Tekil İleti gösterimi
Eski 11-30-2010, 23:42   #5
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,321
Post Cevap: Türklerde yön bilgisi ve seyahat vakti

TÜRKLER VE BATI

Batı, Eski Türklerce "Gün batısı" sözü ile anlatılmıştır. Yine eski Türkler yüzlerini güneşe dönerek, dünyayı yönlerlerdi. O zaman da batı, onların arkalarında kalırdı. Türklerde arkayı belirten esas söz, "arka(ar-ka)" idi. Fakat Göktürkler, arkalarındaki yön, yani batı için iki ayrı söz kullanırdı. Bunlardan birisi, bizim bugün de kullandığımız "Geri, geriye" sözüdür. İkincisi de, "Kuyruk sokumu" anlamına gelen başka bir söz idi.

Gün batısı deyişi, hemen hemen bütün Türkler arasında batı için kullanılan tek sözdür. Uygurca Oğuz Destanı, Batı için "kün baduşı"diyordu. Doğal olarak bu ayrılık, lehçe farklılıklarından başka şey değildi. Kırgızlar ise; batıya yalnızca Batısı, yani "batış" demekle, sözü kısaltırdı. Başlıca iki yön arasındaki ara yönleri ifade etmek için de, tıpkı bizim kullandığımız deyişleri kullanırlardı. Örneğin "güney-batı" için "Tüştük- Batış" denirdi. Tüştük, Kırgızlarda güneyi gösteren bir deyimdi.

Göktürk yazıtları ile diğer eski Türk belgelerinde, batı için, kirü, kerü deyişinin kullanıldığını da görüyoruz. Bu söz, bugünkü Türkçemizde kullandığımız, geri sözünden başka bir şey değildi. Türklerin, dört yönü tayin ederken yüzlerini doğuya döndüklerini yazmıştık. Bu duruma göre "geri" sözü, doğal olarak batı olacaktı. Bu deyiş aynı anlamda Moğolcada da görülür. Moğolcadaki görü sözü, dağların gölgeli yamaçları için denirdi. Geri sözünün köklerinin, "Ke-rü, ki-rü" şeklinde olması kuvvetle muhtemeldir. Sonraki "-rü" eki, Türkçede yön gösteren bir ek idi.

Göktürk yazıtları, yine batıdan söz açarken,"Kurıgaru, kün togsıkda", yani "Geride, gün doğusunda" derdi. Karıgaru sözünün kuyruk anlamına geldiği Radlofda da belirtilmişti.

Büyük Hun Devleti zamanında yüz, güneye dönülürdü. Bu sebeple batı sağda kalır ve sağ kol olurdu. Şunu unutmamamız gerektir ki: Hun devletini oluşturan, güçlü ve esas Hun kitleleri idi. Bu güçlü komutanlar ile pirensler de, batı tarafında idi. " Hun hükümdarı, senenin belirli aylarında batıya dönüp Ay'a kurban verirdi" Eski Türk inançlarına göre, doğu, yani sol kol, daha önemli sayılırdı. "Çingiz Han çağında da yüz, güneşe dönülürdü" Bu nedenle batı, sağ kol sayılırdı. Büyük Hun devletinde veliaht, sol tarafta bulunurdu. Çingiz devletinde ise, sağ kol daha önemli idi. Sağ kolda Boroğul Noyan, sol kolda ise Mukali vardı. Boroğul Noyan, Mukaliden derece bakımından daha büyüktü. "Moğol çadırında ise, çadırın batı tarafında kadınlar yatardı."

Büyük Hun Devletinde, doğuda veliahtın bulunması, sol kolun devlet teşkilatı içinde en önemli taraf olduğunu gösteren bir delil sayılmazdı. Göktürk çağında da, doğudaki Moğol kabilelerini güçlü bir pirens, "Küçük Kagan" ünvanıyla idare ederdi. Bu demek değildi ki, bu bölgeler Göktürk devletinin en önemli kesimlerini teşkil ediyordu. Esas Türk kitleleri, devletin ortasında ve batısında idi.

Bunlardan başka, Türk kültüründe Batı ile ilgili pek çok inanış da vardır. Büyük Hun devletinde, "İmparatorun başkanlık ettiği törenlerde, doğudan sonra batıya da saygı gösterilirdi. Toba devletinde de aynı törenler yapılırdı. Tobalar Kuzey-Batıya daha çok önem verirlerdi." Batıya doğru yapılan törenlerin ay kültü ile ilgili olmaları kuvvetle ihtimaldi. Altay Şamanizminde de, "su için yapılan sunuşlar yine batıya yapılırdı." Büyük Hun devletinde ve ondan sonra kurulan bir çok Türk devletinde devletin batısı "Sağyan" sayılırdı. Bu inanış hala, Ortaasya Kırgızlarında da kaybolmamıştır. Kırgızlar zaman zaman batı için, Sağ cak, yani "sağ yan" deyişini kullanırlar.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56