Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türk Harsı(Kültürü) ve Tarihi > Türk Mutfağı

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 03-03-2009, 22:50   #1
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan TÜRKLER VE YOĞURT



YOĞURDUN MENŞEİ VE ORTA ASYA:

Yoğurt, çok eski çağlardan beri Ortaasya kavimleri ile, daha batıdaki İskitlerdeki yiyecek çeşitlerinden biridir. Yunan tarhçisi Hippokrat bile, İskit kavimlerinin yaptıkları yoğurt veya yoğurda benzer yiyeceklerden, sık sık söz açmıştır. Unutmayalım ki İskitler de, Altay kültürünün Batı bölümünü oluşturan, hayvancı kavimlerdi. Irkları ne olursa olsun, Mançuryadan Ortaavrupaya kadar uzanan bu gibi çeşitli kavimleri birleştiren öz, yalnızca ortak kültürleriydi.Bu sebeple, Türk kültürü dendiği zaman, ırkla sınırlandırılmış daracık bir alan akla gelmemelidir. Türk tarihçileri her zaman geniş düşünmek durumundadırlar.

Yoğurt, yağurt, yavurt veya buna benzer, daha bir çok değişik şekillerde söylenen bu sözün, türkçedeki ek ve kökleri, henüz kesin olarak tesbit edilmemiştir. Bir çok eski Türk sözlükleri ise, yoğurt sözünü, yoğurtmak, yoğurmak gibi, türkçe fiillerle ilgili göstermekten, geri durmamışlardır. Yoğurt sözünü, İndo-Cermen dillerinden gelmiş gibi gösterenleri ise, iyi anmak mümkün değildir ve maksatlı olmaktan öteye gitmez.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-03-2009, 23:13   #2
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE YOĞURT



YAĞLI YOĞURT:

"Yağı yoğurttan çıkarma" işi öyle anlaşılıyor ki Türklerin, çok eski çağlardan beri inana ve kullana geldikleri bir adetleriydi. İskit kavimleri de yağı, sütten değil; yoğurttan çıkarırlardı. XIII. yüzyılda Ortaasya ve Moğolistanda seyahat etmiş olan bir çok Avrupalı seyyah da, yağın yoğurttan çıkarıldığını görmüşlerdir. Aslında Türkler de yağ çıkarmak için döğülen süt değil; daha çok yoğurt idi.

"Yavan, yavgan" sözleri, yalnız yağı alınmış yoğurt için değil; yağsız et için de söylenirdi. "Yavan" sözü eski Türklerde de, yavgan şeklinde idi. Bu kökten Türkler bir çok fiiller de yapmışlardı. Kırgızlar sütle terbiye edilmemiş yavan aş için ise, cuugan aş diyorlardı. Gerçi buradaki ses değişmeleri, Türk fonetiğine uymaktadır. Fakat bu sözün, türkçedeki eski yavgan ile ne derece ilgisi bulunduğunu söyleyebilmek için de, henüz erken olduğu kanaati vardır. Bu sebeple yoğurt da, Türkler tarafından daima yağlı ve yağsız olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-03-2009, 23:44   #3
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE YOĞURT



YOĞURDU SULAMA VE AYRAN:

Yağ çıkarabilmek için "yoğurdu sulama ve sıvıtma" işi de ayrı bir uygulamadır. Aslında bu, bir ayran idi. Fakat yoğurdu döğme veya yaymadan önce, hafif veya kuvvetli sulama da, gerekli görülüyordu. Harezmşahlar çağında, yoğurda yugrat denirdi. Kıpçak ve Mısır Memlük devletindeki Türkler arasında ise, hem yugrat, çugrat ve hem de yağurt sözlerine rastlanırdı. Kıpçak türkçesinin bu örneklerinde, hem batıdaki Oğuz ve hem de Harezm bölgesinin etkileri, açık olarak görülmeltedir. Bu sebeple Barthold'un Altınordu devletindeki yazı dilinin, Harezm köklü olduğu hakkındaki nazariyesi, boş bir fikir olarak görülmemelidir. Harezmşahlar çağı türkçesinde, su katılmış ve yayılmağa hazır yoğurtlar için suluk yugrat sözlerine çok rastlanır. Sulu yoğurt için uyup sözü de kullanılırdı.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-03-2009, 23:56   #4
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE YOĞURT


SÜZME YOĞURT:

"Süzme yoğurt", yoğurdun kalın bir çeşididir. Eski Türklerde de bu çeşit yoğurda, süzmeli adı altında rastlıyoruz. Acı yoğurt ile ekşi yoğurt deyimleri de, eski Türk kaynaklarında yok değildir. Yağı alınmış yoğurda, bazı Türkler uygan yoğurt adı da verirlerdi.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-04-2009, 00:21   #5
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Varsayılan Ynt: TÜRKLER VE YOĞURT



YOĞURT VE MAYA:

Türklerde "yoğurt mayası" da, üzerinde önemle durulacak ayrı bir konudur. Kaşgarlı Mahmuda göre Türkler, yoğurt mayası için kor sözünü kullanırlardı. Bu söz Kıpçak ve Mısır Memlük Türklerinde ise, yaygın olarak "maya" anlamında kullanmışlardır. Batı Sibirya Türklerinde de bu söz, yine genel bir maya anlayışı için söylenirdi. Kazak ve Kırgızlarda ise bu söz, yalnızca "kımız mayası" anlamına gelir. Böylece Kaşgarlı Mahmud da, korluk, kurluk sözünün, kımız testisi anlayışına geldiğini söyler ki, bu da yoğurt ve kımız mayasının, anlam bakımından birbirine karıştırıldığını gösteren, bir delil olabilir. Öyle anlaşılıyor ki bu deyim, daha önce Türklerde, kımız mayası anlayışına da kullanılıyordu. Fakat sonradan, Müslüman Türkler arasında ise, yalnızca yoğurt mayası karşılığı olarak kalmıştı.

Maya sözü, aslında türkçe değildir. Buna karşılık Anadolunun bir çok köylerinde, damızlık sözü, daha çok kullanılır. Fakat eski Anadolu kitaplarında ise, Turık şeklinde, çok önemli bir söze rastlıyoruz. Bu da, maya ve damızlık anlamına gelmektedir. Bu çok değerli deyişin, ne derece okunabilip ve tarama sözlüğüne konabildiği, henüz tam olarak kontrol edilmiş değildir. Fakat turak sözü eski türkçede, koyulaştırılmış süt ve yoğurt için kullanılan bir sözdür. Aslında moğolcada tarak sözü yoğurt anlamına geliyordu. Eski türkçede yumur ve yumuş gibi deyişlere de rastlamaktayız. Fakat bunların okunuşu, henüz kesinleşmemiştir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-05-2009, 02:03   #6
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: TÜRKLER VE YOĞURT

YOĞURTLU YEMEKLER:

YOĞURTLA TERBİYE VE KATIK:

"Yoğurtla terbiye edilmiş" yemekler, Türk mutfağının en önemli özelliğini meydana getirirler. Yoğurt, Türk yemeklerinin o kadar önemli bir katığıdır ki, adeta tuz yerine geçmiştir. Bunun için de, çorba ile diğer yemeklere katılan yoğurda eski Türklerde, "tuzluk" adı verilmiştir.

"Katık" sözü de, çoğu zaman yoğurt yerine kullanılmıştır. Türkçeden farsçaya geçen katık sözü de bu anlamdadır. Fakat eski türkçedeki katık sözü daha çok bu günkü, anlayışla kullanılmıştır. Bununla beraber Ortaasya lehçelerinin bir çoklarında ise "katıklamak" sözü, çoğu zaman "yemeği yoğurtla terbiye etmek" anlamına gelir. Ayrandan başka, yoğurtla yapılan bazı içecekler de vardır. Örneğin: yoğurtla kımızı birbirine karıştırarak, "kakırım" adı verilen, bir tür ekşi bir içki yapılırdı. Doğal olarak Anadoluya gelen Müslüman Oğuzlar, bu gibi içkileri artık içmemiş ve yapmamışlardır.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-05-2009, 02:26   #7
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: TÜRKLER VE YOĞURT

YOĞURT VE ÇORBA:

"Yoğurtlu çorba" denince, daha çok "yoğurtla terbiye edilmiş" bir çorba aklımıza gelmelidir. Yukarıda adı geçen Türklarin tuzluk deyişi de bu anlama geliyordu. Bu sebeple yoğurtlu çorba denince aklımıza, yoğurtla çorba malzemesinin birbirine karıştırılması değil; "çorbanın yoğurtla terbiyelenmesi" gelmelidir. Örneğin: Kırgızlar, yoğurtla un karışımından meydana gelen ve terbiyelenmiş bir nevi çorbaya, "atala" adı verirlerdi. Bu çorba, yoğurt ve un tiridi değil, bu; yoğurtla terbiye edilmiş, bir çeşit "yoğurtlu un çorbası" idi.

"Yoğurtlu yarma çorbası" da vardır. Ortaasyada "yarma" karşılığı olarak, bazı ses değişmeleri dolayısıyla, "carma" denirdi. Fakat bu carma sözü de, Anadoluda kullanılan aynı anlamı taşırdı. Bu sebeple arpa ve buğday yarmasından yapılan bu çorbaya, yalnızca carma, yani "yarma" demekle yetinilirdi. Bu çorba, yoğurtla terbiye edilmiş olsa bile, yine de adı değişmezdi. Çünkü yoğurt, onun doğal bir katığı idi.

"Bozca aş", Anadolunun çok yaygın ve tanınmış yoğurtlu yemeklerinden biridir. Anadoluda bu yemeğe, geniş olarak "toğka, tovka, toyga, toyka" aşı adı da verilir. Bu yemeğin adı eski Anadolu metinlerinde ise "tovga, toğa" aşı şeklinde geçer. Eski Anadoluda basılmış farsça ve türkçe sözlükler bu yemek adını, farsça "duğ-ba" dan gelmiş gibi gösterirler. Aslında ise, Anadoluda bu yemek adı, "bulgurlu yoğurt çorbası" için söylenegelen bir sözdür. Pirinç bölgelerinde, "yoğurtlu pirinç çorbası" na, yine tovga denilir. Eski Osmanlı metinlerinde ise, bu yemek adının yanında açıklama şeklinde bir "bozca-aş" deyimi de görülür.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-05-2009, 02:52   #8
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: TÜRKLER VE YOĞURT

TARHANA VE YOĞURT:

"Tarhana" da, yoğurt katığı ile yapılmış, bir yemek malzemesidir. Tarhana sözü, aslında türkçe değildir. Farsça, "terhuvane, terhine" ve buna benzer sözlerden meydana gelmiştir. Doğal olarak farsçadaki bu sözlerin karşılıkları ile, bizim tarhana deyimimiz ve yemeğimiz arasında, mahiyet bakımından, epey fark vardır. Tarhana, Türkiyede, Ahmet Vefik Paşanın da çok güzel bir şekilde tarif ettiği gibi, "yoğurtlu, etlü omaç çorbası" dır. Redhouse ile Şemseddin Sami de, Paşanın bu anlayışını, hemen hemen hiç dokunmadan devam ettirmişlerdir. "Hurmalı tarhana" ile "kızılcıklı tarhana" çeşitlerine gelince, bunlar daha çok İstanbula ait tarhana çeşitlerinden olsa gerektirler. Paşa, "hurmalı tarhana" için, arapça "masl" sözünü karşılık olarak vermiştir. Arapça "masl", aslında bizim "kurut" deyişimizin karşılığıdır. Tarama sözlüğündeki örneklere göre arapça bu söz, Türkler tarafından hep "kurut" olarak tercüme edilmiştir. Hurmalı tarhana ise, Araplara ait bir tarhana çeşidi olmalıdır. Tarhana sözü Türk sözlüklerinde, ilk olarak Kıpçak ve Mısır Memlük Türklerine ait deyişler arasında, "tarhanah" şeklinde görülür. Anadolu beylikleri zamanında, arapçadan türkçeye tercüme edilmiş, İbn Baytar'ın tıp müfredatlarında da, tarhana sözü ile yemeğinin tarifi de görülür. Ahmet Vefik Paşa tarhanayı tarif ederken, "Gebre aşı" deyişini de buna ilave etmiştir. Bu ayrılıklar daha çok, tarhananın içine katılan maddelerden dolayı ileri gelmektedir. Ne olursa olsun, tarhananın da Türklerin, kurut dedikleri kışlık azık çeşitlerinden birisi olduğundan, hiç şüphe yoktur.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 21:00   #9
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: TÜRKLER VE YOĞURT

TÜRK AYRANI

Ayran sözü:

"Ayran" sözü, Ortaasya ve Anadolu Türk lehçelerinde gerek anlayış ve gerekse söyleniş bakımından, en az ayrılıklar gösteren, eski bir Türk deyişidir. Ayran sözü, her Türk bölgesinde yine ayran şeklinde söylenir. Çuvaş lehçesi gibi, diğer Türk lehçelerinden büyük ayrılıklar gösteren bölgelerde bile, ayran ancak, "oyran" veya "oren" şeklinde değişebilmiştir. Moğollarda da bu söz, "airan" olarak söylenmiştir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 21:14   #10
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: TÜRKLER VE YOĞURT

Ayran çeşitleri:

Ayranın çeşitleri, daha çok içine katılan suyun miktarına göre ayırt edilir. Örneğin Selçuk çağının başlarında bile, içine fazlaca su katılmış ayrana" suvsuş" adı verilirdi. Aslında eski Uygur metinlerinde bu deyiş, bir şeyin "üzerine su serpme" anlamına gelirdi. Anadoluda da bu gibi ayırmalar yapılır. Örneğin Kırgız Türklerinde ayranın geniş adı "ayran "dır Buna rağmen yine aynı ağızda, koyu ayrana "çalap" adı verilir. Yine aynı bölgede, içine fazlaca su katılmış ayrana da, "çangğıt" denilir. Anadoluda, "ak, akçatık, çalkama, çalkamak, gövertmeç, katık, tutma" gibi öztürkçe deyimlerin yanında, ayran çeşitlerini gösteren ve sayısı ikiyi geçmeyen bazı yabancı sözleri de görüyoruz. Bu sebeple, yabancı olup olmadıklarını da henüz daha iyice bilemediğimiz bu deyimler, Anadolunun Türk köklerine inanmayanları sevindirmemelidir. Önemli olan yiyeceğin çeşitleri değil, aslıdır. Ayranın çeşitleri de, halis ve saf yoğurda, katılan su miktarına göre sınıflanır. Bir Ortaasya atasözünde şöyle deniyordu: "Evinde ayranı yok, kızının adını Yoğurt-Bey koymuş" Tıpkı bizim Anadoluda söylenen şu söz gibi: "Ayranı yok içmeğe, gümüş köprü ister geçmeğe".
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 03:42.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56