Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Türkiye'den Haberler

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 04-03-2009, 00:22   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan Saldırıya Geçtiler

Alkışladıkları Başbakan Erdoğan’a, “Tek millet, tek bayrak...” dediğinde, Aktütün olayı sonrası askere sahip çıktığında saldırmaktan çekinmeyen mütareke takımı, seçim sonrası yine diş gösterdi!



‘Askeri dil ve tarz’
AKP’nin oyundaki azalmayı tahlil adına yapılan saldırılarda, iktidarın özellikle bölgesel konularda ’askeri dil ve tarz’ kullanması sert bir dille eleştirildi.



“İlkeli değil!”
ErdoĞan’a saldıran küreselcilerin bir başka argümanı ise Güneydoğu’da ’şoven’ bir tarz geliştirdiği ve ilkeli değil ’pratik’ davrandığı suçlaması oldu.



Erdoğan’a saldırı başladı
Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD ve AB yanlısı yazarlar tarafından hedef tahtasına oturtuldu. Yazarlar, başarısızlığın nedenini Başbakan’ın milliyetçi söylemlerine bağladılar!..





Haber: Salim YAVAŞOĞLU
Yeniçağ Gazetesi’nin 18 Kasım 2008’de manşetinden uyardığı Başbakan Tayyip Erdoğan’a seçimlerin hemen ardından milliyetçi söylemleri nedeniyle hem kindisine hem partisine ağır ifadelerle yeni saldırı başlatıldı. Daha önece de Aktütün olayı sonrası askere sahip çıkan, Hakkari’de ’tek bayrak, tek millet’vurgusu yapan ve son olarak İran çıkışıyla net bir tavır sergileyen Erdoğan, malum çevrelerin saldırısına uğramıştı. Dün seçimlerin hemen ardından, Yeniçağ’ın uyardığı gibi, yeni bir saldırı başlatıldı. İşte yazarlardan Erdoğan’a saldırı yazıları:



Köklü reformlara gitmedi!
Star’da yazan Mehmet Altan, “Seçimde ne oldu, ne olacak?” başlıklı yazısında AKP’yi ve Başbakan Erdoğan’ı hedef aldı. Altan yazısında şunlara yer verdi: AK Parti, Ankara ile Türkiye’deki değişim arasında kaldıkça, ’pratik’manevralarla durumları aşmaya çalıştı... Örneğin, TRT-Şeş’i kurdu ama Ahmet Türk’ün Kürtçe konuşmasını kesmekte de beis görmedi... Kürt Sorunu’na dış payanda aradı ama içerde köklü reformlara gitmedi... Başörtüsüne özgürlük isterken, Moda’daki belediye işletmelerinde içki satışına yasak getirdi... AB istikametinde kararlı olduğunu söyledi ama Güneydoğu’da şoven bir tavır geliştirdi... Gittikçe parti içi demokrasiyi yok edip rafa kaldırdı... Kısacası ’ilkeli’ davranmak yerine, ’pratik’olmayı yeğledi... Ama anlaşılan bunun sınırına geldi...




‘Askeri tarz ve dil’ kullanıldı
Yenişafak yazarı Ali Bayramoğlu da AKP’ye saldırdı. Bayramoğlu yazısında şunları kaydetti: AK Parti bu hasarı neden almıştır, bunun anlamı nedir? 2007 seçimleri siyaset ve değişim istikametinde AK Parti etrafındaki oluşan ittifak rüzgârının estiği seçimler olmuş, siyasi iktidar kendisini aşan bir oy oranına ulaşmıştır. Nitekim ittifak yapanlar arasında kentli liberaller, sol libe-raller, özellikle Kürtler önemli bir yer tutmuştur. AK Parti’nin oy kaybını açıklayan “asli faktör” tam bu noktada karşımıza çıkmaktadır. 2009 seçimlerinde siyasi iktidarın yaşadığı oy kaybının asli nedeni bu ittifakın sekteye uğraması, ittifakın sekteye uğramasının asli nedeni ise AK Parti’nin 2007 sonrası daha az reformcu, daha sistemci ve devletçi, hatta zaman zaman otoriter bir görüntü çizmesidir.... Steril bir hizmet vurgusu, kimlik politikasının, dolayısıyla kimlik fikrinin külliyen reddi, buna karşın 2007 Ağustos’undan, yani Dağlıca baskınından itibaren askeri tarz ve dilin devreye girmesi, DTP’yle sürdürülen dışlayıcı kavga, bu çerçevede ortaya çıktan “ya sev ya da terket” i andıran bir söylem, Aktütün meselesinde kullanılan askercil dil, özür kampanyasına tepki ve benzerleri bu ters çalışmada, AK Parti’nin yaşadığı imaj erozyonunda önemli bir yer tutmuştur...




Devlet partisi konumundalar
Ahmet Altan, Taraf gazetesindeki “Seçimler ve sonuçlar” başlıklı yazısında AKP’ye yüklendi. Ahmet Altan’ın yazısında şunlara yer verildi: Aslına bakarsanız, AKP’nin bünyesine en uygun yapı “Avrupa yanlısı, muhafazakâr liberal” anlayış... Ama Kürt sorununa, “Avrupalı bir hukuk ve liberallik” çerçevesinde çözmeyi geri plana itip, din kokulu bir “devlet partisi” olarak yaklaşınca hem Kürtleri, hem de batıdaki şehirlileri kaybediyor. Burada garip bir paradoksu var AKP’nin. Din konusuna fazla abanınca Ankara’ya “parti kapatma” bahanesi veriyor, bunu yatıştırmaya çalışırken de “devlet partisi” konumuna düşüyor. Din vurgusunu öne çıkarmak, AKP’yi, “laiklik” diye tutturan Ankara’nın kölesi yapıyor. Bu köleliğe, Avrupa Birliği yolundaki yürüyüşünü durdurmayı da ekleyince, karşımıza Kürtleri, şehirlileri kaybeden, herkesi kuşkulandıran tuhaf bir parti çıkıyor...





SABAH’a öfkelendi
Başbakan Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak için İngiltere’ye hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Bakanlardan istifa jesti” başlıklı Sabah Gazetesi’ndeki haberin hatırlatılması üzerine Erdoğan,“Bakanlar Kurulu toplantısında bir metin oraya alınıyor, tırnak içinde koyuluyor. Benim bakanımın böyle bir açıklaması söz konusu değil. Kaldı ki Bakanlar Kurulu toplantısının o anı tamamen gizli bir an. Böyle bir ifade de yok. Şimdi olmayan bir şeyi özel haber olarak gazetenin habercisi veriyor” dedi.

O bakanları dışarı koyarım
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü, “Sana hangi bakan bunu söylemişse gel bunu bana söyle bakalım. Bunu da sorduğun zaman ’6 bakandan ben bunu teyit ettim’. Böyle habercilik olur mu? 6 Bakan nasıl olur da gizli bir toplantıyı size deşifre eder. Bunu deşifre ettiği anda o bakan, bakan olmaktan çıkmıştır. Bana bunu söylesinler, ben 6 bakanın 6’sını da dışarı koyarım. Bu kadar da açık konuşuyorum. Çok ayıptır, çirkindir. Olmayan şeyi varmış gibi göstermek ve bu ülkenin devletine, hükümetine böyle bir yaklaşım sergilemek asla medyaya yakışmıyor. Kim olursa olsun. Bunu özellikle açıklamak durumunda kaldım.”

Yeniçağ
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
abd oyunu, milliyetçilik

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 11:46.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56