Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Basın-Yayın Güncel Konular > Bilimsel Gelişmeler

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 02-15-2008, 17:56   #1
Tanrıkut
Yönetici
 
Tanrıkut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
İletiler: 2,177
Varsayılan ülken insana doğru


Türkiye'de ailesiyle birlikte tatil yapan Prof. Gökhan Hotamışlıgil, 20 yıl içinde her iki insandan birinin şişmanlık, şeker veya kalbe bağlı sağlık sorunu yaşayacağını söyledi. Hotamışlıgil, ilaç şirketlerinin kendilerini yakından takip ettiğini belirtti. FOTOĞRAF: KAYAHAN İPEK/AA
Prof. Gökhan Hotamışlıgil, Harvard'da bir farenin JNK geniyle oynamayı başardı. 'Süper fare' şişmanlık, şeker ve kalp hastalıklarına karşı dirençli

03/08/2003 (532 kişi okudu)

AA - İSTANBUL - 20 yıl içinde, her iki kişiden biri, şişmanlık, kalp ya da şeker hastalıklarından birine yakalanacak. Harvard Üniversitesi'nde Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanlığı'na getirilen Prof. Gökhan Hotamışlıgil ise bu hastalıkların üçünü birden, tek bir genle ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapıyor. Üç hastalığa da dirençli
'süper fare' üreten bölümün çalışmaları, ilaç endüstrisi tarafından da ilgiyle izleniyor.
Tatilini Türkiye'de geçiren Hotamışlıgil, hızla yayılan şişmanlık, şeker ve kalp hastalıklarının ortak mekanizmalarını anlayıp bunları birbirinden ayırmayı amaçladıklarını söyledi.

JNK genini çözdüler
30 milyon dolar (43 trilyon lira) bütçeli Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü'nde 200 araştırmacı görev yapıyor. 'JNK' adı verilen bir geni incelediklerini söyleyen Hotamışlıgil, bölümde yaptıkları şöyle anlattı:
"JNK (junk: çöp) geni, hücrenin strese karşı verdiği cevabı kontrol ediyor. Hücre yüksek enerji yüküyle karşılaşırsa strese giriyor ve mekanizması bozuluyor. Bu da organizmayı şişmanlık ve şeker hastalığına götürüyor. Bu gen, üç hastalığı kontrol eden bir orkestra şefi gibi.
JNK geninin üç hastalığı birden tetiklediğini biz tespit ettik. Yüzde 90'ı şişmanlığa bağlı olan 'tip-2' şeker hastalığının nedeni olan yağ asitlerine
bağlı proteinler ailesinden 'ap-2' ve 'mla-1' genleri de çalışma alanımız.
Kullandığımız teknolojinin en önemlisi genetik. Şişmanlığa yol açan genlerin fonksiyonlarını değiştirerek bu hastalığa yol açan mekanizmaları durdurabilir miyiz, bunu test ediyoruz.
Aşırı derecede şişmanlık geliştiren bir farenin bir veya iki genini değiştirerek, hastalıklara tamamen direnç göstermesini sağlayabiliyoruz. Bütün olumsuz ortama rağmen, hiç kalp hastalığı geliştirmeyen, damarlarını sürekli açık tutan fareler geliştirebildik. Çalışmalara ilaç endüstrisi büyük ilgi gösteriyor."
Şeker hastalığıyla ilgili çalışma yaparken şişmanlıktan şeker hastalığına geçen bir fare modeli ürettiklerini ifade eden Hotamışlıgil, "Bunu test ederken fark-ettik ki, hem şişmanlık, hem şeker, hem de kalp hastalığına dirençli bir fare oluştu. Tek bir genle. Bu çok heyecan verici bir gelişme. İlaç geliştirmeye de çok uygun bir yol ortaya çıktı.
İnsanda da bu genin aynısı çok yüksek düzeyde korunmuş vaziyette. İnsan ile fare arasındaki gen arasında yüzde 99.5 gibi bir benzerlik var. Dolayısıyla bunun insanlara uygulanma ihtimali çok yüksek oldu. Bu konuda ilaç geliştirmek için dört-beş endüstri grubunda çalışma var.
Bu gelişme, bu hastalıklara çare bulundu anlamına gelmiyor. Ama insan çalışmalarında başarılı olunursa, bundan 5-10 yıl sonra yeni tedavi imkânları, yeni olasılıklar ortaya çıkacak."

Tedavi için kritik beş yıl
Bu genle insanların şişmanlık, şeker ve kalp hastalığı riskinin tahmin edilebileceğini anlatan Hotamışlıgil, birinci aşamanın genin aktivitesinin kimyasal maddeyle değiştirilebilmesi olduğunu belirtti: "En büyük tıkanıklık bu noktada oluyor. Bu nokta aşılmış durumda. İkinci büyük engel, 'İnsanlara verildiği zaman toksik etkileri, yan etkileri olacak mı?' Şimdi çalışmalar bu aşamada. Bu aşamada başarılı olursa üçüncü ve belki de en büyük engel gelecek. Bu da 'Bu gerçekten insan hastalığında etkili olacak mı?' Ulaşmak istediğimiz yer o. Bu en zorlu, masraflı nokta. Pek çok ilaç projesinin öldüğü nokta bu üçüncü nokta.
Bu ilacın toksik etki yaratıp yaratmayacağı, önümüzdeki beş yıl içinde belli olacak. Bu tür şeyler pek çok araştırmacıya nasip olmuyor. İlacın ortaya çıkması bu hastalıkların 'kökünün kazındığı' anlamına gelmez. Ancak önemli bir adım sayılır.
Burada heyecan veren üç hastalığı birden kontrol eden bir yol olduğunu bulmak ve tedavi yoluyla değiştirilebileceği konseptini ortaya çıkarmış olmak. Bu hedefle bu işi halledemezsek, o zaman eninde sonunda başka bir hedefle bu yolu değiştirmenin yöntemini bulacağız."

Genetik tedavinin geleceği parlak
Dünyayı atletik insanlar dünyası yapmanın teorik olarak mümkün olduğunu anlatan Prof. Gökhan Hotamışlıgil, "Deneysel modellerde bu başarılabiliyor.
Bir hayvanı ne yerse yesin şişmanlamayacak hale getirmek mümkün. Kolesterolü ne kadar yüksek olursa olsun kalp hastalığı geçirmeyecek hale getirmek de mümkün. Ama bunun insandaki uygulamasının ne kadar 'dramatik' olacağını bilmiyoruz. Deneysel sistemlerden insan sistemlerine geçiş için Harvard Üniversitesi Tıp ve Halk Sağlığı Fakültesi'nde Genetik ve Kompleks Hastalıklar Anabilim Dalı kuruldu ve bu bölümün başkanlığına getirildim.
'Endowed (daimi) profesör' unvanıyla görevimi sürdüreceğim. Bilim dalında 20'si öğretim üyesi 200'den fazla araştırmacı görev yapıyor ve yıllık bütçemiz 30 milyon dolar (yaklaşık 43 trilyon lira). Bu hastalıkların tedavi yöntemlerinin geleceğini çok parlak görüyorum. Binlerce araştırma grubundan birinden bir çıkış mutlaka olacak. 20 sene içinde her iki kişiden birinin bu hastalıklardan birine yakalanacağı tahmin ediliyor. Mutlaka bu iş çözülecek diye düşünüyorum" dedi.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=83802
__________________
Türküz,Türkçüyüz,Atatürkçüyüz!
Tanrıkut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 02-15-2008, 19:06   #2
Türk'ÇE
Yönetici
 
Türk'ÇE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,840
Varsayılan Ynt: ülken insana doğru

Konudan ziyade "süper" sözcüğüne bulunan karşılık çok hoşuma gitti.
__________________


"Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.

Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.

Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.

Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.

Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.

Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.

Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.

Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.

Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur."
Türk'ÇE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 05:31.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56