Tekil İleti gösterimi
Eski 03-17-2011, 14:55   #6
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,321
Post Cevap: Türklerde yön bilgisi ve seyahat vakti

TÜRKLERDE GÜNEY:

Göktürk yazıtlarında güney için, "gün ortası" anlamına gelen "kün ortası" denirdi. Gün ortası sözünün Türkçedeki esas anlamı, öğle, yani "günün ortası" demektir. Böyle bir zaman birimi ile, yön belirtme, nasıl mümkün olmuştu? Eski Türkçede yönelme, yani (elativ) eki, "re,-ra" idi Bir de bunun başına bir -g ( eski Türkçe-ka) hali katılırdı. Bu sebeple, "ge-rü,-ga-ru" şeklinde, yeni bir ek elde edilirdi. Kün ortasıngaru= (Kün ortasın-ga-ru) dendiği zaman, "gün ortasına doğru" anlamı çıkardı. Bu sözü "öğleye doğru" gibi, garip bir anlayışla anlatmak, elbette doğru olmaz. Öyle anlaşılıyor ki, bunu yüksek bir anlayışla açıklamak, en doğru yoldur. Güneş doğduktan sonra bir yarım daire çizer ondan sonra batar. Güneş bu yarım dfairenin ortasına geldiği zaman, vakit öğle çağına gelmiş demekti. Ama aynı zamanda, güneş de tam bu sırada, güneyde duruyor ve güneyi gösteriyordu.. Eski Türkler, biraz daha derin düşünmüş ve güney yönünü bu yolla anlatmışlardır. Eski Türkçede "BERİ" sözü de, güney anlamına gelirdi. Bu söz bugünkü Türkçemizdeki "beri, öteberi" deki, beri sözünün kendisidir. Eski Türkçede bu söz, "sağ taraf" anlamına gelirdi. Türklere göre doğu, yani güneşin doğduğu taraf kutluydu. Türkler yüzlerini doğuya dönerek sönlerini belirlerdi. Yüzümüzü doğuya dönünce sağ tarafımız güney oluyordu. Bunun için de eski Türkler, güneye "sağ" demişlerdir.

Eski Türkler, yön veya tarafa, yıngğak, yangğak derlerdi. Eski Uygur yazıları ile yazılmış vesikalar ise, güneye, "Kün ortu yıngğak" derdi. Bugünkü Türkçedeki "orta" sözü, eskiden "ortu" şeklinde söylenirdi. Tüekçe "ordu" sözümüz de buradan gelmiştir. Eski Türklerde orduyu temsil eden bölge, orta yerde bulunan, ordu karargahı ile Tuğlar ve hükümdar otağı idi. Bunun için de, asker topluluğuna, yani orduya, komutanın çadırı ve onun devlet sembolleri ile ad verilirdi.

Güneşin bulunduğu taraf güneydir. Güneye bakan yerler de, her zaman için güneş görürdü. Bunun için de Türkler, bazan güneye, güneşe veya güneşin gördüğü yerlere göre yönelmişlerdir.

Güney gözü, Anadolu köylerinde, çok yaygın ve en çok kullanılan deyişlerden biridir. Türkçemizde güney sözünün iki anlamı vardır:

1) Güney, yani, güneşin bulunduğu yön demektir.
2) Güneş gören, güneşin ışıklarının her zaman üzerinden eksilmediği bölge veya yamaçlar demekti.
Çinliler de yönlemeyi, bu şekilde yaparlardı.

İnsanlar yönlenmeyi, daima iki düşünce ile yapmıştır.
1- Dünyanın yönlerine göre: Bu bir nevi modern yönlemedir. Göktürklerin güneyi yönlemeleri, bu türden bir anlayışla yapılmıştır.
2- İnsanların kendilerine göre yönlemeleri: Bu da bir nevi insanın kendisini esas alma yoluyla bir yönleme yapmasıdır (ego centric). Bu nedenle, insanlar bir bölgeye güney diyebilirdi; ama o bölge, tam güney olmayabilirdi. Bu yer, yalnızca sürekli olarak güneş aldığından, oraya öyle denilmişti. Örneğin kuzeydeki bir dağın güney yamaçlarına da güney denilirdi. Bu nedenle, güney sözünün bu iki ayrı anlayışını, birbirinden ayırmak gerekir.

Ortaasyada "güney" yerine, "künggöy" de derler. Kırgızların kullandığı bu sözün, Anadoludaki güney sözüyle ilgisi şüphelidir. Güneş gören dağların güney yamaçları, genel olarak karsızdır. Böyle güneşli tarflar, yolcu ve kervanlara bir nevi pusula gibi, yol da gösterebilirdi. Bunun için "güneylemek" demek, dağların güney yamaçlarını tutarak, yoluna devam etmek de demekti. Bu yolla yolcuların, yollarını şaşırma ihtimali de azalmış olurdu.

Anadoluda, İslamiyetle, güney için, "Kıble" deyişi girmiştir. Türkler bunu kendi ses uyumlarına uydurarak, "Kıbla" da demiştir. Eski araştırmalara göre güney tarafı için kullanılan "Durak" sözünü de görüyoruz. Bu sözünde , kıbleye durmak anlayışından, islamiyetle Anadoluya girmiş bir deyiş olması ihtimaldir.

Ortaasya Türklerinin, güney için en çok kullandıkları deyiş "Tüş, Tüşlük, Tüştük" sözleridir. Bu sözlerin esas anlayışları "öğle" demektir. Güney için bir çok Türkler, yalnızca "Tüş" dedikleri gibi, çoğu yerlerde de, "Tüş yanı, tüş yeri" derlerdi. Altay dağlarının insan geçmez doruklarındaki Türklerden bazıları ise, bunu daha kısaltmış, "Gün yanı" veya "Gün doğduğu yan" gibi, daha kısa ve akla yakın bir hale sokmuşlardı.

Güneş tam batıda batmadığını gören Kırgız Türkleri, "Tüştük-batış" sözünü Güney-Batı; "Tüştük çıgış, çıkış" sözünü ise, güney-doğu için kullanmışlardır.

Devamı var
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56