Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türk Harsı(Kültürü) ve Tarihi > Giyim Kuşam

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 04-06-2009, 16:27   #1
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Türk Kültüründe Oya ve Nakış

Oya da, bir bezemedir. Elbise, mendil veya başörtüsünü, iğne ile bezeme gibi. Bu nedenle konumuza, iki eski ve çok değerli Türk deyişi ile başlamak gerekmektedir. Bunlardan birisi, "bediz"; bir diğeri ise, "bezek ya da bezemek" tir. Bu güzel geleneksel kültürümüzün bir parçasını, burada uzun uzadıya işleyeceğiz.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-07-2009, 21:47   #2
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

1-BEZEME:

BEDİZ:

Anadolu köylerinde "bediz" ve "bedizci" sözleri yalnızca Batı Anadolu çevrelerinde görülür. O da, heykel ve heykeltıraş anlamı olarak. Anadoludaki bu anlam ve anlayış da, eski türkçe bakımından yanlış değildir. Çünkü XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud da, "bedhiz burkan" sözünün, "heykel" anlamına söylendiğini yazıyordu. Aslında eski Türkler, süsün her türlüsüne, "bediz" derlerdi. Kültegin kendi yazıtında, bir ev yaptırdığından ve bu evin, "içine ve dışına, görülmemiş süs, (yani bediz) vurdurduğundan" söz açıyordu: "İçin taşın adınçıg bediz urturtum". Sözün eski türkçesi böyle idi. Göktürk yazıtlarında, "taş süsleri" ile taş süslemecilerinden de, sık sık söz açılıyordu. "Evi bezemek" işi de, sık söylenen işlerden biri idi. "Bedizlig ev", yani "süslü ev", hem Kutadgu Bilig'de ve hem de Kaşgarlı Mahmud'un kitabında görülüyordu. Baharda yeşillikler ile çiçeklerin, doğayı süslemesi de, yine bu söz ile karşılanıyordu.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-07-2009, 22:20   #3
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

BEZEK VE BEZEMEK:

"Bezek" sözünün anlamı, eski Türklerde çok daha genişti. Bu sebeple bezek günümüze kadar gelmiştir. "Ol evin bezedi", yani, "O evini süsledi", gibi. Doğal olarak zamanla , bezemek sözünün anlamıda genişlemiştir. Örnek olarak Kutadgu Biligde, "bu begler kapugın siyaset bezer", yani, "beylerin kapısını siyaset bezer", diyordu. XIII. yüzyılda yaşamış olan Türk şairi Yügneki ise, "dil ve sözü, doğru söz bezer", diyordu. Yine Kutadgu Biligde, "süslü saray" için, "bezeklig saray", sözü kullanılıyordu.

"Bezemek" de, bugünkü anlamına çok yakın idi. XI. yüzyıl Türklerinde, "ev bezendi", "kadın bezendi", yani "uragut bezendi" gibi deyişleri sık sık görebiliyoruz. Bugünkü, "süslendi bezendi" gibi, eski Türkler de, "bezendi kozandı" diyorlardı.Bu sözü özellikle, "kadınların süslenip, bezenmeleri" için söylüyorlardı: Ornek olarak, "kadın süslenip bezendi" demek için, "uragut bezendi kozandı" sözünü kullanıyorlardı. Buradaki uragut, bizim "avrat" sözümüzün eski şekli idi.

Örneklerden de görüldüğü gibi eski Türklerde evi nakışla süslemek ile, bir elbiseyi süslemek arasında, açık bir ayrılık gösterilmiyordu. Harezmşahlar Türk kültür çevresinde, "o, elbisesini süsledi" diyebilmek için, "bezedi tonnı", deyip, geçiyorlardı. Bilindiği üzre Harezm göçmenlerinin Anadolunun kültür gelişmesinde, çok önemli rolleri olmuştu. Bu sözlerin söyleniş ve anlamları, aşağı yukarı bu günkü Anadoluda da değişmemiştir. Mısırdaki Memlük devletinde de, "bezek, bezendi, bezedi" sözlerinin anlamları, Anadoluya paralel olarak gelişmişti. Yalnız onlar, "kadınların ağlık ve pudraları" için, "bezevü", yani, "bezeği", diye, bir deyiş daha çıkarmışlardı. Eski Mısır Türkleri bezemek için, "tonanmak ve könenmek" de, demişlerdi.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 14:53   #4
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

ESRİLEMEK VE BENEK

"Esri" sözü Eski Türklerde, bazan "kaplan" ve çoğu zaman da, "tekir renk" veya"kaplan rengi" anlamında söylenmiştir. Bu sebeple eski Uygur yazılarında da "esrigü" sözü, "renk renk" karşılığı olarak söyleniyordu. Hatta XI. yüzyıl Türkleri,"alaca veya iki renkli iplik" için bile, "esri yaşıg" diyorlardı.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 14:59   #5
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

KEÇEYİ NAKIŞLAMAK:

Keçe için, çoğu zaman esrilemek deniyordu. Kaşgarlı Mahmuda göre XI. yüzyıl Ortaasya Türkleri, "ol kidhizni esriledi" sözünü çok kullanıyorlardı. Bu sözün, bu günkü türkçemizdeki anlamı şudur: "O keçeyi nakışladı, üzerini kaplan derisi gibi, renkler ile süsledi". Görülüyorki nakış veya oya için, eski Türklerde tek bir deyiş söylenmiyordu. Nakışların çeşit ve özelliklerine göre, ayrı ayrı deyişler kullanıyorlardı. Bu da bir dilin ve kültürün zenginlik ile genişliğini gösterir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 15:04   #6
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

BENEKLEME:

"Benek" ise, daha çok eski Anadolu kitaplarında görülüyordu. Aslında eski Türklerde benek, "bakır para" demekti. Bizim bugün benekli dediğimiz anlayışın, XI. yüzyıldaki Türklerin benek sözü ile bir ilgisi var mı idi? Bu konuda açık olarak bir şeyler söylemek zordur. Ancak eski Osmanlı kitaplarında, "benek altunlu came" gibi, kumaş adlarına çokça rastladığımızı da, kesin olarak söyleyebiliriz.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 15:17   #7
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

2) OYALAR

Oya ve oyma:

Bizim bugün kullandığımız "oya" sözü, oymak fiilinden gelişmiş olmalıdır. Ancak oya sözünün, yalnızca "Batı Türkleri" ile ilgili Kültür çevrelerinde gelişmiş olduğunu söylemekde de, ayrı bir yarar vardır. Eski Türklerde ve Uygurlarda "oy" sözü, "yerdeki oyukluk ve çukurluk" demekti. Oymak fiili de bundan çıkmış olması ihtimaldir. Nitekim Kaşgarlı Mahmud bile, "kavunu oymak ile unu bastırmak" işini bile, yalnızca oymak fiili ile karşılıyordu. Oyuk sözü de buradan geliyordu. Mısırdaki Memlük Türklerinde ise "oya" sözünü, "oyu" şeklinde görüyoruz. Yalnızca Ettuhfet-üz-zekiyye adlı ünlü kaynakta görülen bu deyişin, ne kadar doğru yazılmış olduğunu ise, tam bilmiyoruz. Ortaavrupadaki Kuman Türkleri de "kumaş ve taş üzerine nakış yapmak" işine, "oyovlamak" diyorlardı. Bizim oya sözümüz, Ortaasyadaki Kırgız Türklerinde ise, "oyum" şeklinde gelişmiştir. Kırgızlar, "oya ve nakış ile oymacılık" için, çok geniş bir deyim kullanıyorlar ve hepsine birden "oyum-çiğim" diyorlardı.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 15:30   #8
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

Kırma ve işlemeli kenar oyaları:

Oyaların yapılışında kullanılan malzeme ile teknikler de, oya çeşitlerini tanıtmada, ayrı bir rol oynamışlardı. Örnek olarak Mısırdaki Memlük devletindeki Türkler, "makasla kırkılıp ve işlenen" nakışlara, "kırkık" diyorlardı. Bu deyişi de, yine yukarıda adı geçen kaynakta bulabiliyoruz. Görülüyorki oya ilgili konular ve anlayışlar, çok geniştir. Burada, Türklerdeki oya ve nakış ile ilgili deyişlerin hepsini bir araya getirmek, elbette çok güç olacaktır. Bunlara dantelaları da katarsak, mesele daha da karışmış ve genişlemiş bir hale gelecektir. Eski Türklerin "kıdhımak" dedikleri, "mendil veya başörtüsünün etrafını kıyılamak" da, başka bir oya işleme biçimidir. Ancak bu da, bir çeşit oya veya nakış işinden başka bir şey değildir.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2009, 15:37   #9
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

Nakış örnekleri:

"Tür" daha çok Çağatay Türkleri ile Kuzey Türkleri arasında, "kumaş üzerine işlenen nakış örnekleri" için söylenen bir sözdür. Bu da, bugün Türkiyede, çeşit ve örnek anlamına kullandığımız, tür sözünden başka bir şey değildi. Altay ve Kırgız Türkleri, "kumaş veya keçeler üzerine yapılan her türlü oya ve nakış örneğine" de, tür diyorlardı. Aslında bu sözün asıl anlamı, "biçim ve şekil" demektir. Tür sözü Ortaasyada çok yaygındır.

"Dikiş çeşitleri" de, birer nakış örneği olabilirlerdi. Örnek olarak eski Osmanlı kitaplarında görülen, "çimdik dikiş", böyle bir nakış örneği idi.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 04-11-2009, 21:25   #10
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Türk Kültüründe Oya ve Nakış

İpek ve altın ile süsleme:

Brokart tekniği, Türklerde eskiden beri yapılan, çok değerli bir iş idi. Eski Türkler üzerindeki Çin kültür ve geleneklerinin tesirleri, bu çeşit işlemelerin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştı. Çünkü bu çeşit işlemeler, çok eski bir Çin geleneği idiler. Eski Türkler, "ibrişim" için, "çikin" derlerdi. Bu sözü "çekin" diye de okuyabiliriz. "Çekin yıpı", yani "ipi" diye, bazan açıklamalarda da bulunulurdu. Çikin veya çekin sözleri, XI. yüzyıl Türklerinde, "ipek kumaşı altın sarılı ibrişimle, yani kılabtan ile dikmek" anlamına da söyleniyordu. Kaşgarlı Mahmuda göre, "ipekli kumaşı bu şekilde dikmek veya nakışlamak" için de bu çağ Türkleri "çikin çiknedi" diyorlardı.

Kızlar, bu gibi işleme ve nakışları yapan kimseler idiler. Bunun içindir ki XI. yüzyıl Ortaasya Türklerinden derlenen örnekler, daha çok kızlar ile ilgili idiler. "Kız çikin çiknedi", yani, "kız nakış işledi", daha da doğrusu, "kız, altın teller ile kumaşın üzerine motif ve resimler yaptı" deniyordu. Erkekler ise, Başka işler yapıyorlardı. "Er çikne çiknedi", denince de, "adam tarlaya sürgü çekti" anlamı çıkarılıyordu. "Altın tel "ile işleme geleneği, biraz da Çin etkisiyle, Türklerde çok eski ve yaygın idi. Bu konu, ipekli kumaşlar bahsinde geniş olarak ele alınacaktır.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Türk kültüründe anlatımlar kobali Edebiyat(Şiir bilen Öyküler) 5 07-08-2011 19:57
Halk kültüründe derlenmiş maniler kobali Gelenek Görenek Töre 7 11-30-2009 22:33
TÜRK KÜLTÜRÜNDE TEMİZLİK SEMPOZYUMU siyun_bike Basın Duyuruları 1 11-06-2007 23:00
Türk Ismi Taşiyip Türk Deyince Ifrit Olanlara Bilgi! Türk'ÇE Türk Dünyasından Haberler 0 09-20-2007 23:22
Türk Kültüründe Temizlik Sempozyumu 21-22 Kasım 2007 siyun_bike Basın Duyuruları 0 07-14-2007 13:16


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 01:53.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56