Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Deneme bilen Makaleleriniz

Deneme bilen Makaleleriniz Sizin Yazılarınız

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 11-06-2010, 00:25   #1
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,862
Varsayılan İktidar Hanutçusu Ya da Tarafsız Aydın Olmak!

İKTİDAR HANUTÇUSU YA DA TARAFSIZ AYDIN OLMAK!

Eskiden bir aydını, bir yazarı susturmak için arabasına bomba koyarlar ya da silahlı saldırı düzenlerlerdi. Ertesi gün, güncelerden (gazete), televizyonlardan görürdük; falanca kişi “ arabasına bomba konularak öldürüldü, fail ya da failler meçhul…” diye. Hemen emniyet ve diğer devlet erkanlarından açıklama gelirdi; “failleri bulmamız an meselesi…” diye. O an üzerinden Necip Hablemitoğlu için tam 8 yıl, Uğur Mumcu için ise 17 yıl geçmiş. Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu hanımefendi’nin, eşi’nin öldürülmesinin 5. yılında yazdığı yazıdan anlıyoruz ki, değil faillerin yakalanmasının an meselesi, daha soruşturmaların sürdüğü belirtiliyor. Bu da Türkiye’de aydınlara verilen önemi gözler önüne seriyor.

Bir de günümüzde aydın susturmak ne gibi evrelere uğradığına bakalım;
Son yıllarda ise aydınları susturmanın farklı yolları türedi. Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Vedat Yenerer gibi yazarların Ümraniye davasında tutuklanarak hem işlerinden alıkonuldu hem de bilhassa basın yolu ile okuyucuların aklında soru işaretleri bırakılıp, gözden düşürülmeye çalışıldı ve böylelikle birkaç muhalif yazar daha canlarından olmadan susturuldu! Bir diğer yol ise, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil gibi isimlerin başına gelenler… Yani; yazarın işvereni borç batağına sokulur, sonra aynı işveren, iktidar karşısında el pençe divan durması sağlanır. Buna aynı anda esaret denilebilir. İktidarın, işverene yazarları hakkında “kalemlerine mukayyet olsunlar” uyarıları yapılır ve zamanı gelince bir takım sorunlar uydurularak işine son verilir. Son günlerde muahlif olan yazarları, aydınları susturmanın en rağbette olan yolu budur. Genel olarak bu yolun ismine istibdâd deriz ki, kimileri bunu “Demokrasiye darbe vurmak isteyenlere darbe…” diye nitelendirir ve bayram havası ile vitrine koyarlar. Eski ile yeniyi kıyasladığımızda ortaya çıkan; artık failler belli ama hükümler yanlış veriliyor!


İktidarın ve iktidar yandaşlarının bütün fırsatları değerlendirdiğine bir kez daha şahit olduk; son kurban Oktay Ekşi…
Hürriyet güncesi (gazete) yazarı Oktay Ekşi’nin, 28 Ekim 2010 tarihli yazısına tepkiler geldiğini ve bu tepkiler sonrası kendi deyimi ile “kantarın topuzunu galiba kaçırdık” deyip, aslında amacının hakaret olmadığı, bir vurgu ile yazıyı tamamlamak istediğini fakat insana özgü bir hissiyat ile o sözü yazdığını belirtip, okuyuculardan ve iktidardan özür dilediğini gördük ama ne fayda?
Özür yazısını hemen ertesi gün veda yazısı tâkip etti ve Oktay Ekşi’de kısmen susturuldu. Perde arkasında olanlardan ise maalesef bihaberiz ama taktik aynı, en ufak bir açıkta alaşağı etmek için her koldan uğraş veriliyor.


Oktay Ekşi’nin yazıları ile ilgili şahsi görüşüm; istediği gibi yazamadığı yönündedir. Yani, ne tam muhalif ne de tam yandaş fakat hükümetin, kendisine zerre kadar muhalif olmasına tahammül edemiyor. Örneklerini son günlerde sık sık görmeye başladık ve anlaşılan hiç hız kesmeyecek! Oktay Ekşi’nin haklı olduğuna dair bir şey söylemiyorum, sözünü tasvip etmiyorum ama anlatmak istediği vurguyu çok iyi anlıyorum. Keşke o sözün yerine başka birşeyler yazsaydı.



İktidar kesimi, işlerine son verilen yazarlar ile ilgili bir bağı olmadıklarını beyan ediyorlar ama iktidara dolaylı ya da direkt eleştirinin yanıtı tez gelir. Buna da çok kez şahit olduk fakat özel uygulamalar, adamına göre muameleleride herkes görüyor. Geçmişte ağzı bozuk günce ve yazarları eleştirdik ama iktidar pek ses çıkarmadı. Bizde onları arkamıza alıp yok sayalım ama daha birkaç gün önce AKP milletvekili Nursuna Memecan’ın eşi, Salih Memecan’ın Sabah güncesi (gazete) ve ATV ekranlarından gösterilen karikatürü, Oktay Ekşi’nin tek bir cümlesinden daha ağır olduğu açıktır. CHP genel başkanı Kemâl Kılıçdaroğlu’nu dansöz kılığına sokup, aynı anda bir soru ve 4 şık ile sözde mizah yapmış. Gerçek mizaha bir söz etmeyiz ama bunu iktidarın çizeri yapınca dikkat çekiyor ki, diğer çizerlerde bu yönde fikir beyan ediyor.


Salih Memecan, Kılıçdaroğlu’nu dansöze benzettiği karikatürü ile ilgili yaptığı açıklama, Oktay Ekşi’nin sözlerini anımsattı; "Ayarı kaçmış” diyor ve devamında “Öbürünün de (ATV'deki) kıvırtıcı olması lazımdı dansöz değil. Birini 3 saat içinde yaptım. O yüzden. Ama dansöz de olsa o kadar şey değil yani..."
Sanırım dansöz de olsa o kadar önemli değil, yerinde bir söz demek istiyor!


Erdoğan’a daha ağır eleştirili karikatürler çizildiği söyleniyor ama unutulan birşey var; Erdoğan bunların çoğuna dava açtı ya da karşısına aldı.


İşin özü; Memecan’ın yaşına bakarak, ahlak dersi verecek değiliz ama iktidara bu konuda taraflı olmaması gerektiğini, diğer yazar ve çizerlerin nasıl “haddini bilmesi” gerektiği uyarısı yapılıyorsa, yandaş çizer Memecan’a da aynı uyarıların yapılması şarttır! Tabi ki ağzı bozuk iktidar “hanutçu”larına da!...
Aksi halde AKP, taraflı olduğunu, adam kayırdığını, işine geleni görüp, işine gelmeyeni görmediğini, demokrasi sözünü sadece lafta bıraktığını, basın ahlakı vurgusunda da samimi olmadığını bir kez daha göstermiş olacaktır!



Türk’ÇE

03.11.2010

__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
akp sansür, karikatür, kılıçdaroğlu, memecan

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Aydın ve Özden'i Teröristler Şehit Etti İlker Türkiye'den Haberler 0 12-06-2008 11:23
Somali Liderinden İktidar İtirafı İlker Dünya'dan Haberler 0 11-17-2008 12:11
Ümraniyeye Aydın İsyanı! Türk'ÇE Türkiye'den Haberler 0 11-01-2008 13:17
Erdoğan Aydın Doğan'a savaş ilan etti Akçura Türkiye'den Haberler 1 09-08-2008 03:19
İslam'a Sövüyorlar İktidar Seyrediyor! İlker Türkiye'den Haberler 0 05-11-2008 09:29


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 03:57.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56