden örneklerle cevap verdi:


Diktatör olsa yapacağı devrimi tartışmaya açar mıydı?
“Mussolini ve Hitler’e benzetenler vardı ama, O neredeyse nefret ederdi onlardan. Mussolini’ye ’tenekeci’derdi... Babamın anılarında şöyle bir şey yer alıyor; ” Kalabalık bir sofradayız. Atatürk o gün çok keyifli... Orada arkadaşlar biraz da imalı bir şekilde, “Paşam sizi kaydı hayat (ömür boyu) şartiyle Reis-i Cumhur yapmamız lazım’diye bazı şeyler söylediler. Atatürk birden durdu... Sertleşerek, ’Reca ederim beyler, reca ederim! Bana böyle bir şey hiç söylememiş olun, ben de duymamış olayım. Yoksa beni Kral Faruk’a mı benzetmek istiyorsunuz? Bir daha hiçbirinizin ağzından böyle bir söz katiyen işitmek istemiyorum.” Sinan Meydan da bu konuda Meclis zabıtlarındaki bir kayda dayanarak açıklık getirdi: “Meclis zabıt kayıtlarında şapka kanunu çıkarılacakken yapılan görüşmeler var. Orada görüyoruz ki bu görüşmelerde şapka kanununa muhalefet eden, istemeyen milletvekilleri var ve bu konuyu tartışıyorlar. Bu nasıl diktatörlük ki, devrim yapacaksınız ama devrimin tartışılmasına müsaade edeceksiniz. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum bir tarihçi olarak.”


Yabancı tarihçilere itibar etmezdi
Ulusu, Mustafa Kemal’in yabancı tarihçilerin Türkiye için yazdığı kitaplara asla itibar etmediğini açıkladı. Sinan Meydan bu konuda Atatürk’ün bizzat kendisinin yaptığı tarih çalışmaları olduğunu ancak O’nun bilim insanlığı kişiliğinin ve yaptığı çalışmalarının Türkiye’deki pek çok akademisyen tarafından ciddiye alınmadığını söyledi. Hulki Cevizoğlu, Mustafa filminde yer alan bir sahnede “savaşta bir şarapnel parçası sol gözüne geldi. Bunun sıkıntısını hayat boyu çekti” şeklindeki anlatının eksik ve yanlışlığını Atatürk için nasıl bir karalama yapılmaya çalışılmasını eleştirdi.


Dedikodu ile bitirmeye çalışıyorlar
Cevizoğlu, “Bu bazı tarikat yurtlarında O’nu aşağılamak, küçümsemek için kullanılan ’cam göz’ diye kullanılan bazı sözlere benziyor. Hem Atatürk’ün gözü hiç görmese ne olur? Bu lafı buraya kadar getirip bırakıyorsunuz ama hani bunun devamı? Dedikodu maliyeti olmayan çok güçlü bir silah. Atom bombasından çok daha güçlü. Günlük hayatta kullanılıyor, savaşlarda kullanılıyor. Bir yere yatırım yapmıyorsunuz ama çok etkili. Dedikodu yalan olsa bile ona inanma eğilimi oluyor.
Mustafa Kemal’le ilgili dedikodulara da inanıyorlar. Yalan üzerinden para kazanıyor insanlar. Satış rekorları, gişe rekorları kırıyor. Türkiye’nin en önemli değerini, madenini dedikoduyla yıkmaya çalışıyorlar” dedi. Sinan Meydan ise Atatürk’ün gözünden yaralanmasını ve bunun kimileri tarafından nasıl kullanıldığını şöyle anlattı: “Atatürk’ün yaşadığı bu olay Trablusgarp’ta oluyor. Çanakkale’de bu olay nerdedir? Bilimsel olarak ciddiye alınmayan birtakım kaynaklar kullanılmış. Bunun kaynağı Saidi Nursidir. Siz onu kaynak olarak kullanamazsınız... Atatürk’ün dediği gibi tarih yazanlar yapanlara sadık kalmalıdır. Atatürk konusunda kalınmadı ve kafalar karıştı...bu filmi izlediğimde tüylerim diken diken oldu. O’na bunları söylemek yapmak en basit deyimiyle günahtır.”


İhtilaller genellikle gece olur
Atatürk’ün çok içtiği iddialarına ise, Cevizoğlu Atatürk’ün kendi açıklamalarıyla yanıt verdi: ” Atatürk bu konuda açıklama yapmış ve şunları söylemiştir: ’Bana ülkeyi içki masasından idare ediyor diyenleri duyuyorum. Beyler! Siz de çok iyi biliyor ve görüyorsunuz ki, bu sofra sadece içki içilen bir sofra değildir. Burada tüm memleket meseleleri yetkili kişi ve dostlarla görüşülür... Tartışılır... Bu masada ben memleketin nabzını tutarım... Bütün ihtilal ve inkılâpları geceleri olur. O yüzden ben gece oturur, uyumam. Başvekilim istirahat etsin, uyusun ve sabah da dinç ve zinde olarak vazifesi başında bulunsun. Ben de onlardan sonra yatar ve uyurum.

Ülke yönetenler takım tutmamalı
Atatürk hangi takımı tutuyor sorusu da Ceviz Kabuğu’nda yanıt buldu. Atatürk’ün bu soruya verdiği cevap bu konudaki merakı gidermekle kalmayıp bugünkü siyasi ve askeri yöneticilere ayaküstü bir ders veriyor. Atatürk “Ben takım tutmuyorum. Benim gibi ülke yönetmekle sorumlu kişilerin takım tutması doğru olmaz. Tutsa da bunu açıklaması doğru olmaz... Ben eğer bir taraf desteklenecekse milli takımı desteklerim” diyor.



Altemur Kılıç, Dündar’ı evine çağırdı
Gel sana Atatürk’ü anlatalım dedik ama...
Gazetemiz Yazarı Altemur Kılıç, Can Dündar’ın “Mustafa” filmini hazırladığını öğrendiğinde kendisini bildiklerini anlatmak için evine çağırdığını ancak Dündar’ın gelmediğini açıkladı. Kılıç, “Ona gel bildiklerimizi anlatalım dedik ama gelmedi. Eşimle birlikte üç defa tekrar ettik bu daveti. Bizden başka Turgut Özakman var, Atatürk’ün manevi kızı Ülkü var, İnönü’nün kızı Özden var...” dedi. Filmi, Türkiye’de bütün değerlerin hırpalandığı bir dönemde yaşanan aksi bir tesadüf olarak değerlendiren Altemur Kılıç, şunları söyledi: “O, o kadar büyük bir adam ki özel yaşamı kimseyi alakadar etmez. Etse de ona bir zarar veremez. Dünya Atatürk’ü büyük bir değer olarak kabul etmişken bizim bunları tartışmamız bir paradoks değil mi?”

Siyasi vasiyeti
Mustafa Kemal Ulusu, babasının Atatürk’ün siyasi mirasını Altemur Kılıç’ın babası Kılıç Ali’ye bıraktığını söylediğini belirtti. Ulusu’nun babasının anılarında yer alan bu konu hakkında Altemur Kılıç bilgisi olmadığını, babasının da kendisine böyle bir şey söylemediğini açıkladı. Ulusu da bu açıklama üzerine “Babamın anılarında bunun babanızda olabileceği belirtiliyor ama kesin olduğu belirtilmiyor” dedi.

Ata cuma namazında
Altemur Kılıç, Atatürk’ün dindarlığı ile ilgili de önemli bir açıklama yaptı: “Atatürk hastalandığında babama ” annene söyle bana bir Yasin okusun demiş. Hastayken böyle bir şey isteyen insana dinsiz denir mi?” Mustafa Kemal’e dini konularda yapılan eleştirilerin yersiz olduğu konusunda tek açıklama Altemur Kılıç’tan gelmedi. Mustafa Kemal Ulusu, Yüksel Aytuğ’un da köşesinde yayınladığı Atatürk’ün okul karnesinde en yüksek notunun 50 üzerinden 45’le din dersi olduğunu söyledi. Sinan Meydan da Atatürk’ün Edirne’de görevdeyken Selimiye Camiinde cuma namazlarını kıldığını söyledi. Meydan Atatürk’ün namaz sureleri konusunda da çalışmalar yaptığını ve “Kuran okumak istediğimde Yasin suresini okurum” dediğini belirtti. Meydan şu açıklamaları yaptı: ”Atatürk’ün içinde bulunduğu tarih çalışmaları sırasında Hz. Peygamber’i eleştiren bir tez hazırlanıyor. Hazırlanan tez içerisindeki eleştiriler çok sert bir şekilde ifade edilmiş. Mustafa Kemal; ‘Hz. Peygamber’e bu eleştirileri yapan kendini ve haddini bilmezler, bizlerin tarih çalışmaları içerisinde yer alamaz’ diyor ve bu kişileri tez çalışmasının dışarısına çıkartarak sofrasından da kovuyor. Ayrıca Mustafa Kemal, pek çok kere cuma namazı kılmıştır. Edirne’de görevliyken cuma namazları için Selimiye Camii’ne gidermiş. Bunların tarihlerini belgeleyerek daha önce kitaplarıma koymuştum. Yine Mustafa Kemal’in namaz sureleri üzerine çalışmaları vardır. Bir listede yapacaklarını sıralamış ve en başına da ‘Allah birdir ve tektir’diye yazmış. Mustafa Kemal’in din ile ilgili yaptığı çalışmalar, dinin bozulmasını, yozlaşmasını engellemek üzere yapılan çalışmalardır. Atatürk’ün bu konuda söylediği bir başka lafsa şudur; ‘Ben Kur-an okurken en çok Yasin suresini okurum’. Dinsiz olmakla itham ettikleri Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak onu ziyarete geldiği zaman kesinlikle sofrada rakı içmezdi. Fevzi Çakmak’ın dindar bir insan olduğunu bilir, ona büyük bir şekilde saygı gösterirdi.

En büyük komutan Hz. Muhammed
Dinsiz olmakla suçladıkları Atatürk; ‘En büyük komutan Hz. Muhammed’dir’ demiştir. Ayrıca; ’Hz. Muhammed Allah’ın en büyük kuludur. Onun izinden milyonlarca insan gitmektedir. Senin, benim adım unutulur. Ama onun adı sonsuza kadar unutulmayacaktır’cümlesi de M. Kemal’e aittir.” Canlı yayına telefonla bağlanan Emekli Müftü İhsan Özkes, Atatürk’ün dindarlığı hakkında söylenenlerin “dindar değildi” demenin günah olduğunu söyledi. ” Dünya kurulduğundan beri en büyük iftiralar Allah’a atılmıştır” diyen Özkes, “Allah’ın demediğini” dedi” demek, dediğini “demedi” demek iftiradır. Atatürk’e de bu iftiralar atılıyor... Onu sıradanlaştırmak mühim bir hatadır... Bununla birlikte ilahlaştırmak da doğru değildir “ şeklinde konuştu.

VAHDETTİN’İN ATATÜRK’E EMRİ:
Silahları topla direnenleri durdur
Vahdettin’in Mustafa Kemal’e kurtuluş mücadelesi verdiği konusunda filmde yer alan ve Atatürk’ü küçümsemek isteyenlerin de sıkça kullandığı bir yanlış bilgi Ceviz Kabuğu’nda açıklığa kavuşturuldu. Sinan Meydan, Atatürk’ün notlarında bu konuda, “Vahdettin’in böyle bir şeyi yapmaya ne kudreti ne de niyeti vardı” şeklinde bir açıklama olduğunu kaydetti ve Vahdettin’in Mustafa Kemal ve Arkadaşları Kurtuluş Mücadelesi verirken vatanı İngilizlere nasıl teslim etmeye çalıştığını şöyle anlattı: “Atatürk Vahdettin’in sözlerini şöyle yazmış notlarında: ’Paşa Paşa devleti kurtarabilirsin! Bu güne kadar yaptıkların tarih kitaplarına girdi. Ancak bundan sonra yapacaklarını yazacaktır asıl tarih.’Mustafa Kemal Paşa saraydan çıktığında istediğini almıştır ve sevincinden dudaklarını ısırmaktadır. Geçenlerde bir programda Murat Bardakçı ısrarla Mustafa Kemal’i Vahdettin’in Anadolu’ya gönderdiğini ispatlamaya çalıştı. Bunun ispatlanacak nesi var ki? Bu doğru... Evet, gönderdi ama kilit soru ’niye gönderdi?’Bunun arkasında yatan gerçek neden ne? Belgelerde deniyor ki; orada Rumlarla Türkler arasında bir çatışma var ve bundan İngilizler rahatsız. Vahdettin’den bu durumu bitirmesi için birini göndermesi isteniyor. Mustafa Kemal seçilip gönderiliyor. Onun görev belgesinde istenenler de ’silahları topla, dağıtılmamış orduları dağıt, direnen Türkleri durdur’şeklinde.”

İngilizlere ’ülkeyi teslim alın’ diye yalvardılar
Mondros Mütarekesi döneminde Ahmet İzzet Paşa kabinesi var... Ahmet İzzet Paşa “Mütarekeyi bu haliyle kabul edelim” diyor. Vahdettin 24 Kasım 1918’de Daily Mail’a şunları söylemiştir: “İngiliz milletine karşı duyduğum sevgi ve hayranlık duygularımı babam Abdülaziz’den aldım. Ümidimi Allah’tan sonra İngiltere’ye bağladım.” General Milne raporunda Vahdettin için “Vahdettin İngilizlerin rehberliğini istiyor” diye yazıyor. 16 Aralık 1919’da Vahdettin adına İngiliz karargahına gelen Sami Bey, mümkün olan en kısa zamanda İngilizlerin yönetime el koyması için yalvarır ama onlar reddeder o süreçte. 30 Mart 1919’da Sadrazam Damat Ferit aracılığıyla İngiltere’den manda talep eder. Bu öneriyi Damat Ferit, Carltrop’a sunar. Sömürgecilikte 200 yılı aşmış bir İngiltere bunun arkasında başka bir şey mi var diye şaşkına döner.”

Yeni Çağ.
__________________
Atatürkçü
İlker isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 11:46.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56